SON DAKİKA
DW | DÜNYA Cumartesi 16 Mayıs 2026 06:37

TİKTOK VE INSTAGRAM'A İSVEÇ'TEN RAKİP GELİYOR: W SOCİAL

İsveç merkezli platform W Social; TikTok, Instagram ve benzeri ağlara meydan okumayı hedefliyor. Üstelik dezenformasyon ve duygulara oynayan algoritmalar olmadan. Peki bu mümkün mü?

Tiktok ve Instagram'a İsveç'ten rakip geliyor: W Social

TikTok, Instagram ve X ve benzeri platformlara yönelik yeni meydan okuma İsveç'ten geliyor ve adı W Social.

"W yeni sosyal ağdır. Bağımsız ve tarafsız. Dünya genelinde herkese açık. Avrupa yasalarına göre işletiliyor, Avrupa altyapısı üzerinde çalışıyor ve Avrupalıların mülkiyetinde."

Şirketin CEO'su Anna Zeiter, W Social'ın test sürümünün startını bu paylaşımla duyurdu.

Söz konusu paylaşım, iş bağlantıları için kullanılan ve bir milyardan fazla kullanıcısıyla dünyanın en büyük sosyal medya ağı olan LinkedIn platformu üzerinden yapıldı. LinkedIn, ABD'li Microsoft bünyesinde yer alıyor.

Bu örnek, aslında sorunun bir bölümünü de gösteriyor: Çok sayıda insana ulaşmak isteyenler hâlâ ABD veya Çin merkezli teknoloji ve platformlara bağımlı. Yapılan her paylaşım, her beğeni ve kurulan her yeni bağlantı da bu teknoloji şirketlerinin topladığı, analiz ettiği ve hedefli reklam için kullandığı veri havuzunun bir parçası oluyor.

Dijital bağımsızlık çağrısı

Bu nedenle Avrupa'da dijital alanda bağımsızlık çağrıları son yıllarda giderek güçleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın öngörülemez tutumu ve Silikon Vadisi'nin teknoloji elitleriyle yakınlaşması bu süreci hızlandırdı.

Trump'ın ikinci yemin töreninde, etrafının önde gelen teknoloji milyarderleriyle çevrili olduğu fotoğraf, ABD kaynaklı algoritmaların artık siyasi açıdan tarafsız olmadığını tüm dünyaya gösterdi.

X'in sahibi Elon Musk'ın birçok Avrupa ülkesinin iç siyasetine müdahil olması da bunu daha açık biçimde ortaya koydu.

Çin merkezli TikTok konusunda da Pekin'in, kullanıcı verilerini gözetim amacıyla kullanabileceğine dair endişeler bulunuyor.

Buna ek olarak sosyal ağların iş modelleri de eleştiriliyor. Facebook, TikTok ve benzeri platformlar, kullanıcıları mümkün olduğunca uzun süre platformda tutmak, daha fazla veri toplamak ve hedefli reklam göstermek üzerine kurulu.

Dijital Haklar ve Demokrasi Merkezi adlı girişimin kurucusu Markus Beckedahl, DW'ye yaptığı açıklamada "Kullanıcıları uzun süre platformda tutabilmek için özellikle duygusal içerikler öne çıkarılıyor" saptamasını yapıyor.

Girişimciler doğru zamanın geldiğini düşünüyor

W Social, kısa mesaj platformu X'e alternatif olmayı hedefliyor. Burada insanların nefret söylemi ve otomatik botlar olmadan iletişim kurabilmesi amaçlanıyor.

Bunun sağlanabilmesi için W Social'da tüm kullanıcıların kimlikleriyle kayıt yaptırması gerekiyor. Ancak CEO Anna Zeiter, Almanya merkezli Deutschlandfunk radyosuna yaptığı açıklamada kayıt işleminin ardından verilerin "derhal silineceğini" söyledi.

Zeiter'e göre W Social'ın amacı "genel olarak demokrasiyi korumak" ve Avrupalılara "siyasi ya da siyasi olmayan görüşlerini paylaşabilecekleri" bir platform sunmak.

Bern Üniversitesi'nde veri koruma profesörü olan Zeiter, uzun yıllar çevrim içi açık artırma platformu Ebay'de çalıştı.

Yeni sosyal ağın arkasında Avrupa merkezli bir platform için uygun bir dönem oluştuğunu düşünen bir grup yatırımcı bulunuyor. En büyük hissedar, iklim politikaları alanında faaliyet gösteren yatırımcı Ingmar Rentzhog'a ait İsveçli We Don't Have Time şirketi.

