TEKSTİL VE HAZIR GİYİMDE 3 YILLIK İŞ KAYBI 300 BİN
Tekstil ve hazır giyimde üretimin yurt dışına kayması, istihdamda derin bir erimeye yol açtı. Sektörde üç yılda 300 bini aşkın iş kaybı yaşanırken, sanayi istihdamı genel olarak geriledi. İstihdam artışı ise ağırlıklı olarak ticaret, hizmetler ve inşaat sektörlerinden geldi

Türkiye’nin geleneksel sanayi kolları arasında yer alan tekstil ve hazır giyim, son üç yıldır süren üretim kaybının faturasını istihdamla ödüyor. Fabrikaların özellikle Mısır başta olmak üzere daha düşük maliyetli ülkelere taşınması, sektördeki iş gücü sayısını ciddi biçimde aşağı çekti. 2025 itibarıyla tekstil ve giyim alanlarında çalışan ücretli sayısı üç yılda toplam 300 binin üzerinde azaldı.
Sanayi genelinde çalışan sayısındaki gerilemede başı çeken tekstil ve hazır giyim, toplam sanayi istihdamını da aşağı yönlü baskıladı. Buna karşılık ticaret-hizmetler ile inşaat sektörleri, istihdam artışıyla ekonomideki boşluğu kısmen doldurdu.
Resmi kayıtlara göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinde ücretli çalışan sayısı 2025 yılı sonunda bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık 180 bin kişi artarak 15,7 milyona yaklaştı. Ancak bu artış sanayi kaynaklı değil; aksine sanayide ücretli çalışan sayısı aynı dönemde 179 bin kişi azalarak 5 milyonun altına geriledi. Bu düşüşte en büyük pay yine tekstil ve giyim sektörlerinden geldi.
Mevsim etkilerinden arındırılmış veriler, 2025 yılında tekstil sektöründe ücretli çalışan sayısının 47 bin, hazır giyimde ise 85 bin kişi azaldığını ortaya koydu. Böylece tekstilde çalışan sayısı 416 bine, giyimde ise 514 bine düştü.
Üç yılda yüzde 30’luk daralma
Tekstil ve hazır giyimdeki istihdam kaybı geçici değil, yapısal bir eğilime işaret ediyor. Tekstil sektöründe 2022 sonunda 500 binin üzerinde olan ücretli çalışan sayısı her yıl gerileyerek üç yılda yaklaşık 86 bin kişilik kayba ulaştı. Hazır giyimde ise tablo daha çarpıcı: 2022’de 730 bini aşan çalışan sayısı 2025’te 514 bine kadar indi. Bu, üç yılda yüzde 30’a yakın bir daralma anlamına geliyor.
Sanayinin diğer alt kollarında da istihdam kaybı dikkat çekti. Makine imalatı, otomotiv, deri, plastik, metal ve kâğıt gibi sektörlerde binlerle ifade edilen çalışan azalışları yaşandı. Buna karşın gıda imalatı başta olmak üzere enerji, madencilik, mobilya ve içecek üretimi gibi sınırlı sayıda sektörde istihdam artışı kaydedildi.
Yük ticaret, hizmet ve inşaat sektörlerinde
Sanayideki çözülmeye rağmen istihdam cephesindeki genel artış, ticaret-hizmetler ve inşaat sektörlerinden geldi. Ticaret ve hizmetler alanında ücretli çalışan sayısı 2025’te 230 bine yakın artarak 9 milyona dayandı. Özellikle yiyecek-içecek hizmetleri, perakende ticaret, ulaştırma, finans, sigorta, yazılım ve gayrimenkul faaliyetleri öne çıkan alanlar oldu.
İnşaat sektörü de son iki yılda istihdamını güçlü biçimde artırdı. 2025’te ücretli çalışan sayısı bir önceki yıla göre 128 bin artarken, en büyük katkı bina inşaatından geldi. Özel inşaat faaliyetlerinde de istihdam artışı sürdü.
Uzmanlara göre tablo net: Tekstil ve hazır giyimde üretim kaybı kalıcı hale gelirken, Türkiye ekonomisinde istihdamın ağırlık merkezi hızla hizmetler ve inşaat sektörlerine kayıyor. Bu dönüşümün uzun vadeli sanayi politikaları açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekiliyor.
