MANGO TÜRKİYE'DE 10 YENİ MAĞAZA AÇIYOR
Uluslararası moda dünyasının öncü markalarından Mango, Türkiye pazarındaki varlığını güçlendirmeye devam ediyor.

1997 yılından bu yana Türkiye’de faaliyet gösteren şirket, 2026 yılı sonuna kadar açacağı 10 yeni mağaza ile toplam satış noktası sayısını 80’e ulaştırmayı hedefliyor.
2025 yılını 70’in üzerinde satış noktası ve yaklaşık %20’lik bir ciro büyümesiyle kapatan Mango, bu güçlü performansını 2026 yılına da taşıyor. Şirketin yeni dönem genişleme planı büyük oranda İstanbul ve Ankara lokasyonlarına odaklanırken; Kadın, Erkek ve Çocuk koleksiyonlarının tamamını kapsıyor. Barselona’daki merkez atölyede 500 kişilik uzman bir ekip tarafından tasarlanan ürünler, markanın Türkiye’deki fiziksel ve dijital ağını genişletme stratejisinin merkezinde yer alıyor.
Mango, yalnızca yeni açılışlarla değil, mevcut mağazalarındaki değişimle de dikkat çekiyor. Mağaza içi deneyimi en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen şirket, yıl sonuna kadar 5 stratejik noktada renovasyon çalışması gerçekleştirecek. Markanın Akdeniz mirasını yansıtan "New Med" tasarım konsepti, Antalya TerraCity Alışveriş Merkezi’ndeki başarılı uygulamanın ardından diğer önemli lokasyonlara da taşınacak. Sürdürülebilirlik ve mimari entegrasyonu ön planda tutan bu konseptte, mağazalar sıcak tonlar ve doğal malzemelerle kurgulanmış bir "Akdeniz evi" atmosferine bürünüyor.
Türkiye’deki bu hamle, Mango’nun 2024–2026 dönemini kapsayan "4E Stratejik Planı"nın kritik bir parçası olarak görülüyor. Şirket, farklılaşan değer önerisini güçlendirerek hem fiziksel mağazacılıkta hem de online kanallarda satış artışı sağlamayı amaçlıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan MANGO EMANI, Türkiye ve Asya Uluslararası Perakende Direktörü Hüseyin Gölçük, Türkiye’nin MANGO’nun kilit pazarları arasında yer aldığını belirterek şunları söyledi: “Türkiye’de ilk mağazamızı yaklaşık otuz yıl önce açtık ve yıllar içinde müşterilerimizle güçlü bir bağ kurduk. 2026 yılındaki yeni mağaza yatırımlarımız, Akdeniz’den ilham alan koleksiyonlarımızı müşterilerimize daha da yakınlaştırırken, Türkiye’ye olan güvenimizin ve pazara yönelik uzun vadeli taahhüdümüzün açık bir göstergesini oluşturuyor.”