Dolar $
8,62
%-0.34 -0.03
Euro €
10,12
%-0.33 -0.03
Sterlin £
11,83
%-0.34 -0.04
Altın
487,74
%-0.39 -1.90
SON DAKİKA
Saha Expo
Savunma Cuma 04 Haziran 2021 07:45

YERLİ SAVUNMA OLMAZSA OLMAZIMIZ

Coşkunöz Holding CEO'su Erdem Acay, riskler karşısında bağımsız savunmanın kesinlikle olması gerektiğini söyledi. "Varoluşsal mücadelede bağımsız savunma olmazsa olmazımız" ifadelerini kullanan Acay, "Yerlilik arttıkça müzakere gücümüz artacak" dedi. Acay, Türkiye'nin doğru stratejiyle söz sahibi olacağını da belirtti.

Yerli savunma olmazsa olmazımız

Gökhan ÖZ 

Türk savunma sanayiinin önemli girdiler yaptığı projelerde imzası olan Coşkunöz Savunma ve Havacılık (CSH), BOEING, AIRBUS gibi dünyanın birçok havacılık firmasına çok sayıda parça üretimi gerçekleştiriyor. Coşkunöz Holding CEO’su Erdem Acay, son yıllarda yerli ve milli savunma sanayii oluşturmak için atılan adımları büyük bir gururla takip ettiklerini söyleyerek, doğru strateji ve hedeflerle; Türkiye’nin savunma sektöründe global alanda söz sahibi bir ülke olacağını belirtti. Acay ile yerli ve milli savunmayı, Küçük İHA ve Hedef İHA pazarını, savunma sanayiinde AR-GE’nin önemini ve CSH’nin hedeflerini konuştuk.

Coşkunöz Savunma Havacılık olarak ağırlıklı faaliyet alanlarınız neler?

Coşkunöz Savunma ve Havacılık (CSH), yüzde yüz Coşkunöz Holding kuruluşu bir şirket. Ana faaliyet alanı havacılık ve savunma. Havacılık ve uzay alanında sabit ve döner kanatlı platformlar için gövde montajı, yapısal parça üretimi, kabin içi bitmiş ürün üretimi ve montajı konularında faaliyet gösterirken, uydular için yapısal parça üretimi de yapıyoruz. Havacılık alanındaki hassas işleme yöntemiyle başlayan üretim gamımızı uçak ve helikopter gövdesi üretimi seviyesine yükselterek sunduğumuz stratejik çözümlerdeki başarımızı her geçen gün geliştiriyoruz. 

savunma-1

Boeing ve Airbus’a parça üretiyoruz 

İhracat ve ithalatta 2021 hedefiniz nedir. Yılın ilk çeyreğinde hedeflediğiniz noktada mısınız?

2019’da ihracatımızın ciromuza oranı yüzde 29 oldu. 2020’de ürün ve hizmetlerimizi ulusal alıcılar ile buluşturarak %30 kapattık.  İhracat payımızı her geçen gün artırmak için de rotamızı farklı ülkelere çeviriyor, yeni projeler geliştirerek Türk üretimi havacılık ve savunma teknolojilerini uluslararası piyasada aranan ürünler haline getirmeye odaklanıyoruz. CSH olarak yerli ve yabancı müşterilerimiz üzerinden BOEING, AIRBUS gibi dünyanın birçok havacılık firmasına çok sayıda parça üretimi gerçekleştiriyoruz. Parça bazında aylık 10 bin adet civarında imalatımız buluyor ve ciromuzun neredeyse % 40’ını bu alandan elde ediyoruz.  2021 yılında da ihracatımızın ciromuza oranının %30 seviyesinde korumayı planlıyoruz.

TIER 1’de lider olmak istiyoruz 

 

Türk Savunma Sanayi’nin önemli girdiler yaptığı projelerde CSH olarak önemli rol oynuyorsunuz.  En son olarak Kore Genel Maksat Helikopteri'nin 26. orta gövdesinin teslimatını başarıyla tamamladınız. Hangi ülkelerin stratejik ürünlerinde imzanız bulunuyor? 

Burada stratejik ihracat hedefimizden bahsetmek isterim. Korean Aerospace Industries (KAI) şirketi ile 60 Adet KUH Surion helikopterinin orta gövde (KUH Center Fuselage) montajı için 2015 yılında bir anlaşma imzaladık. Sözleşmemiz doğrultusunda sevkiyatlarımıza devam ediyoruz. Güney Kore, envanterindeki bazı helikopterlerini KUH-1 Surion helikopterleri ile değiştirmeyi planlıyor. Türk savunma sanayiinin önemli girdiler yaptığı projelerde CSH olarak önemli rol oynuyoruz. Güney Kore’nin kritik projeleri arasında yer alan Genel Maksat Helikopteri’nin savunmadan sivil havacılığa farklı alanlarda önemli görev alması bekleniyor.

