SON DAKİKA
GÜNDEM Perşembe 28 Mayıs 2026 02:44

TÜRKİYE, ABD'NİN YENİ ÜRETİM ÜSSÜ OLABİLİR

TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği dönemde Türkiye'nin ABD için stratejik üretim ve dağıtım merkezi olabileceğini söyledi. Sanlı, enerji, savunma, teknoloji ve lojistik başta olmak üzere birçok sektörde iki ülke arasında yeni yatırım ve ortaklık fırsatlarının doğduğunu vurguladı

Türkiye, ABD'nin yeni üretim üssü olabilir

Hakan DİKMEN

Küresel ticarette korumacılık politikalarının yükseldiği, jeopolitik risklerin üretim ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiği bir dönemde Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkiler yeni bir evreye giriyor. TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Türkiye’nin üretim kapasitesi, lojistik avantajı ve stratejik konumuyla ABD için güvenilir bir iş ortağı haline geldiğini belirterek, iki ülke arasındaki iş birliğinin artık yalnızca ticaret değil; teknoloji transferi, ortak üretim ve sürdürülebilir yatırım ekseninde geliştiğini ifade etti. Sanlı, özellikle “friend-shoring” politikalarının Türkiye’ye önemli fırsatlar sunduğunu dile getirirken, Türk şirketlerinin ABD pazarında daha güçlü konumlanması için yeni projeler geliştirdiklerini söyledi.

ABD ile Türkiye arasında şu an ki durum nasıl ve siz bu konuda neler yapıyor ve hedefleriniz nelerdir?

ABD–Türkiye ilişkileri günümüzde jeopolitik açıdan stratejik önemini korurken, ekonomik ilişkiler giderek daha fazla sektör ve proje bazlı iş birliklerine yönelmektedir. Küresel ölçekte ABD’nin “friend-shoring” ve “nearshoring” politikaları, üretim ve tedarik zincirlerini güvenilir ülkelere kaydırmaktadır. Türkiye ise üretim gücü, lojistik konumu ve NATO üyeliği ile bu yeni düzende önemli bir tedarik ortağı olarak öne çıkmaktadır.

TABA-AmCham olarak bizler, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkileri yalnızca ticaret boyutunda değil, stratejik ve sürdürülebilir bir iş birliği perspektifinde ele alıyoruz. 1987 yılından bu yana, merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın vizyonu doğrultusunda faaliyet gösteren yapımızın temel amacı; iki ülke arasında güvene dayalı, kurumsal ve uzun vadeli bir yatırım ekosistemi oluşturmaktır.

Bu kapsamda yatırımcı buluşmaları, sektörel iş forumları, B2B platformları ve ticaret heyeti organizasyonları ile Türk ve Amerikan iş dünyasını bir araya getiriyoruz. Bunun yanında Business Club ve Academy platformlarımız, iş dünyasının gelişimine katkı sağlayan önemli yapılar olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca aktif komitelerimiz, sektörel raporlarımız, dergilerimiz ve düzenli bültenlerimiz aracılığıyla bilgi üretimi ve paylaşımını sürekli hale getiriyoruz.

Özellikle enerji, teknoloji, savunma, sağlık ve ileri üretim gibi stratejik alanlarda ABD’nin sermaye ve teknoloji gücü ile Türkiye’nin üretim kapasitesi ve jeopolitik avantajı önemli bir sinerji oluşturmaktadır. Bu potansiyeli, proje bazlı eşleştirme modelleriyle somut iş birliklerine dönüştürüyoruz.

Ayrıca KOBİ’ler ve girişimciler için uluslararası pazarlara erişimi kolaylaştıran köprü mekanizmaları kurarak, yalnızca büyük ölçekli şirketlerin değil, tüm iş ekosisteminin güçlenmesini hedefliyoruz.

Uzun vadeli vizyonumuz; Türkiye’yi ABD için güvenilir bir üretim ve bölgesel dağıtım üssü haline getirmek, Türk şirketlerinin de ABD pazarında daha güçlü ve sürdürülebilir bir konuma ulaşmasını sağlamaktır.

Genellikle Trump sonrası ABD yatırımı kendi ülkesine çekmeye çalışıyor. Bu konu ülkemiz için nasıl karşılanıyor ve olumlu bir hale getirebilir miyiz? Devamlı gümrük duvarlar bir konuyor bir kalkıyor nasıl etkiler ikili ilişkileri?

ABD’nin üretimi ülke içine çekme eğilimi ve IRA, CHIPS Act gibi sanayi politikaları, küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendiren stratejik adımlardır. Bu süreç ilk bakışta rekabeti artırıyor gibi görünse de, Türkiye gibi güçlü üretim kapasitesine sahip ülkeler için yeni fırsat alanları da yaratmaktadır.

Gümrük tarifelerinin dönemsel olarak değişmesi ise küresel yatırımcılar açısından belirsizlik oluşturmakta, ancak aynı zamanda alternatif üretim merkezlerinin önemini artırmaktadır. Türkiye, Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasındaki stratejik konumu sayesinde ABD için güvenilir ve maliyet etkin bir üretim alternatifi olma potansiyelini güçlendirebilir.

ABD ile işbirliği yapan sektörler

Hangi sektörler ABD ile iş birliği yapmaya daha yakın?

