"ÜLKENİN GELECEĞİ İÇİN DAHA GÜÇLÜ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINA İHTİYAÇ VAR"
Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Talha Özger, Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Burak Önder ve EVSİD Başkan Vekili Oğuzhan Durmuş'un organize ettiği geleneksel sahur programı, iş dünyasını aynı masa etrafında buluşturdu. "İş Dünyasında Sivil Toplum Örgütlerinin Önemi" başlığıyla gerçekleştirilen buluşmada, sivil toplum kuruluşlarının ekonomideki rolü, ortak aklın gücü ve birlik-beraberliğin sektörler üzerindeki etkisi ele alındı. Programda, iş dünyasında daha güçlü ve nitelikli bir sivil toplum yapısının gerekliliği vurgulandı.

Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Talha Özger, Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Burak Önder ve EVSİD Başkan Vekili Oğuzhan Durmuş’un organize ettiği sahur programı iş dünyasını bir araya getirdi. ‘İş Dünyasında Sivil Toplum Örgütlerinin Önemi’ konusunun ele alındığı toplantıda Ak Parti Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Taycı, Gebze V (Kimya) İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (GEBKİM) Başkanı Vefa İbrahim Arıcı, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Adil Pelister ve önceki dönem TİM Başkanı İsmail Gülle konuşmacı olarak yer aldı.
STK’LARA SAHİP ÇIKMALIYIZ
Geleneksel hale gelen sahur programında her yıl farklı bir konunun ele alındığını ifade eden Burak Önder, “Bu yılki konumuz, ‘İş Dünyasında Sivil Toplum Örgütlerinin Önemi’ oldu. Dünyaya baktığınız zaman, gelişmiş tüm ülkelerde sivil toplum örgütlerinin çok güçlü bir konumda olduğunu görüyoruz. Hatta bu ülkelerde sivil toplum kuruluşları; yasama, yürütme, yargı ve medyadan sonra beşinci güç olarak adlandırılıyor. STK meselesi hem derinlemesine hem de geniş perspektiften bakılması gereken bir konudur. Ancak ülkemizde son yıllarda STK’lara ilişkin yanlış bir bakış açısı yaygınlaştı. Sanılanın aksine Türkiye’deki STK sayısı ve STK’lara katılım oranı gelişmiş ülkelerden çok daha düşüktür. Türkiye’de 850 kişiye bir sivil toplum örgütü düşerken, Fransa’da bu sayı 50. Bu nedenle konuyu sadece nicelik üzerinden tartışmak yerine, nitelik ve etki üzerinden değerlendirmeyi daha sağlıklı buluyorum. Kendi geleceğimiz ve bu ülkenin geleceği için, başta zorunlu üye olduğumuz yapılar olmak üzere iş dünyası sivil toplum kuruluşlarına ihtiyacımız var ve olmaya da devam edecek. Manipülasyonlara kapılmadan sivil toplum kuruluşlarımıza sahip çıkmalı, bu yapılardan daha nitelikli çalışmalar ve daha güçlü organizasyonlar talep etmeliyiz. Talep etmeyen, katılmayan, kaliteyi zorlamayan üye profili değişmeden sonuç da değişmiyor. ‘Birileri bizi kurtarsın’ düşüncesinden çıkmalı; her birimize önemli görevler düştüğünü unutmamalıyız.” dedi.
SORUNLAR BİRLİK VE BERABERLİKLE AŞILIR
Düzenlenen sahur programında her yıl farklı bir konunun ele alındığını vurgulayan Talha Özger, konu başlıkları belirlenirken ve konsept oluşturulurken başta Burak Önder olmak üzere çok ciddi bir emek sarf edildiğini dile getirdi. Geçen yıl ‘rekabetin’ önceki yıl da ‘verimliliğin’ ele alındığını hatırlatan Talha Özger, “Bu yıl ise ülkemizin içinde bulunduğu sivil toplum kuruluşları meselesini gündemimize aldık. Sivil toplum kuruluşları ‘beşinci güç’ olarak ifade ediliyor. Bu gücü de hep birlikte kullanmamız gerekiyor. Genç yaşta sivil toplum kuruluşlarında görev almanın bana kazandırdığı tecrübeyle şunu çok iyi biliyorum: Birlik ve beraberliği güçlü bir şekilde sağlayabilirsek, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Sorunları dile getirme becerisini de hep birlikte geliştirebilirsek sonuç almanın mümkün olduğunu görüyoruz. Kamuoyunda aynı dili konuştuğumuzda, birlikte hareket ettiğimizde sonuç aldığımızı gördük. İnşallah hep birlikte el ele vererek, sorunları daha güçlü bir şekilde dile getirme becerisini geliştirerek, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun kalmaz.” diye konuştu.
‘ORTAK DEĞERLERDE BULUŞMALIYIZ’
Her yıl olduğu gibi bu yıl da amaçlarının birlik ve beraberliği pekiştirmek olduğunu kaydeden Oğuzhan Durmuş, “Bu buluşmalar tüm iş dünyasını ilgilendiren konular üzerinde istişare etmek, fikir alışverişinde bulunmak için önemli fırsatlar barındırıyor. Bu toplantıları, önemli fırsatlar olarak görüyoruz ve bu anlayışla sürdürüyoruz. Ortak aklın ve istişarenin olduğu her yerde bereketin artacağına yürekten inanıyorum. Temennimiz odur ki bu geceki birlik ve beraberliğimiz daha da güçlensin, aramızdaki gönül bağı kuvvetlensin ve hayırlı çalışmalara vesile olsun. Güçlü toplumlar, aynı masa etrafında buluşabilen ve ortak değerlerde birleşebilen toplumlardır.” ifadelerini kullandı.