Havacılığın en üst yetkinliklerinden olan Fuselage üretim yetkinliğinin milli hava platformlarında ve global hava aracı üreticilerinin ürünlerinde kullanılması için görüşmelerimiz devam ediyor. Hâlihazırda havacılık alanında hava aracı gövde imalat ve montaj yetkinliği ile yerli ve uluslararası firmalara hizmet veren CSH, bu alandaki yetkinliğini daha da geliştirmek için hızla ilerliyor. Bu alandaki hedefimiz ana yükleniciler ve KOBİ’ler arasında ihtiyaç duyulan orta seviye üretici (TIER 1) açığını kapatacak lider firma olmak. Bu alan bizim için iyi bir ihracat potansiyeli taşıyor.

Dijital dönüşüm bütün değerlendirilmeli 


Pandemiyle beraber tüm iş kolları yeniliklere gitti. Dijital dönüşüm hızlandı, endüstri 4.0 önemli bir konuma geldi. Siz altyapınızda nasıl yeniliklere gittiniz ve AR-GE çalışmalarınız hangi aşamada?

Ar-Ge merkezlerimizde uzun zamandır hem yeni teknolojilere uyum sağlayacak hem de çevreye zararı en aza indirgeyecek malzeme, ürün ve prosesler ile yazılım geliştirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sanayide yapay zeka uygulamaları çalışmalarımız devam ediyor. 2 Ar-Ge merkezimizde toplam 102 araştırmacı ve teknisyen görev alıyor. Dijital dönüşümü sadece teknoloji olarak görmüyoruz. Güvenlikten ekipman ve insan kaynaklarına kadar bir bütün olarak değerlendiriyor, her alanın tam olarak dönüşebilmesi için doğru alanlara doğru seviyede odaklanıyoruz. 

Doğru stratejiyle söz sahibi oluruz 

Türk Savunma Sanayii Nisan ayında 112 ülkeye 302 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, “Savunma sanayisinde teknoloji ithal eden değil, teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna” geldiğimizi söyledi. Türk savunma sanayinin dünyadaki konumunu nasıl değerlendiriyor, bağımsız savunma hedefi adına hangi strateji izlenmesi gerekli?

Son yıllarda yerli ve milli savunma sanayii oluşturmak için atılan adımları büyük bir gururla takip ediyoruz. Üstelik şirket olarak bu yerlileşme vizyonuna katkı sunan ürünlerimiz ve çözümlerimizle milli savunma sanayimizin bir parçası olmak bizim için büyük onur kaynağı. Savunma sanayi denildiği zaman aklımıza sadece son ürünler gelebilir. Ancak savunma sanayi, politikayı, bilimi, ekonomiyi ve yüksek kapasitedeki insan kaynağını içine alan çok kritik bir ekosistem. İşte tam da bu nedenle savunma alanındaki yerlileşme hiçbir alanda olmadığı kadar hayati bir önem taşıyor. Ülkemizin içinde bulunduğu jeopolitik konjonktür ve riskler karşısında daha da güçlenen bir yerli savunma sanayiine her zamankinden fazla ihtiyaç var. Bu varoluşsal mücadelede milli ve tam bağımsız bir savunma sanayii olmazsa olmazdır. Savunmada yerlilik oranı arttıkça bağımsızlığımız, müzakere gücümüz de artmaktadır. Dolayısıyla savunma sanayi ekosistemimizin yerli olarak gelişmesi ve büyümesi, hem dış politika hem de ülkemizde yaratacağı katma değer ve ihracat açısından önemli avantajlar sağlayacaktır. 

Doğru strateji ve hedeflerle; Türkiye’nin savunma sektöründe global alanda söz sahibi bir ülke, Ar-Ge ve inovasyonda öncü bir merkez olmasının önünde hiçbir engel görmüyoruz. Son dönemde savunma alanında kilometre taşı sayılabilecek ihracatlar da bize bu stratejik hedefler için atılan adımların ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. 

savunma-2

Sağlıkta yerli üretimin önemi anlaşıldı   

Dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasında 7 Türk firması var. Pandemiyle beraber yerli kaynaklar daha da önem kazandı. Son dönemde yerli otomobilden, yerli aşıya kadar Türkiye sanayisi dev yatırımlar gerçekleştiriyor. Sizce bu yatırımlar pandemi sonrası bizi nasıl bir konuma getirir? 

