Dolar $
8,62
%-0.34 -0.03
Euro €
10,12
%-0.33 -0.03
Sterlin £
11,83
%-0.34 -0.04
Altın
487,74
%-0.39 -1.90
SON DAKİKA

Sosyolojik açıdan kurban

Talip Bayram 19 Tem 2021

Kurban kesmenin sosyolojik açıdan tahlilini, Allah'ın bu Kurban ibadetinde ne hikmetler barındırdığını, nasıl bir felsefe içerdiğini veya hangi ibadet psikolojisi ile yapılması gerektiğinin bilinmesi olarak özetlenebilir diye düşünüyorum. Kurban, toplumsal dayanışma duygularını geliştiriyor.

Aslında bayramlar sevinç zamanlarıdır ve bu günlerde hüzünlere, küskünlüklere asla yer yoktur. Dolayısıyla ‘Kurban Bayramı’ geldiğinde toplumu genel anlamda ayrı bir huzur kaplıyor.

Genellikle bir Müslüman, ben ibadetimi yaptığımda Allah’ın istediği olgunluk nasıl olsa bende tecelli eder ve ben manevi mertebelere ulaşırım diye düşünüyor. Bunda kısmen haklı olabilir ama Kurban ibadetinin toplumda meydana getirdiği bu dayanışma duygularını sosyolojik açıdan tahlil edemez ve onları derin analizlerle ortaya koyamaz isek bu ibadet yanlış anlaşılmalara mahal verebilir.

Şahsi tecrübelerim ve kurbanın iç dünyamda meydana getirdiği değişimlerden yola çıkarak Kurban Bayramı günlerinde ailecek bir sofra etrafında toplanmanın derin ailevi bağlar oluşturduğuna inanıyorum. Bende olan bu duygular, tahmin ediyorum ki birçok insanda da aynıdır, yoksa aslında meşakkatli bir ibadet olan Kurban kesmeyi bu kadar istekle karşılamazdı insanlar.

Kendimi bildim bileli bizim evde kurban kesilir ve belli bir yaştan sonra ben de hep kesmeye devam ettim. İşte kurban günlerinin benim için çok özel anlamı, rahmetli babamın çok sayıda kestiği özellikle küçükbaş kurbanlar, eli bıçak tutan tecrübeli kardeşlerim tarafından yüzülür, temizlenir ve sonrasında eve getirilerek yemekler yapılır ve maaile birlikte keyifle o kurban etlerinden yerdik. Annemin kellelerden kellepaça çorbasını yapmasını bile özlüyorum şimdilerde. Tarifi mümkün olmayan hazlar yaşatan kurban bayramları hafızamda hep yerini korumaya devam edecek gibi duruyor.

Kurbana diğer bir yönüyle yani halkın et ihtiyacını karşılama açısından baktığımızda ise, gastronominin belki en önemli alanlarından biri olan hayvansal gıda alanına giriyor. Özellikle büyük bir protein kaynağı olan etin işlenmesi, terbiye ve marine edilmesi, pişirilmesi vs. hepsi gastronominin temel konuları arasında bulunuyor. Anadolu yemek kültüründe et olmayan yemek neredeyse yok gibidir. İşte bu kadar yiyeceklerimizin içinde olan ve protein kaynağı hiç de azımsanmayacak derecede yüksek olan bir gıdadan halkımızın mahrum kalmaması gerekiyor.

Ancak ne yazık ki bu protein kaynağına ulaşamayan o kadar çok insan var ki senede ancak 1-2 defa evlerine et giriyor belki oda “Kurban Bayramı” vasıtasıyla ya da hiç girmiyor.

Kurban kesenler eğer gerçekten bunu bir ibadet neşvesi içinde yapmak ve ondan manen bir bereket almak istiyorsa bunu yıl boyunca et yemek amacıyla değil de fakir fukaraya ve akrabaya dağıtmak için kesmeli bence.

Diğer taraftan bu kurban vesilesiyle Allah, insanın içine yerleştirmiş olduğu Allah sevgisi de dahil genel anlamdaki sevginin ortaya çıkışını görmek istiyor. Uzun yıllar evlat hasreti ile yanan Hz. İbrahim’in çok sevdiği oğlu İsmail’i Allah’a adayıp kurban edecekken sevginin galip gelmesidir Kurban. Allah, Hz. İbrahim’in bu sevgisini ve bağlılığını görmüş olacak ki oğlu yerine bu koçu kesebilirsin diyerek bir anlamda sevginin kurban edilmesini önlemiş.

Bu alanda çok deneyimli ve benim de üniversitedeki hocalarımdan biri olan, kurbanın psikolojik ve sosyolojik analizlerini ortaya koyan Prof. Dr. Ali Murat Daryal; “Ana-baba ile evlat arasında sadece manevi bir bağ olan ‘sevgi’den başka maddi bakımdan da kuvvetli bir bağ mevcuttur. Zira evlat, ana-babanın maddi varlıklarının bir neticesi ve yine onların maddi ve manevi bir devamıdır. Hal böyle olunca, baba ve ananın kendi manevi varlıklarının bir devamı olan evlatlarını kurban etmeye razı olmaları, bir bakıma kendilerini, kendi öz varlıklarını fedaya razı olmaları demektir. Gerek Hz. İbrahim'in evladı Hz. İsmail'i kurban etme teşebbüsü ve gerekse bizlerin koyun kurban etme gayretlerimiz, madde üstü olup manevi sahaya giren sevgiyi de kademelere ve merhalelere ayırmaktadır. Allah-u Teâlâ, Hz. İbrahim'in kıssasıyla kendi sevgisinin insanlara saadet ve selamet getireceğini ve ancak kendi sevgisinin insanlığı, düştüğü girdap ve felaketlerden kurtaracağını anlatmak istemektedir” demektedir.

Özetle Kurban, sadece hayvanı kesmek ve ihtiyaç sahiplerine bu eti dağıtmak değildir, bu durum kurban kesmenin önemli bir yönü ama diğer açıdan toplum sosyolojisini nasıl etkiliyor diye de bakmak lazım.