Zeiter'e göre Almanya, İsviçre, İtalya ve Belçika'dan da yatırımcılar bulunuyor.

W Social ekibi siyasi açıdan da güçlü bağlantılara sahip. Kurucu ekipte eski iki İsveçli bakan yer alıyor. Danışma kurulunda ise Almanya'nın eski Başbakan Yardımcısı Philipp Rösler bulunuyor.

Bu güçlü bağlantılar, projenin ocak ayında Davos'ta düzenlenen dünya ekonomi elitlerinin buluşmasında tanıtılabilmesini de açıklıyor.

Tek platform değil

Ancak W Social yalnız değil. Geçen yılın sonunda Berlin merkezli bir ekip, Instagram ve TikTok benzeri yeni bir sosyal medya platformunu duyurdu: Wedium.

Şirketin internet sitesinde "İyi şeyler ancak harekete geçilirse gerçekleşir" ifadeleri yer alıyor.

Motivasyon ve marka vaadi W Social ile benzer: Dezenformasyonla mücadele ve Avrupa veri güvenliği.

W Social'dan farklı olarak nasıl para kazanacağını açık biçimde anlatıyor. Kullanıcılar, reklam destekli sürümü ücretsiz kullanabiliyor ya da reklamsız sürüm için aylık yaklaşık dokuz euro ödüyor.

W Social'ın ise ilk aşamada ücretsiz olması planlanıyor. Ancak şirketin internet sitesinde başka ayrıntı bulunmuyor. DW'nin W Social'a yönelttiği sorular da yanıtsız kaldı.

Rekabet halindeki farklı sistemler

Wedium ve W Social teknik altyapı bakımından da farklılık gösteriyor.

Wedium, Silikon Vadisi merkezli sosyal ağlar gibi kapalı bir sistem kullanıyor. W Social ise açık ve merkeziyetsiz bir sistem üzerine kurulu. Bu sayede başka sistemlere de mesaj gönderilebiliyor.

Bu durum W Social için avantaj sağlayabilir.

Çünkü Eurosky ve Bluesky gibi alternatif sosyal ağlar da aynı teknik altyapıyı, yani AT protokolünü kullanıyor.

Markus Beckedahl merkeziyetsiz sistemleri e-postaya benzetiyor. Buna göre mesajlar yalnızca aynı sağlayıcı içinde değil, farklı sağlayıcılar arasında da gönderilebiliyor.

Netzpolitik.org blogunun kurucusu ve re:publica dijital konferansının eş girişimcilerinden olan Beckedahl, "Sosyal ağların geleceği merkeziyetsizlikte yatıyor. Böylece farklı sistemler birbirine bağlanabiliyor ve kontrol tek bir elde toplanmıyor" dedi. 

Yarışı kim kazanacak?

ABD merkezli Bluesky ve onun teknik altyapısını kullanan Hollanda merkezli Eurosky gibi merkeziyetsiz sosyal ağların halihazırda 40 milyondan fazla kullanıcısı bulunuyor.

W Social da bunun üzerine inşa edebileceğini düşünüyor. CEO Zeiter, "Sıfırdan başlamıyoruz" diyor.

Merkeziyetsiz ve açık sistemin aynı zamanda siyasi bir mesaj taşıdığını söyleyen Zeiter, "Avrupa bağımsız olmak istiyor ama aynı zamanda dünyaya açık kalmak da istiyor" ifadelerini kullandı.

Test süreci, 9 Mayıs Avrupa Günü'nde başladı.

Ancak W Social'ın gerçekten Silikon Vadisi'nin dev platformlarına karşı şansının olup olmadığı belirsizliğini koruyor.

Dijital haklar aktivisti Markus Beckedahl, W Social'ın da er ya da geç gelir elde etmenin yollarını arayacağını düşünüyor:

"Yatırımcılar para kazanmak istediğinde ne olacağı belirsiz."

Bu nedenle Beckedahl, bir vakıf tarafından işletilen Eurosky gibi kamu yararını gözeten ağları savunuyor.

Ayrıca Avrupa devletlerinin dijital altyapıya - buna sosyal ağları da dahil ediyor - daha fazla finansal destek vermesi gerektiğini söylüyor:

"Bugüne kadar olduğu gibi, tüm yan etkileriyle birlikte bunların özel şirketler tarafından işletilmesini kabullenmiş durumda mıyız? Yoksa alternatiflerin mümkün olduğuna inanıp buna yatırım mı yapacağız?"

ABONE OL