SON DAKİKA
Madencilik Cuma 10 Nisan 2026 09:23

MADENCİLERDE KOMİTE BAZLI YÖNETİM DÖNEMİ

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve başkan adayı Metin Çekiç, İMİB'i daha kapsayıcı, daha rekabetçi ve daha güçlü bir yapıya dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi. Metin Çekiç, temsilde eşitlikten dijitalleşmeye, komite bazlı yönetim modelinden Turkish Stone markasıyla katma değerli ihracata kadar uzanan kapsamlı ajandasıyla, sektörü hak ettiği noktaya taşımaya odaklandıklarını söyledi.

Madencilerde komite bazlı yönetim dönemi

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve başkan adayı Metin Çekiç, yeni dönemde gerçekleştirilmesi hedeflenen projelerini açıkladı. Düzenlenen toplantıya yönetim kurulunda görev alacak Merve Harzadin, Kazım Büyükgüçlü ve Ömer Irmak katıldı. Yeni dönemde de birliği yalnızca belirli bir grubun ya da platformun değil, tüm ihracatçıların aktif olarak söz sahibi olduğu bir yapı olarak yönetmeyi sürdüreceklerini söyleyen Çekiç, sektörün içinden gelen bir isim olarak sorunların sahada net şekilde görüldüğünü belirtti. Çekiç, hızlı ve uygulanabilir çözümlerle hareket edeceklerini vurguladı. Yaklaşık 35 yıllık sektör deneyimi ve son dönemdeki yönetim tecrübesiyle yola çıktıklarını ifade eden Çekiç, özellikle pandemi sonrası daralan talep, artan maliyetler ve küresel ticarette yaşanan kırılmaların sektörü zorladığını ifade etti. Çekiç, bu nedenle zaman kaybetmeden somut adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.

İMİB SEKTÖRÜN ÇATI KURULUŞUDUR

2022 yılında yönetim kurulu olarak göreve geldiklerini hatırlatan Metin Çekiç, “Bu süreçte İMİB olarak en fazla satın alma heyetleri, ticaret heyetleri, UR-GE projeleri ve fuar organizasyonlarını gerçekleştirdik. Çok güzel işler yaptık. İMİB çok önemli bir çatı kuruluş. 6 bin 500’den fazla üyesi var ve Türkiye maden ihracatının yaklaşık yüzde 65’ini gerçekleştiriyor. Bu kurumun ciddi bir hafızası ve potansiyeli var. Bu kurumu öğrenmek, işleyişi anlamak ve yapılacak işleri bilmek çok önemli. Doğal taş sektörünün artık zaman kaybetme lüksü yok. Her geçen gün sorunlarımız artıyor. Bu sorunları çözmek için maden sektörünün çatı kuruluşu olan İMİB’e başkan adaylığımızı açıkladık. Maden sektörü bir platformun eline bırakılmayacak kadar büyük bir sektördür. Maden sektörü ülkemizin geleceğidir. Bu sebeple İMİB’i çatı kuruluş olarak görmeyenlerin sektörümüze bir fayda sağlayacağını söylemek pek mümkün değildir.” diye konuştu. 

 

KOMİTE BAZLI YENİ YÖNETİM MODELİ 

Göreve devam etmeleri halinde temsilde eşitliği güçlendirecek komite yapılanması kuracaklarını vurgulayan Metin Çekiç, mevcut sistemde belirli ihracat hacmi kriterlerinin birçok firmayı karar süreçlerinin dışında bıraktığını hatırlattı. İMİB yönetiminde yer almak için 5 milyon dolarlık ihracat şartı arandığını ifade eden Metin Çekiç, “Bu şart nedeniyle doğal taş sektörünün önemli bir bölümü yönetimde yer alamıyor. Üyelerin yüzde 70’i doğal taşçı olmasına rağmen temsil sorunu yaşanıyor. Buna rağmen yönetim kurulumuzun yüzde 60-70’i doğal taş sektöründen oluşacak. Bunun yanında endüstriyel mineraller ve metalik madenler de temsil edilecek. Sektörde saygı duyulan ve sahada aktif olan arkadaşlarımızla birlikte güçlü bir yönetim oluşturacağız. Ayrıca temsil sorununu aşabilmek için komiteler kuracağız. Doğal taş komitesi, pazar geliştirme komitesi, genç ihracatçılar komitesi, dijital akademi gibi yeni yapılar oluşturacağız. Bu komiteler 10-15 üyeden oluşacak ve her komite kendi alanındaki projeleri geliştirecek. Yönetim kurulu ile birlikte bu projeleri hayata geçireceğiz. Bu yapıyı dönüştürmüş olacağız. Yeni modelde, farklı ölçeklerden firmaların yer alacağı ve doğrudan karar alma süreçlerine etki edecek komiteler kurulmuş olacak. Bu yapı sayesinde sektörün farklı segmentlerinden gelen görüşlerin yönetime yansıtılmasını hedefliyoruz. Bu yaklaşım yalnızca temsili artırmakla kalmayacak. Aynı zamanda daha hızlı ve gerçekçi kararların alınmasına zemin hazırlayacak.” ifadelerini kullandı.  

YENİ PAZARLAR VE TİCARET AĞI GENİŞLEMESİ 

İhracat pazarlarının çeşitlendirilmesi noktasında da çalışmalar yaptıklarını söyleyen Metin Çekiç, “Yeni dönemde ticaret heyetleri, alım organizasyonları ve hedef pazar odaklı çalışmalar hız kazanacak. Ayrıca yabancı alıcıların doğrudan üretim sahalarına ve ocaklara getirilmesiyle güven temelli ticari ilişkilerin güçlendirilmesi planlanıyor. Bu sayede Türk doğal taşının üretim kalitesi yerinde gösterilerek satış süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor.” dedi. 