Bu sayının her geçen yıl artacağını düşünüyorum. Savunma sanayinde yerli üretim stratejik bir öneme sahip. Pandemi yerli üretimin ilaç, biyoteknoloji ve tıbbi cihaz üretimi gibi alanlarda da ne kadar büyük önem taşıdığını bir kez daha gösterdi. Bu doğrultuda bu alanlara daha fazla kaynak aktarılması şaşırtıcı olmayacaktır. Tüm dünyada şirketler bu süreçte tedarik alanında çeşitlendirmenin ne kadar önemli olduğunu gördü. Bu nedenle önümüzdeki dönemde yabancı şirketlerin Türkiye’den tedariklerini artıracağını ve daha fazla üretim yatırımı yapılacağını düşünüyorum.

Hedef İHA pazarında ülkemizi ithalattan kurtaracağız  

UAVERA’nın ürettiği İHA’ların dünyadaki örneklerinden ayıran en belirgin özelliği ve spesifik yetenekleri neler. Yerli İHA’larla sistemlere sızmaların veya kontrol etme mekanizmalarının da önüne geçebiliyor musunuz? 

En belirgin farkımız ve teknolojimiz, İHA’larımızın sabit kanat olmasına rağmen piste ihtiyaç duymadan dikey iniş kalkış yapabilmesi. Elektrikli motorları sayesinde dikey olarak kalkış yapabilen Çağatay İHA, kalkış sonrası benzinli motoru devreye girerek yatay harekete geçiyor. Görevini tamamladıktan sonra iniş moduna geçişte elektrikli motor otonom olarak tekrar devreye giriyor ve dikey iniş yapabiliyor. Bütün bunları UAVERA mühendislerince geliştirilen tamamen yerli ve milli Uçuş Kontrol Sistemi ile gerçekleştirebiliyor. Yerli olduğu için rakiplerine göre oldukça uygun maliyetli. Ayrıca geliştirdiğimiz İHA’lar farklı tip görevler için müşteri isteklerine göre geliştirilip, istenilen hizmete cevap verebiliyor. 

Diğer taraftan yerli ve milli olarak geliştirilen Hava Savunma Sistemlerinin test, kalibrasyon ve eğitimlerinde hedef benzetim platformu olarak kullanılan Cengaver Hedef İHA’larımızın da geliştirme çalışmalarına devam ediyoruz. Halihazırda 77, 125 ve 195 knot hızlara ulaşabilen İHA’larımızın yanında 0,6 ve 0,85 Mach hızlara ulaşacak platformları geliştirme çalışmalarını sürdürüyoruz. En önemli hedeflerimizden biri UAVERA ile Türkiye’de dikey iniş kalkış yapabilen küçük İHA ve hedef İHA pazarında, pazar lideri ve teknoloji geliştiricisi olmak. Hedef İHA pazarında ülkemizi ithalattan kurtarmak.

Batarya taşıyıcı üretimi için adımlar attık 

Coşkunöz Holding olarak farklı sektörlerde de faaliyet gösteriyorsunuz. Etkin faaliyet gösterdiğiniz otomotiv sektöründe pandeminin yoğun olduğu zaman sizi nasıl etkiledi? Son dönemde Avrupa’da elektrikli araç satışları yükselişe geçti. Bu durum sizi artı ve eksi yönde nasıl etkiliyor? 

Coşkunöz Holding olarak otomotiv, savunma ve havacılık dışında, enerji, bilgi teknolojileri, çevre teknolojileri, lojistik olmak üzere 7 sektörde 12 şirketle faaliyet gösteriyoruz. 2020 yılında olağanüstü koşullara rağmen yatırımlarımıza devam ettik ve Romanya’da yeni bir üretim tesisini hayata geçirdik. 

Pandemi dönemi aşılama ile birlikte etkisini yitirmeye başlayınca özel otomobillere talep artmaya başladı. Yarı iletken krizi bu artışı gölgelese de çözümü sonrası pozitif bir tablo bekliyoruz. Elektrikli araçların otomotivdeki payı ise her geçen yıl artmaya devam edecek ama üzerindeki aksam ne olursa olsun araçların bir gövdesi olacak. Coşkunöz olarak araçların gövde parçalarını üreten bir şirket olarak, elektrikli araçlar için de üretim yapıyoruz. Ek olarak bir çok ana sanayi ile batarya taşıyıcı üretimi için ciddi adımlar attık. Sektördeki bu dönüşümün bizi olumlu yönde etkilediğini söyleyebilirim.