SON DAKİKA
Lojistik Perşembe 15 Ocak 2026 14:03

LOJİSTİKTE 2026 VİZYONU BÜYÜME VE DİJİTALLEŞME

Küresel ticaretteki yavaşlamaya rağmen Türkiye lojistik sektörü 2026'ya e-ticaret, transit taşımacılık ve dijital dönüşüm yatırımlarıyla giriyor. Sektör temsilcileri, Orta Koridor, yeşil lojistik ve altyapı entegrasyonunun önümüzdeki yılın ana gündem maddeleri olacağını vurguluyor

Lojistikte 2026 vizyonu büyüme ve dijitalleşme

Türkiye lojistik sektörü, 2026 yılına küresel ekonomideki dalgalanmaların gölgesinde ancak daha temkinli ve planlı bir perspektifle hazırlanıyor. Jeopolitik riskler, enerji maliyetleri ve ticaretteki yavaşlama eğilimi, sektör oyuncularının maliyet yönetimi ve verimlilik odaklı stratejilere yönelmesine neden oluyor. Buna karşın Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında köprü konumunda bulunması, transit taşımacılık açısından önemli bir avantaj yaratmayı sürdürüyor.

E-ticaret ve iç pazar lojistiği öne çıkıyor

2026’da büyümenin en güçlü itici gücünün e-ticaret ve iç pazar taşımacılığı olması bekleniyor. Hızlı teslimat, mikro dağıtım merkezleri ve son kilometre lojistiği yatırımlarının artması, kargo ve express taşımacılık segmentlerinde rekabeti daha da kızıştıracak. Uzmanlar, şehir içi lojistikte elektrikli araçlar ve akıllı depo çözümlerinin yaygınlaşacağını öngörüyor.

Orta Koridor ve transit taşımacılık

Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik rolü, 2026 beklentilerinde önemli bir yer tutuyor. Çin–Avrupa hattında demiryolu ve multimodal taşımacılığın payının artması, Türkiye’nin lojistik üs olma hedefini güçlendiriyor. Sektör temsilcileri, demiryolu altyapısının güçlendirilmesi, gümrük süreçlerinin hızlandırılması ve geçiş belgelerindeki kotaların artırılmasının rekabet gücünü doğrudan etkileyeceğini belirtiyor.

Dijitalleşme ve yapay zeka dönemi

2026, lojistikte dijital dönüşümün hız kazandığı bir yıl olacak. Yapay zeka destekli rota optimizasyonu, akıllı depo yönetim sistemleri, blockchain tabanlı tedarik zinciri takibi ve otomasyon çözümleri, maliyetleri düşürürken hizmet kalitesini artırmayı hedefliyor. Veri analitiği sayesinde talep tahminlerinin daha isabetli yapılması, stok yönetiminde verimliliği yükseltecek.

Yeşil lojistik ve sürdürülebilirlik

Avrupa Birliği’nin sınırda karbon düzenlemesi ve çevresel standartları, Türk lojistik firmalarını da daha çevreci yatırımlara yönlendiriyor. 2026’da alternatif yakıtlı araç filoları, intermodal taşımacılık ve karbon ayak izi raporlaması, sektörün rekabet kriterleri arasında yer alacak. Yeşil lojistik uygulamaları, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda finansman ve müşteri tercihleri açısından da belirleyici olacak.

Genel beklenti dönüşüm yılı

Sektör temsilcilerine göre 2026, lojistik için “temkinli büyüme ve yapısal dönüşüm” yılı olacak. Küresel ticaretteki yavaşlamaya rağmen, Türkiye’nin coğrafi avantajı, altyapı yatırımları ve dijitalleşme hamleleri sayesinde lojistik sektörü bölgesel bir merkez olma iddiasını koruyacak. Verimlilik, sürdürülebilirlik ve entegrasyon, önümüzdeki dönemin anahtar kavramları olarak öne çıkıyor.

ABONE OL