Dolar $
31.39
%0.46 0.14
Euro €
34.11
%0.58 0.19
Sterlin £
39.83
%0.56 0.22
Çeyrek Altın
3450.68
%2.6 86.29
SON DAKİKA

Antakya'nın selvileri

Bir yıl önce depremi duyup yola çıkışımı, izlenimlerimi, yok oluşun başlangıcını yazmıştım bu köşede. Bir yıl sonra doğduğum kentteydim yine. Antakya’da, iki ana meydan, Vali Göbeği ile köprübaşı arasındaki Atatürk Caddesi’ndeydim. Sabaha karşı 03.00’te toplanmaya başladı herkes. Saat 05.00 gibi de dağıldık. Kim nereye gitti bilemiyorum, çünkü meydandaki insan sayısına yeterli ev yok artık Antakya’da. O güzelim Atatürk caddesinin sağlı sollu mağazalarla dolu seçkin binaları da. Hele enkazlar kaldırılınca oluşan görünüm! 

Gece, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İ.B.B. Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hatay B.B. Başkanı Lütfü Savaş… Üç dinin temsilcileri imam, papaz ve haham, hem de dua ederlerken, onlar da siyasiler gibi protestolara muhatap oldular. Acının tarifi yok çünkü ölçüsü de yok. Acı öfkeye, öfke isyana dönüşüyordu. Herkes haklı. Herkes üzgün. Şehir gibiydi herkes, sessiz, puslu ve yıkık. 6 Şubat sabahı, kabristanda buluştuk, yürüyebilen herkesle. Çocukluğumdaki gibiydi kabristan; hemen girişindeki büyük anıt yıkılmış, yollara zıplayıp saçılan mezarlar, kırılan mezar taşları toparlanmış, yenileri yapılmış, babamın kuşağının diktiği selvilerin koruması altında… Sadece selviler ayakta duruyor, dimdik, 30 metre, 40 metre… Sadece ağaçlar…

Roma, Antakya ve TOKİ

Her Antakyalı gibi, kentin adı nereden geliyor, müzemiz niye ünlü, gibi başlıkları ilkokulda öğrenirdik. Antakya, bir zamanlar Roma’dan sonra dünyanın ikinci büyük kentindeydi. On binlerin, yüzbinlerin zar zor görüldüğü kentler arasında, nüfusu milyonu aşan bir kentti, diye anlatılırdı. O nedenle her kazmada tarih fışkırır topraktan; evler, mozaikler, heykeller…Depremler bitirmiş o müthiş süreci. Yeniden imar edilmiş kent. O günün enkazları gizlenirken toprakta, üstüne inşa etmişiz yolları, evleri, hamamları, hayatı… 6 Şubat 2023’te aynı yerler aynı darbeyle yerle yeksan oldu. Çoğu, inşaat/imar sorumsuzluğu. Ama temel mesele konum. Deprem sonrası, ‘Asi nehrinin iki yakasına, en az 100 metreye kadar yapılaşmaya izin verilmeyecek, kent, eskinin giriş ve çıkışında, dağlara yakın, görece sağlam zeminli yerlerde kurulacak. Eski bölge, rekreasyon alanı olacak, turistik ve en fazla iki kat olacak” gibi sözler yayılıyordu. Şimdi bitmeyen, büyük bir inşaat alanı Antakya. Hemen herkes, yıkılan evinin yerine yenisini yapma gayretinde. Alınan ders ‘bu sefer daha güçlü, dayanıklı bina yaparız’ düzeyinde. Yani Romalıların sonunu hatırlayan yok. 

Sadece dua etmek kalıyor geriye… Kentte ihtiyaç çok, sonsuz gayretle yardım/destek arayan, üretenler de… UNDP, Birleşmiş Milletlerin en değerli yapılarından biri ve ilk günden bu yana deprem bölgesinde, çeşitli faaliyetler, açılan fonlar, bulunan kaynaklar ile müthiş destek üretiyor. Sayısız dernek, sivil inisiyatif, aynı çaba içinde buluşuyor; birlikte ya da tek tek elini bölgede tutuyor. Temiz su, barınma, eğitim, öncelikli ana sorunlar gibi. İklim krizi, kışın görece yumuşak geçmesini sağladığından ısınma sorunu büyümemiş. Ama adı anılmayan o kadar uzun bir ihtiyaç listesi var ki! Hiçbiri diğerinden küçük değil, hiçbiri görmezden gelinemez! Bu nedenle, ‘niş’ denilebilen alanlarda da önemli dokunuşlar yaşanıyor. Mesela, Konuşmamız Lazım Derneği, “Hatay'da yaşayan kadınlar, regl bakımı ve hijyen ihtiyaçlarının karşılanmasında büyük yetersizlikler ile karşı karşıya” diyor. 

