SON DAKİKA
DÜNYA Salı 20 Ocak 2026 02:55

SURİYE'DE ŞARA KAZANDI

Suriye ordusunun son operasyonları, PYD'nin kontrolündeki petrol ve enerji sahalarında ciddi kayıplara yol açtı. Örgütün ABD'den aldığı mali destek ile kaçak petrol gelirleri büyük ölçüde kesildi. Uzmanlara göre PYD, milyarlarca dolarlık finansman ağını ayakta tutmakta zorlanıyor

Suriye'de Şara kazandı

Suriye’de sahadaki askeri dengelerin değişmesi, terör örgütü PKK/YPG’nin ekonomik yapısını da doğrudan etkiledi. Son dönemde Suriye ordusunun gerçekleştirdiği operasyonlarla birlikte örgütün kontrolünde bulunan birçok petrol ve enerji sahası el değiştirdi. Bu gelişme, PYD’nin en kritik gelir kalemleri arasında yer alan petrol üretimi, kaçakçılığı ve enerji satışlarından elde ettiği finansmanın önemli ölçüde zayıflamasına neden oldu.

150 bin varillik gelir

Örgüt, bugüne kadar Deyrizor ve Haseke başta olmak üzere ülkenin kuzeydoğusunda yoğunlaşan petrol ve gaz sahalarından ciddi gelir sağlıyordu. 2011 öncesinde günlük yaklaşık 386 bin varil petrol üretilen bölgede, PKK/YPG’nin kontrolü altında günlük üretimin en az 150 bin varil seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu petrolün önemli bir bölümü Irak’ın kuzeyine ve rejim kontrolündeki bölgelere kaçak yollarla sevk edilerek satılıyordu.

Söz konusu ticarette petrolün varil fiyatı 30 ila 42 dolar arasında değişirken, örgütün yalnızca Irak’ın kuzeyine yapılan satışlardan yıllık yüz milyonlarca dolar gelir elde ettiği hesaplanıyor. Rejim bölgelerine ve işgal altındaki alanlarda yapılan iç satışlarla birlikte bu rakamın yıllık 2,5 milyar dolara kadar çıktığı tahmin ediliyor. Uzmanlar, 2017’den bu yana geçen sürede PYD’nin kasasına giren toplam tutarın çok daha yüksek seviyelere ulaştığına dikkat çekiyor.

Petrol sahaları kaybedildi

Ancak son operasyonlarla birlikte petrol sahalarının kaybedilmesi, bu gelir akışının büyük bölümünü kesti. Aynı zamanda örgütün ABD’den aldığı mali desteklerin de sona erme noktasına geldiği ifade ediliyor. PYD’nin son olarak 148 milyon dolarlık bir yardım paketi beklediği, ancak sahadaki kayıplar nedeniyle bu kaynağın da devre dışı kaldığı belirtiliyor.

Ümran Stratejik Araştırmalar Merkezi Türkçe Araştırmalar Direktörü Ömer Özkızılcık, PKK/YPG’nin bugüne kadar petrol ve uyuşturucu ticareti ile yurt dışındaki bağış ağları sayesinde dünyanın en zengin terör örgütlerinden biri haline geldiğini vurguluyor. Özkızılcık’a göre, Avrupa’dan sağlanan bağışlar ve ABD kaynaklı dolaylı destekler de bu yapının uzun süre ayakta kalmasını sağladı.

Gelinen aşamada ise hem askeri alandaki kayıplar hem de finansal kaynakların daralması, PYD’nin sahadaki etkinliğini sınırlıyor. Örgütün önümüzdeki dönemde kalan ekonomik gücünü korumaya ve yeni gelir kanalları oluşturmaya çalışacağı, ancak mevcut şartlarda bunun giderek zorlaştığı değerlendiriliyor.

Kürtlerle ilgili talebi yok

PKK/YPG’nin Kürtlerle ilgili tek bir beklentisinin ve talebinin olmadığı, tek beklentisinin gelirleri korumak olduğu belirtiliyor. Suriye ordusunun operasyonları sonrasında gelirlerin bir kısmını nasıl elinde tutacağına yönelik çalışma içerisine girdiği ifade ediliyor. Terör örgütü, operasyonlarla birlikte ABD’den gelecek olan maddi yardımlarının da bitmesi ile panik havasına girdiği vurgulanırken, örgüt son olarak ABD’den 148 milyon dolarlık bir kaynak alacaktı. 

Öde yandan Batılı ülkelerin de terör örgütüne verdiği maddi ve silah desteklerini de sorgulamaya başladığı, terör örgütünün kendilerine söylendiği gibi büyük bir güç olmadığının ortaya çıktığını tartıştıklarını, terör örgütünün kendilerini “aldattığını” söyledikleri de gelen bilgiler arasında. 

14 maddelik anlaşma

Şam yönetimi ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında Halep'te başlayan ve sonrasında Fırat'ın batısında devam eden çatışmalar imzalanan ateşkesle sonlandı.

Suriye lideri Ahmed Şara, SDG ile 14 maddelik ateşkes anlaşmasını duyurdu.

Suriye Haber Ajansı (SANA) anlaşmanın maddelerini, "Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması Maddeleri" haberiyle duyurdu.

Buna göre, SDG'nin silahlı unsurlarının 10 Mart anlaşmasında öngörüldüğü üzere büyük ölçüde merkezi orduya entegre olması öngörülüyor.

En dikkat çekici maddelerden biri, SDG'nin "tüm yabancı PKK liderlerini ve unsurlarını Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarmayı taahhüt etmektedir" ifadesiyle anlaşmada yer alıyor.

Anlaşmayla ayrıca Suriye yönetimi, ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyona da katılımını resmileştiriyor.

Şam yönetimi halen on binlerce yabancı IŞİD savaşçısı ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve gözaltı kamplarının sorumluluğunu da üstlenecek.

Şara yönetimi ayrıca Kürtlerin kültürel ve dilsel haklarını tanıma sözünü yineledi.

Bu kapsamda Kürtçeye resmi dil statüsü verilecek ve Kürt yeni yılı Nevruz ulusal bayram ilan edilecek.

Bu, Suriye'nin 1946'da Fransa'dan bağımsızlığını kazanmasından bu yana Kürtlere ait hakların ilk kez resmen tanınması anlamına geliyor.

Sekizinci madde, Kobani'de Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı "yerel bir polis gücü" kurulacağına işaret ediyor.

Haseke valiliğinin de Kürt kökenli bir kişide olacağı anlaşılıyor. İlgili maddede, "...bu adım, siyasi katılım ve yerel temsiliyetin güvence altına alınması amacı taşımaktadır" deniliyor.

Suriye lideri Şara, görüşülmeyen veya üzerinde anlaşmaya varılmayan birkaç nokta olduğunu belirterek "SDG ile ilgili tüm çözülmemiş sorunların giderileceğini" vurguladı.

Şara, "Arap aşiretlerimize itidalli olmalarını ve anlaşmanın şartlarının uygulanmasına izin vermelerini tavsiye ediyoruz" diye ekledi.

ABONE OL