ABD ile iş birliği potansiyeli en yüksek sektörler güncel küresel trendler doğrultusunda; teknoloji ve yapay zekâ, siber güvenlik ve veri merkezleri, savunma ve havacılık sanayi, yeşil enerji ve karbon nötr projeler, sağlık teknolojileri ve biyoteknoloji, fintech ve dijital finans sistemleri ile lojistik ve tedarik zinciri çözümleridir.

Türkiye’nin üretim gücü ile ABD’nin teknoloji ve sermaye kapasitesi birleştiğinde, özellikle ortak üretim, Ar-Ge ve inovasyon temelli modeller daha da önem kazanmaktadır.

ASD ve AB rekabetinin sonuçları

ABD ve Avrupa bir çekişme içinde olması bizim yararımıza mı?

ABD ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik rekabet Türkiye açısından hem fırsatlar hem de dikkatle yönetilmesi gereken riskler barındırmaktadır. Bu rekabet bazı sektörlerde Türkiye’ye alternatif pazar ve yatırım imkânı sunarken, küresel ticarette uyum ve regülasyon baskısını da artırmaktadır.

Türkiye’nin bu süreçte en önemli yaklaşımı, her iki ekonomik blokla da dengeli, çok yönlü ve sürdürülebilir ilişkiler kurarak stratejik pozisyonunu güçlendirmektir.

Ortadoğu’daki gerilim

Ortadoğu’da yaşanan savaş senaryoları piyasalar için olumsuz seyir izliyor. Sizce bu ülkemiz ekonomisini ne yönde etkileyecek?

Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimler, küresel enerji fiyatları, lojistik maliyetler ve sigorta giderleri üzerinde etkisini sürdürmektedir. Türkiye’nin bu bölgenin merkezinde yer alması nedeniyle bu gelişmelerden doğrudan etkilenmesi kaçınılmazdır.

Kısa vadede enerji maliyetleri ve piyasalarda dalgalanma baskı oluşturabilirken, orta ve uzun vadede Türkiye’nin güvenli üretim merkezi ve alternatif tedarik ülkesi olarak öne çıkma fırsatını güçlendirebilir.

ABD’de verimli temaslar yaptık

ABD’de katıldığınız Türk Günü yürüyüşü ve iş adamlarıyla yapılan ticari gezilerin sonuçlarından da bahseder misiniz lütfen.

TABA-AmCham olarak son dönemde ABD’de oldukça yoğun ve verimli temaslar gerçekleştirdik. 2026 ABD programımız kapsamında yer alan Türk Günü etkinlikleri, iş dünyası buluşmaları ve diplomatik görüşmeler, Türk-Amerikan ilişkileri açısından önemli sonuçlar ortaya koydu.

T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı himayelerinde ve TADF koordinasyonunda düzenlenen 43. Geleneksel Türk Günü Yürüyüşü ve Festivali’ne güçlü bir katılım sağladık. New York’taki bayrak çekme töreninde Türk bayrağımızın göndere çekilmesine tanıklık etmek hepimiz için büyük bir gurur oldu. Festival boyunca kültürel etkinlikler, Mehteran gösterileri ve yoğun katılım, ABD’deki Türk toplumunun birlik ve görünürlüğünü bir kez daha ortaya koydu.

TABA-AmCham heyeti olarak üyelerimiz ve iş ortaklarımızla yürüyüş kortejinde yer aldık. Kurumumuz ve üye firma logolarının yer aldığı kurumsal float aracımızla katılım sağlamak, hem kurumsal görünürlüğümüzü hem de üyelerimizin uluslararası temsiliyetini güçlendirdi.

Program kapsamında ayrıca Başkan Yardımcımız Sn. Eyüp Akbal, temsilcilerimiz ve komite başkanlarımız ile birlikte T.C. Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sn. Ahmet Yıldız ve K.K.T.C. Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sn. Murat Soysal’ı ziyaret ettik. Görüşmelerde Türk iş dünyasının çok taraflı diplomasi mekanizmalarında daha etkin temsili ve yeni iş birliği alanları ele alındı.

New York Türkevi’nde gerçekleştirdiğimiz temaslar kapsamında düzenlenen TABA-AmCham & TABNET NYC & CEO Platformu Turkish-American Business Summit, iş dünyası, akademi ve diplomasi temsilcilerini bir araya getirdi. Türk ve Amerikalı iş insanları arasında yatırım, ticaret ve ortaklık odaklı yeni görüşmeler gerçekleştirildi ve somut iş birliklerinin temelleri atıldı.

T.C. New York Başkonsolosumuz Sn. Muhittin Ahmet Yazal ile yapılan görüşmelerde ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Ayrıca, üyemiz Karakaşlioglu Law Firm PLLC iş birliğiyle düzenlediğimiz Rooftop Networking Gala Buluşması ile kamu diplomasisi ve iş dünyasının önemli isimleri aynı platformda bir araya getirildi; bu temaslar yeni ticari fırsatlara zemin hazırladı.

TABA-AmCham olarak hedefimiz, Türkiye ile ABD arasında yalnızca ticaretin değil; ortak üretim, teknoloji transferi ve inovasyon temelli yatırım ekosisteminin geliştirilmesidir. Küresel ekonominin stratejik tedarik zincirleri ve güvene dayalı bloklar üzerinden şekillendiği bu dönemde, Türkiye’nin jeopolitik konumu ve esnek yapısı önemli bir avantaj sunmaktadır.

Bu doğrultuda, iki ülke arasında kalıcı, sürdürülebilir ve kurumsal iş birlikleri için güçlü bir zemin oluşturmaya devam ediyoruz.