SON DAKİKA
İŞ DÜNYASI Çarşamba 07 Ocak 2026 14:55

"OORTAK AKIL VE NİTELİKLİ ÜRETİM KAPASİTESİ EN BÜYÜK AVANTAJIMIZDIR"

Türkiye İMSAD'ın düzenlediği 64'üncü Gündem Buluşmaları, "Küresel ve Yerel Gelişmeler Işığında 2025 Değerlendirmesi ve 2026 Görünümü" başlığı altında gerçekleşti. Toplantıda küresel ölçekte tedarik zincirlerinin kısalmasının, üretim coğrafyalarının değişmesinin ve bölgeselleşmenin önem kazanmasının Türkiye için tarihi bir fırsat sunduğuna dikkat çekildi. 2026 yılının ekonomi genelinde ve özellikle inşaat sektöründe dengeli ve umut verici bir yıl olacağı belirtildi.

"Oortak akıl ve nitelikli üretim kapasitesi en büyük avantajımızdır

Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) tarafından 64’üncü kez düzenlenen Gündem Buluşmaları; Demirdöküm’ün katkılarıyla 6 Ocak 2026 Salı günü online olarak gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu’nun yaptığı toplantı, inşaat malzemesi sanayicileri, iş dünyasından isimler ve sektör profesyonelleri tarafından ilgiyle takip edildi. “Küresel ve Yerel Gelişmeler Işığında 2025 Değerlendirmesi ve 2026 Görünümü” başlığı altında gerçekleşen toplantının moderatörlüğünü Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ferdi Erdoğan üstlenirken, TCMB Eski Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara etkinlikte konuşmacı olarak yer aldı. 

“Doğru analiz, sağlıklı öngörü için kritik öneme sahip”

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu toplantının açılış konuşmasında 2025 yılının küresel ölçekte ekonomik belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve finansal koşullardaki sıkılaşma ile geride kaldığını belirtti. Küçükoğlu, dünya ve Türkiye ekonomisinin bu çok boyutlu gündeminin doğru analiz edilmesinin, 2026 yılına yönelik sağlıklı öngörüler yapılabilmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. İnşaat sektörü ve inşaat malzemesi sanayisinin; kentsel dönüşüm, deprem bölgesindeki yeniden yapılanma faaliyetleri, altyapı yatırımları ve ihracat performansı ile Türkiye ekonomisinde stratejik bir rol üstlenmeye devam ettiğini vurgulayan Küçükoğlu, sektörün güçlü üretim altyapısı ve ihracat kapasitesiyle önümüzdeki dönemde de büyümeye katkı sunacağını dile getirdi. 

“2025’te zorlu dönem geride kaldı, 2026’da toparlanma başlıyor”

2026 yılı inşaat malzemesi sanayisi ve ülke ekonomisine ilişkin açıklama yapan Küçükoğlu, “2025 yılı, enflasyonla mücadele politikalarının etkilerinin hissedilmeye başlandığı bir yıl oldu. İnşaat malzemesi sanayimiz açısından kötünün geride kaldığını ve toparlanmanın başladığını görüyoruz. 2026 yılında azalan faiz ve enflasyon etkisiyle, özellikle son üç yıldır ertelenen yenileme ve renovasyon talebinin devreye girmesini bekliyoruz. Bu talep, sanayimizin yaklaşık yüzde 50’sini temsil ediyor ve önemli bir büyüme potansiyeli taşıyor. Bu fırsatı doğru okumalı ve her türlü senaryoya hazır olmalıyız” dedi.

“2026’ya ilişkin beklentiler genel olarak daha olumlu”

Toplantının moderatörlüğünü üstlenen Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ferdi Erdoğan, 2025 yılı sektörel değerlendirmesi ve 2026 yılı beklentileri için şunları söyledi: “2025 yılı, sektörümüz açısından oldukça zorlu geçti. Temsil ettiğimiz 36 alt sektöre baktığımızda; bazı sektörler yılı iyi kapatırken, bazıları ciddi daralma yaşadı. Dezenflasyon sürecinde, özellikle finansmana erişim ve nakit akışı yönetimi, firmalar için en kritik başlık haline geldi. Bu süreci yönetemeyen firmalar, konkordato veya iflas sürecine girdi ve 2025 yılında konkordato sayısı rekor seviyelere ulaştı. Buna karşın, 2026’ya ilişkin beklentiler genel olarak daha olumlu.”

“2026’da Türkiye ekonomisi daha olumlu bir görünüm sergileyecek”

Toplantıda dünya ve Türkiye ekonomisine ilişkin güncel gelişmeleri değerlendiren TCMB Eski Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara, Türkiye ekonomisinin 2025 performansını dayanıklılık ve direnç yılı olarak nitelendirdi. Kara, sanayi üretiminin yatay seyrettiğini, iç talebin özellikle hane halkı tüketimiyle canlı kaldığını ve son üç yılda dolar bazında yüzde 130 civarında artan ücretlerin Türkiye’nin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirtti. Euro/Dolar paritesindeki yükselişin ihracatçılar için geçici bir rahatlama sağladığını, ancak geçmiş kayıpları telafi etmeye yetmediğini vurguladı.

Prof. Dr. Ali Hakan Kara, inşaat üretiminin yıllık büyümesine bakıldığında, özellikle deprem harcamalarının etkisiyle son dönemde performansın görece güçlü seyrettiğini belirtti. Önümüzdeki dönemde ise üretimi destekleyebilecek temel unsurların yenileme yatırımları, kentsel dönüşüm projeleri, kamu yatırımları ve faizlerin düşmesiyle devreye girecek ertelenmiş talep olacağını ifade etti. Kara, bu çerçevede 2026 yılında inşaat üretiminin, 2025’te ulaşılan yüksek seviyelerin bir miktar altında kalsa da genel olarak güçlü bir görünüm sergileyebileceğini vurguladı.

“2026 dengelenmenin, toparlanmanın ve öngörülebilirliğin yılı olacak”

2026 yılı için Türkiye ekonomisinin genel görünümünün daha olumlu olduğunu belirten Kara, “Baz senaryoya göre büyümenin yüzde 4 civarında olacağını; küresel rüzgarın arkamızdan esmesi ve mevcut para ile maliye politikalarının sürdürülmesinin büyümeyi destekleyeceğini düşünüyoruz. Enflasyonun ise yüzde 24–25 bandına gerilemesini öngörüyoruz. Mevcut programın, ekonomi genelinde ve özellikle inşaat sektöründe dengeli ve umut verici bir yıl sağlayacağını değerlendiriyoruz” açıklamasında bulundu.

Küresel dönüşüm süreci Türkiye için fırsat olarak değerlendirildi

Toplantıda ayrıca, küresel ölçekte tedarik zincirlerinin kısalması, üretim coğrafyalarının değişmesi ve bölgeselleşmenin önem kazanmasının Türkiye için tarihi bir fırsat sunduğuna dikkat çekildi. 2026 yılında ihracatın artırılması, yeni pazarlara açılımın hızlandırılması ve sürdürülebilir üretim ile enerji verimliliği alanlarında ilerlemenin öncelikli hedefler arasında yer alacağı ifade edildi. ABD ve Avrupa gibi stratejik pazarlarda büyüme potansiyeline dikkat çekilirken; Suriye, Irak ve Ukrayna gibi yeniden yapılanma sürecindeki ülkelerin de önümüzdeki dönemde önemli fırsatlar sunacağı belirtildi.

ABONE OL
160x600 sol
160x600 sağ