Dolar $
9,24
%-0.97 -0.09
Euro €
10,76
%-0.82 -0.09
Sterlin £
12,76
%-0.73 -0.09
Altın
529,26
%-0.35 -1.84
SON DAKİKA

Turizmin kent sosyolojisine etkisi

Bir yerlerde turizm hakkında konuşuluyorsa ve orada turizm sadece paraya indirgeniyorsa bir şeyler eksiktir. Turizmin sağladığı gelir aşikâr fakat her zaman yaptığım gibi diğer ayrıntılara bakıyor ve çoğunluğun görmediklerini sizlerle paylaşıyorum. Bu sefer baktığım yer turizmin kent sosyolojine etkisi ve turizmin yerel halka kattığı fikri olarak dünyaya açılma.

Aslında turizme iki konudan baktım ama şunu da mutlaka söylemeliyim; her iki kavramın terkibi sonunda oluşan kent markası olgusunun da unutulmaması gerektiğini es geçmeyelim. Yani turizm sonunda yerel halk da, kent de ve ülke de önemli ve çeşitli kazanımlar elde ediyor. 

Bahsettiğim turizmin kent sosyolojisine etkisinin en güzel örneği olarak bugün Türkiye’nin turizmle markalaşan kentlerinde görebilirsiniz. 

Şöyle izah edeyim:

Kısa bir seyahatim vardı. Aralarında 25 km olan iki ilçeden geçtim, her iki kentin kent sosyolojisini ve kent kültürü yakından biliyorum.

Bu iki kentten birinde oturun dönem filmi çekin, şehir 70’lerde 80’lerde kalmış, halkı daha içine kapalı ve kentte sadece kendileri var. Dışarından gelen kamu personelinin görevi ne olursa olsun hemen tanınıyor ve dışarıdan geldiği belli oluyor. Halkın geçim kaynağı ise tarım, bu nedenle kent sessiz. Halk bağda, bahçede, tarlada emek veriyor. 

Sonra diğer kentte geçtik, bu arada kıyasladığım iki kentin nüfusları birbirine yakın, tarih ve kültür turizmi ön planda, kentin bu özelliklerinden dolayı yurtiçi ve yurtdışından ziyaretçi ağırlıyorlar.

Tarım burada da yapılıyor fakat aile ikiye bölünmüş ayrılık anlamında söylemiyorum bunu, iş bölümü olarak, bir kısım tarım işinde diğerleri turizmde.  

Kentte yeme-içme, konaklama imkânı çok fazla, hareketli bir kent yaşantısı var, halk turizmin sağladığı özellikle ekonomik gücün farkında ve turist ile diyaloğu çok iyi. Çünkü turistte memnuniyet sağlaması gerekli, zira bahsi geçen gereklilik sayesinde para kazanıyor. 

Hem Türkiye’den hem de dünyadan farklı insanlarla etkileşim halinde olduğu için iletişimleri gelişmiş, konuşmaları yapıcı ve zarar verici boyutta değil. 

Yeni ve farklı insan tanımaktan o kadar keyif almışlar ki; kendi ilgi alanına giren bir iştigaliniz ya da hobiniz varsa sohbetler uzun sürüyor. Daha fazla anlayışlı ve daha az sinirlenen hatta sükûnetlerini sürekli koruyanlar da var ve sayıları az da değil.

Aklınıza hediyelik eşyacılar gelmesin sadece; pansiyonu, oteli, lokantası her yerde durum benzer. Çünkü turizm net şekilde öğretiyor, eğer farklı kültürlerle entegre olamazsan, farklı dünya görüşlerine hoşgörü ile bakamazsan, farklı karakteristik özelliklerle ortak paydada birleşemezsen bu işin kaybedeni sen olursun. 

Haliyle turizmin bu öğretileri, isteseler de istemeseler de kent insanın vizyonunu geliştiriyor ve dış dünyaya evrilmesini sağlıyor.

Her zaman olduğu gibi şu ayrıntıyı da verelim, anlattıklarımın dışında mutlaka olanlar var. Benim her geçen yıl daha fazla dikkatimi çeken ve her gittiğim yerde mutlaka gözlem yapıp, muhataplarla uzun uzadıya konuştuğum bir konu.

Turizm bir kent için çok önemli bir değer. Turizmin uzantısı gördüğünüz gibi sadece gelir değil, sadece gelir diyen de benden değil. İşte kent sosyolojisine etkisi burada.

Anlattıklarımı bir kez de siz sınayın, bakalım siz nasıl düşüneceksiniz…