SON DAKİKA
Turizm Pazar 08 Mart 2026 02:44

PROVENCE BÖLGESİ'NİN LAVANTA BAHÇELERİ

Şu günlerde tek tek cemreler düşüyor. Biliyorsunuz önce havaya, sonra suya ve en son toprağa düşüyor. Doğanın tekrar uyandığı, havanın ısındığı, günlerin uzadığı, çiçeklerin ve ağaçların açmaya başladığı en güzel mevsime girdiğimiz bu dönemde ilkbahara hazırlanıyoruz

Provence Bölgesi'nin lavanta bahçeleri

Deniz DİKMEN

İlkbahar mevsiminin Avrupa’da en güzel yaşandığı bölgelerden biri kuşkusuz Fransa’nın güneydoğusunda konumlanan ve Bouches-du-Rhône, Vaucluse, Alpes-de-Haute-Provence ve Var bölgelerini kapsayan Provans (Provence) Bölgesi’dir.

Bu muhteşem doğal güzellikler bölgesi, uçsuz bucaksız ve büyüleyici manzaralar sunan lavanta bahçeleriyle ünlenmiştir. Gelin, sizi bu hafta Provans’ın bu harikulade, mis gibi kokan lavanta bahçelerine götüreyim.

Bölge, Roma İmparatorluğu döneminde “Provincia Romana” olarak anılıyordu; ancak asırlar içinde bu isim, yani Provans’a dönüştü. Eyaletin başkenti, günümüzdeki adıyla Aix-en-Provence kentiydi. Yakınındaki Avignon kenti ise, Orta Çağ döneminde papalık merkezi olarak kullanılıyordu.

Günümüzde bölgenin en büyük kenti ve önemli bir liman şehri Marsilya’dır. Bu güzel kent, kendine özgü kültürü ve insanlarıyla Fransa’daki diğer bölgelerden her zaman farklı bir kimliğe sahip olmuştur.

Biz de Marsilya’dan yola çıkıp Fransa’nın güney bölgelerini gezmeyi planlıyoruz. Elbette bu gezi sırasında anladığınız gibi Provans Bölgesi de seyahatimizin önemli bir parçası olacak.

Hava yavaş yavaş ısınıyor ve ilkbahar bize göz kırpıyor. Marsilya’dan yola çıkıp aracımızla Provans’ın o daracık, tatlı köy yollarında çevreyi geziyoruz. Bölge doğal olarak o kadar güzel ki buradan dünya çapında pek çok ressamın çıkmış olması sanırım bir tesadüf değil.

Köy yollarında nereye baksak kıpkırmızı gelincik tarlaları, rengârenk anemon tarlaları karşımıza çıkıyor. Her virajın ardında başka bir güzellik bizi bekliyor. Gördüğümüz her kare, her manzara sanki bir tablo gibi. Gözlerimiz adeta bayram yapıyor. Gerçekten de bildiğimiz birçok ünlü ressam bir dönem burada yaşamış ve bu bölgenin doğasından etkilenerek manzaraları tuvallerine taşımıştır.

Monticelli Marsilya’da doğmuş; Paul Cézanne Aix-en-Provence’ta doğup hayatının büyük bir kısmını burada geçirmiştir. Vincent van Gogh Provans’ta iki yıl yaşamış, kendisini üne taşıyan tablolarını buradaki doğal manzaralardan ilham alarak yapmıştır. Renoir bu bölgede yaşadığı çiftlik evinde resimlerini çizmiştir. Henri Matisse, St. Tropez ve Nice dolaylarında yaşamış ve çalışmalarına burada devam etmiştir. Claude Monet o şahane tablolarını Provans’taki manzaralardan ilham alarak canlandırmıştır. Pablo Picasso dahi uzun yıllar yaz aylarında bu bölgeye gelip resimlerinin bir kısmını burada hazırlamıştır.

Onlar gibi pek çok ressam bu bölgeden çıkmıştır. Elbette ışığın ve renklerin bu bölgede son derece elverişli olması, ressamların çalışmaları için önemli bir etken olmuştur.

Sanırım resim yapmak Provans Bölgesi’nin DNA’sında da vardı; çünkü bölgede bulunan Calanque de Morgiou’daki Cosquer Mağarası’nın duvarlarında MÖ yaklaşık 30 bin yıl öncesine ait kuş, bizon ve fok balığı resimleri ile insan eli izleri bulunmaktadır.

pro-2

Havası mis gibi kokar

Genel olarak bu coğrafyada Akdeniz ve Ege Bölgesi’ne özgü makilik alanlar ile çokça lavanta, kekik, funda, yasemin, adaçayı, biberiye ve rezene gibi otlar; çalılık alanlar ile ardıç ve meşe ağaçları bulunur. Bu nedenle havası, bu çiçek ve otların karışımıyla mis gibi kokar.

Provans’taki bu şahane doğal alanlar yalnızca sanatı değil, aynı zamanda bölgenin kültürünü ve mutfağını da etkilemiştir. Zira mutfağı dünyaca meşhur bir mutfak kültürüdür. Provans’taki köy ve kent pazarlarında köylülerden taptaze erzak, meyve ve sebze satın almak oldukça keyiflidir.