Reklamverenler, deprem bölgesindeki desteklerini, duyarlılıklarını anlatıyor. Takımlar maçlara ‘unutmadık’ pankartlarıyla çıkıyor. Ama depremzedeler, mesela kentim Antakya’dakiler, artık hayata farklı bakıyor.

İçindeki selvilerle ayakta duran kuzenlerim gibi. Hem yaşananları izliyor hem o yaşama karışıyorlar. Yeni bir Antakya kuruluyor. Her şey çok eksik. Bazıları hep eksik kalacak. Ama kentini terk etmiyor. Ara ara evleri sallayan depremleri de kanıksamışlar. Yeni günü, şükürle ve hüzünle bekliyorlar. 

Hidrojen ve iklim

Avrupa Komisyonu, hidrojen için 2040 iklim hedeflerinin temel yapı taşı tanımını kullanıyor. Avrupa Komisyonu, 2040 yılına kadar sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik AB hedeflerini belirleyen Tebliğini yayınladı. Yeni hedefler, 2030 iklim hedefleri ile 2050 Net Sıfır hedefi arasındaki boşluğu kapatacak ve bu hedefe ulaşmak için temel tedbirleri tanımlayacak. 2040 yılına kadar emisyonların 1990 seviyelerine kıyasla %90 oranında net azaltılması.

Etki değerlendirmesi kapsamında, seçilen senaryoya bağlı olarak 2040 yılına kadar 20 ila 35 milyon ton (Mt) yenilenebilir bazlı hidrojen üretimi öngörülüyor. Azaltılması zor sanayi ve taşımacılıkta, karbondan arındırmada kilit rol hidrojende. Bu, nihai enerji talebinin %10'unu temsil ediyor. 2050 yılına kadar en az %16'ya çıkacak ve pazar payının neredeyse beşte biri ile enerji geçişinde hidrojen söz sahibi olacak. Dubai'deki COP28, dünyanın geri kalanının da aynı yönde ilerlediğini gösteriyor. AB, uluslararası iklim eylemine öncülük ediyor.

Bir dizi kolaylaştırıcı politika koşulu da ortaya koyuldu:

• Üzerinde anlaşmaya varılan 2030 çerçevesinin tam olarak uygulanması,

• Avrupa endüstrisinin rekabetçiliğinin sağlanması, 

• Kimseyi geride bırakmayan adil bir geçişe daha fazla odaklanılması,

• Uluslararası ortaklarla eşit şartlar sağlanması ve

• 2030 sonrası çerçeveye ilişkin stratejik diyalog. 

‘Ekonomimiz ve toplumumuz için öngörülebilirlik ve sürdürülebilirlik’ tebliğde yer alan bir başka değerli başlık. Tümünü gözetince, yeşil hidrojenin neden öncelikli kabul edilmesi gerektiği daha iyi anlaşılıyor. Bu nedenle, bakanlıkta hidrojene özel bir otorite atanması ve yeşil hidrojen ihtisas alanları belirlenmesi gibi başlıklar zaman yitirmeden gerçekleşmelidir.

Tebliğin vizyonu ile Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın endüstriyel bir karbondan arındırma anlaşması haline dönüşmesi bekleniyor; çünkü rüzgar enerjisi, hidroelektrik, elektrolizör üretimi ve döngüsel ekonomi alanları çığ gibi büyüyor.

Cennet turu

İngilizce bir ada sahip “Tour Of Antalya powered by AKRA” Antalya bisiklet turu, Cennet Turu olarak anılıyor. 16 ülke ve 25 takımdan 175 bisikletçi Antalya'da buluştu. Side'den Demre'ye, Kemer'den Tahtalı'ya, Antalya'nın eşsiz tarihi, doğası ve kültürü arasında pedal basılırken dünya Antalya’yı izleyecek. Yılın yaklaşık 10 ayında açıkhavada spor yapılabilen ender kentlerinden biri Antalya. Ülkemizin de spor turizmi başkenti olmaya aday. 

Sponsorları yazmak bu nedenle sekiz satıra sığmıyor: T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Antalya Valiliği, Antalya B. Bel. ve İlçe Belediyeleri, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, TGA-Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı, Antalya Ticaret Odası, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği, Antalya Tanıtım Vakfı, Antalya Organize Sanayi Bölgesi, Antalya Gazeteciler Cemiyeti, Akdeniz Reklamcılar Derneği, AKRA Hotels isim sponsorluğunda; Corendon Airlines, Fraport TAV Antalya Havalimanı, Diana Travel co-sponsorluğunda, Grand Park Lara Otel, Paloma Hotels, Regnum Carya, Shimano, Salcano, Toyota Hybrid, Zemzem Grup, Ceysu, Yaşam Hastanesi, Antalya Aquarium ve Olympos Teleferik… Ama hepsinin önünde, 100.yaşını kutlayan Bisiklet Federasyonu ve Başkan Emin Müftüoğlu var. Pedallar cennette yarışıyor.