SON DAKİKA
Turizm Cumartesi 31 Ocak 2026 13:45

TÜRKİYE KÜRESEL TURİZMDE DİRENÇLİ AKTÖRLER ARASINDA

Küresel turizm sektörü pandemi sonrası dönemde hızla büyürken, 2026'da 12 trilyon dolarlık hacme yaklaşması bekleniyor. Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, Türkiye'nin bu süreçte hızlı toparlanan ve en dirençli pazarlar arasında yer aldığını vurguladı. Yazıcı, kruvaziyer turizmi başta olmak üzere ürün çeşitliliğinin Türkiye'yi yüksek katma değerli bir turizm merkezine dönüştürdüğünü ifade etti

Türkiye küresel turizmde dirençli aktörler arasında

Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’nin (WTTC) yayımladığı güncel veriler, küresel turizm sektörünün pandemi sonrası dönemde yalnızca toparlanma sürecini tamamlamakla kalmayarak kalıcı bir büyüme evresine geçtiğini ortaya koyuyor. 2025 yılı sonunda yaklaşık 11,7 trilyon dolarlık ekonomik hacme ulaşan sektörün, 2026 yılında 12 trilyon dolar sınırına yaklaşması bekleniyor.

Küresel ölçekte yaşanan ekonomik ve jeopolitik belirsizliklere rağmen turizmin büyümesini sürdürmesi, sektörün artık kriz sonrası değil, sürdürülebilir ve çok boyutlu bir yapı kazandığını gösteriyor. WTTC projeksiyonlarında deniz ve kruvaziyer turizmi başta olmak üzere kültür, gastronomi ve şehir turizminin dengeli büyümesi öne çıkıyor.

Bu tablo içinde Türkiye, küresel turizm pastasında payını artıran ülkeler arasında dikkat çekiyor. WTTC raporlarına göre Türkiye, jeopolitik dalgalanmalara karşı dayanıklılığı, ürün çeşitliliği ve hızlı adaptasyon kabiliyetiyle “en dirençli pazarlar” arasında yer alıyor. 2026 yılında Türkiye’nin küresel turizm ekonomisinden aldığı payın yüzde 5,5 seviyelerine yaklaşması öngörülüyor.

TÜRKİYE TURİZME YÖN VEREN ÜLKE

Küresel verilerin Türkiye açısından önemli fırsatlara işaret ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulunan Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, “Küresel turizm ekonomisi 2026 itibarıyla yeni bir ölçeğe taşınırken, Türkiye bu büyümenin pasif bir izleyicisi değil; aktif bir oyuncusu konumunda. Pandemi sonrası dönemde Türkiye, hızla toparlanan ülkeler arasında yer almakla kalmadı, ürün çeşitliliği ve erişilebilirliğiyle birçok pazardan pozitif ayrıştı.” dedi.

Yazıcı, özellikle deniz ve kruvaziyer turizminin Türkiye için stratejik bir büyüme alanı olduğunu vurgulayarak, “Kruvaziyer turizmi, şehir ekonomilerini doğrudan besleyen ve yüksek katma değer yaratan bir alan. Türkiye; liman altyapısı, coğrafi avantajı ve destinasyon çeşitliliğiyle Akdeniz ve Karadeniz hattında çok daha güçlü bir rol üstlenebilir. Önümüzdeki dönemde dijitalleşme, doğru pazarlama ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar bu potansiyeli kalıcı büyümeye dönüştürecek.” İfadelerini kullandı.

 

KRUVAZİYER TURİZMİNDE STRATEJİK PAYI GÜÇLENİYOR

Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi avantaj, liman altyapıları ve destinasyon çeşitliliğinin kruvaziyer turizminde uzun vadeli bir rekabet gücü yarattığını vurgulayan Yazıcı, “Doğru pazarlama, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla kruvaziyer turizmi, Türkiye’nin turizm gelirlerini artıran en stratejik alanlardan biri olmaya devam edecek. Liman şehirlerimiz için bu büyüme yalnızca sayısal değil, nitelikli ve kalıcı bir ekonomik değer anlamına geliyor.” açıklamasını yaptı.

 

Turizm sektöründe 2026 ve sonrasına ilişkin projeksiyonların yalnızca büyüklük odaklı değil, kalite, deneyim ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiğini belirten Ahmet Yazıcı, yeni dönemde destinasyonların sunduğu katma değerin belirleyici olacağını vurguladı.

Yazıcı’ya göre Türkiye; kruvaziyer, kültür, gastronomi ve deneyim odaklı turizm alanlarında son yıllarda attığı adımlarla küresel rekabette avantaj sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Dijitalleşme, erişilebilirlik ve doğru pazarlama stratejilerinin bu avantajı kalıcı büyümeye dönüştüreceğini ifade eden Yazıcı, sektörün geleceğinin nicelikten çok nitelik odaklı bir dönüşüm sürecine girdiğine dikkat çekti.

ABONE OL