Bölge’nin yöresel mutfağında zeytin, zeytinyağı, sarımsak, sardalya, kaya balığı, deniz kestanesi, ahtapot, kuzu ve keçi eti, nohut, üzüm, şeftali, kayısı, çilek, kiraz ve yörenin özel kavunları önemli bir rol oynar. Bu lezzetler bizim damak zevkimize de oldukça uygundur. Aioli, bölgenin meşhur ve çok lezzetli sarımsaklı zeytinyağlı sosudur ve mutfakta birçok yemeğin yanında kullanılır. Bouillabaisse, geleneksel ve lezzetli bir Provans yemeğidir; yöresel deniz ürünleri ve bölgeye özgü otlarla hazırlanır. Ratatouille, geleneksel bir sebze yemeğidir. Rouille, kırmızı biberden yapılan bir çeşit mayonezdir ve ekmeğe sürülerek tüketilir. Tapenade, zeytin, kapari ve zeytinyağından yapılan bir püre olup meze olarak ekmeğin üzerine sürülür. Fougasse, Provans Bölgesi’nin yöresel, yuvarlak ve yassı olarak hazırlanan; zaman zaman zeytin veya benzer malzemelerle zenginleştirilen ekmeğidir ve İtalya’nın focaccia ekmeğiyle benzerlik taşır. “Herbes de Provence” ise bölgede yetişen ve mutfakta kullanılan ot karışımına verilen isimdir.

Bölgenin şarap kültürü de eski çağlara dayanır ve günümüzde Provans şarapları dünyanın her yerinde büyük bir üne sahiptir. Özellikle anason içeren yöresel Pastis likörü de oldukça sevilir. Aracımızla köyler arasındaki yollarda kayboluyoruz. Ambiyans o kadar keyifli ki…

Batı Avrupa’nın en büyük nehir deltası Camargue...

Yakınlarda bulunan ve Batı Avrupa’nın en büyük nehir deltası olan Camargue Bölgesi muhteşemdir. Burası önemli bir kuş cenneti ve flamingoların da bulunduğu bir doğal havzadır. Calanque Bölgesi ise, Provans’ın kıyı kesimi olarak, özel kayalık yapısı ve koylarıyla oldukça etkileyici ve kendine has bir bölgedir.

Provans Bölgesi’nin en ünlü köyleri arasında Les Baux-de-Provence, Valensole, Gordes, Fontaine-de-Vaucluse, L’Isle-sur-la-Sorgue, Roussillon ve Annecy yer alır. Özellikle kızıl renkli minicik evleriyle Roussillon ve Annecy Gölü kıyısındaki Annecy oldukça tatlı kasabalardır.

Bölgeye gelen ziyaretçiler genellikle Avignon kentini, UNESCO Dünya Mirası olarak kabul edilen Papalık Sarayı’nı ve Pont du Gard Köprüsü’nü de gezerler.

Provans’ı gezerken Grasse veya Monako gibi destinasyonlarda tanınmış kozmetik markalarının fabrikalarına da rastlayabilirsiniz. Bu merkezlerde parfüm yapımı ve lavantalı ürünlerin üretimi hakkında bilgi verilir ve ürünlerin satışı yapılır.

Provans’ın en ünlü yanı elbette burada yetişen, mis gibi kokan ve eflatun rengindeki lavanta tarlalarıdır. Bir yandan bu nefis lavanta tarlaları dünyanın her yerinden turist çekerken, diğer yandan lavantalı kremler, kolonyalar, şampuanlar, sabunlar, kurabiyeler ve ballar gibi pek çok ürün hem yerel pazar hem de ihracat için üretilmektedir. Burada sizin için yaklaşık 40 çeşit lavanta bulunur. Seçim size kalıyor. 

pro-3

Haziran ve temmuz dönemi

Gerçek lavanta 600 ile 2000 metre arasındaki yüksek rakımlarda yetişir. Daha düşük rakımlarda yetişenler ise lavantanın bir türevidir; örneğin lavandin gibi.

Uçsuz bucaksız lavanta tarlalarını görmek isterseniz haziran ayının ortası ile temmuz ayının sonu arasındaki dönemi tercih etmelisiniz. Zira o dönemde lavanta tarlaları gerçekten masalsı bir görünüme bürünür. Hava mis gibi lavanta kokar. Her yerde arıların lavantalardan bal toplamaya çalıştığını görürsünüz. Bu dönemde bölgede birçok köyde eğlenceli, renkli lavanta festivallerine de denk gelebilirsiniz.

Provans’a geldiğinizde konaklama için bölgeye özgü taş evleri tercih edin, bu sayede Provans’ın ruhunu daha yakından hissedebilirsiniz.

Birkaç gün boyunca köy köy gezdikten sonra, bizim yaptığımız gibi, Güney Fransa sahillerine uzanarak seyahatinize masmavi koylarda devam edebilirsiniz. Sahil boyunca Calanques ve Camargue kıyılarından başlayarak İtalya’nın San Remo kentine kadar ilerleyebilirsiniz. Mayıs ayı itibarıyla buralar oldukça canlı olur; hatta denize bile girebilirsiniz. Bu sahil coğrafyası; balıkçı kasabaları, muhteşem Fransız köyleri, yerel pazarları, renkli panjurlu ve bahçeli evleri, tatlı restoranlarıyla çok seveceğiniz bir yöredir.

Bir gün yolunuz Fransa’ya düşerse mutlaka Provans Bölgesi’ne ve Güney Fransa sahillerine vakit ayırmanızı, kendi keşiflerinizi yapmanızı ve köylerde yerel mutfağın lezzetlerini tatmanızı ve festivallerden birine denk gelmenizi öneririm. Çok seveceksiniz.

pro-1