DİJİTALLEŞME VE İHRACAT AKADEMİSİ 

Dijitalleşme projeleri arasında stratejik bir başlık olarak öne çıktığının altını çizen Metin Çekiç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Zaman değişiyor, sektörün ihtiyaçları değişiyor. Maliyetler yükseliyor. Firmalar için fuarlar ve seyahatler ciddi yük haline geldi. Bu nedenle ‘Dijital Akademi’yi kuracağız. ‘Dijital Akademi’ kapsamında her firmanın 365 gün açık olacak sanal fuar alanı olacak. Yurt dışından alıcılar bu platform üzerinden firmalarımıza ulaşabilecek. Dijital B2B görüşmeler yapılacak. Böylece maliyetler düşecek. Bunun yanında navlun desteği konusunda Ticaret Bakanlığı ile görüşmeler yürütüyoruz. Sektörün rekabet gücünü artıracak destekler için çalışıyoruz. Kamu ile ilişkilerimizi güçlendireceğiz. Ayrıca Ankara Ofisi projemizi hayata geçirmek istiyoruz. Bakanlıklarla daha yakın temas kurulacak. Bu projeyi önümüzdeki dönemde sektörümüze kazandırmayı hedefliyoruz. Öte yandan küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik bir İhracat Akademisi kurulmasını planlanıyoruz. Bu yapı ile firmaların dış ticaret yetkinliklerinin artırılması, yeni ihracatçıların sisteme kazandırılması ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesiniamaçlıyoruz. Genç ihracatçılar ve kadın girişimciler için oluşturulacak özel komitelerle de sektörde daha kapsayıcı bir yapı kurulmasını hedefleniyoruz.” 

 

MALİYET BASKISINA KARŞI ÇÖZÜM ARAYIŞI

Sektörün en kritik sorunlarından biri olan maliyet baskısına karşı da çözüm odaklı bir yaklaşım benimseyeceklerini dile getiren Metin Çekiç enerji, işçilik ve lojistik giderlerinin rekabet gücünü zayıflattığını belirten Çekiç, “İlgili kurumlarla iş birliği içinde destek mekanizmalarının geliştirilmesi için çalışmalar yürütülecek. Özellikle işlenmiş ürünlerde yaşanan rekabet kaybını tersine çevirmek için maliyetleri dengeleyici adımların hayata geçirilmesi hedefleniyor.” dedi. 

KATMA DEĞERLİ İHRACAT VE TURKISH STONE

Yeni dönemin öncelikli hedeflerinden birinin de Türk doğal taşının uluslararası pazarda daha güçlü bir marka olarak konumlanması olduğunu dile getiren Çekiç, Turkish Stone markasıyla yürütülen çalışmaların genişletileceğini ve Türk taşının yalnızca ham madde değil, yüksek katma değerli bir ürün olarak sunulacağını ifade etti. Bu kapsamda mimari projelerle daha güçlü entegrasyon, tasarım odaklı iş birlikleri ve global pazarlarda görünürlüğü artıracak stratejilerin devreye alınacağını belirten Metin Çekiç, amaçlarının Türk doğal taşını premium segmentte konumlandırarak ihracat gelirini yukarı taşımak olduğunu söyledi. 

DÜNYACA ÜNLÜ MİMARLARI İSTANBUL’A GETİRMEK İSTİYORUZ

İMİB olarak şehirlerin ve markaların küresel vitrine çıktığı stratejik bir buluşma noktası olarak öne çıkan dünya mimarlık dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan World Architecture Festival’i (WAF), Türkiye’ye getirmek için de harekete geçtiklerini hatırlatan Metin Çekiç, “Bu kapsamda İMİB’in davetiyle, WAF adına Türkiye ziyaretine Program Direktörü Paul Finch, Ticari Direktör Frazer Stokes ve İş Geliştirme Direktörü Damien St. George İstanbul’a geldi. Program boyunca İstanbul’un tarihi mirası, mimari zenginliği ve uluslararası etkinlik düzenleme kapasitesi doğrudan yerinde gösterildi. Organizasyonun Türkiye’de düzenlenebileceği potansiyel alanlar da detaylı şekilde değerlendirildi. Gerçekleştirilen bu temaslar Türkiye’nin yalnızca doğal taşta değil, küresel mimarlık ekosisteminde de daha güçlü bir oyuncu olma hedefinin somut bir göstergesi. Bu hamlemiz ile WAF gibi prestijli bir organizasyonun gelecekte Türkiye’de düzenlenmesi ihtimalini güçlendirdik. İMİB olarak, bu küresel organizasyonu Türkiye’ye kazandırmak istiyoruz. Daha önce İMİB, Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB) ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) ile birlikte Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle yürütülen Turquality projesi ‘Land of Stone’ ile Türk doğal taşlarını WAF sahnesine taşıyarak önemli bir görünürlük elde ettik. Ayrıca festivalde ‘Best Use of Stone’ kategorisine verilen sponsorlukla da Türk taşının mimarlıkta kullanım gücünü uluslararası ölçekte vurguladık. Singapur ve Miami’de yapılan son 2 organizasyonda en güçlü şekilde yer aldık. Şimdi sıra İstanbul’da. Eğer WAF’ı İstanbul’a getirebilirsek dünyaca ünlü mimarları İstanbul’da ağırlama imkanı bulacağız. Türk taşlarının dünya çapındaki projelerde daha fazla kullanılması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. 

ABONE OL