SON DAKİKA
ziraat web
İŞ DÜNYASI Salı 24 Şubat 2026 02:32

KAYIT DIŞI İSTİHDAMIN TRİLYONLUK BEDELİ

Türkiye kayıt dışı istihdamda ilerleme kaydetti ancak kayıp hâlâ büyük. Sadece tarım dışı sektörlerdeki kayıt dışılık, yıllık 1,5 trilyon liralık vergi ve prim gelirinden vazgeçildiğini gösteriyor. Bu tutar, sosyal güvenlik sisteminin dengesini tek başına değiştirecek büyüklükte

Kayıt dışı istihdamın trilyonluk bedeli

Mustafa DENİZ

Türkiye’de kayıt dışı istihdam son 30 yılda kayda değer ölçüde azaldı. 1990’ların ortasında yüzde 55’in üzerinde seyreden kayıt dışılık oranı, 2025 itibarıyla yüzde 24,6’ya kadar geriledi. Ancak gelinen noktaya rağmen, özellikle tarım dışı sektörlerde hâlâ önemli bir ekonomik ve mali potansiyelin sistem dışında kaldığı görülüyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025 yılının son çeyreğinde kayıt dışı çalışanların sayısı 8 milyon 37 bin kişi olarak hesaplandı. Bu grubun 3 milyon 545 bini tarım sektöründe yer alırken, 4 milyon 492 bin kişi sanayi ve hizmetler başta olmak üzere tarım dışı alanlarda çalışıyor.

Tarım dışı sektörler kritik eşikte

Tarım dışı istihdamda kayıt dışılık oranı 1990’da yüzde 25 düzeyindeyken, 2005’te yüzde 35’in üzerine çıkmış, ardından uygulanan denetim ve teşvik politikalarıyla düşüşe geçmişti. 2025 yılında bu oran yüzde 15,9 olarak ölçüldü. Buna rağmen, tarım dışındaki kayıt dışı istihdamın büyüklüğü kamu maliyesi açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

Tarım dışı sektörlerde kayıt dışı çalışanların 2 milyon 386 bini ücretli veya yevmiyeli, 1 milyon 510 bini kendi hesabına çalışanlardan oluşuyor. İşveren konumundaki kayıt dışı çalışanların sayısı 206 bin olurken, ücretsiz aile işçisi olarak çalışanların sayısı 391 bin olarak kaydedildi.

Kayıt dışılığın üç taraflı maliyeti

Kayıt dışı istihdamdan en fazla zarar gören kesim, doğrudan çalışanların kendisi oluyor. Sosyal güvenceye erişemeyen bu kişiler, emeklilik hakkı kazanamıyor ya da ilerleyen yıllarda düşük aylıklarla yetinmek zorunda kalıyor.

İkinci mağdur grup ise yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren işverenler. Vergi ve prim ödemeyen işletmelerle aynı pazarda faaliyet göstermek, maliyet dengesini bozarak haksız rekabet yaratıyor. Üçüncü ve en büyük kayıp ise kamu kesiminde yaşanıyor. Sosyal güvenlik sistemi ve bütçe, ciddi bir gelirden mahrum kalıyor.

Asgari ücret üzerinden bile tablo ağır

Tarım dışı sektörlerdeki tüm kayıt dışı çalışanların yalnızca asgari ücret üzerinden sisteme dâhil edilmesi halinde, 2026 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu’nun aylık prim geliri yaklaşık 54,5 milyar liraya ulaşacaktı. Bu tutar yıllık bazda 654,3 milyar liralık ek prim anlamına geliyor.

Bu hesaplamada, gelir vergisinin asgari ücrete kadar alınmadığı mevcut yapı esas alındığında dahi ortaya çıkan kayıp, kayıt dışılığın kamu maliyesi üzerindeki etkisini net biçimde gösteriyor.

Gerçek potansiyel ortalama ücrette gizli

Daha çarpıcı tablo ise ortalama ücretler üzerinden yapılan hesaplamada ortaya çıkıyor. 2025 yılında özel sektörde prime esas bildirilen ortalama aylık kazanç 48 bin lirayı aştı. Bu tutar, asgari ücretin yaklaşık 1,85 katına karşılık geliyor. Aynı oranın 2026’da da korunması halinde, tarım dışı sektörlerde kayıt dışı çalışanların sisteme dâhil edilmesiyle aylık 129 milyar lirayı aşan vergi ve prim geliri elde edilebileceği hesaplanıyor.

Yıllık bazda bu tutar 1,5 trilyon liraya yaklaşıyor. Bu rakam, sadece SGK primlerini değil; gelir ve damga vergilerini de kapsayan toplam kamu gelirini ifade ediyor.

Emekli aylıkları için çarpıcı senaryo

Sosyal Güvenlik Kurumunun 2026 yılı için yaklaşık 5,2 trilyon lira prim geliri elde etmesi, buna karşılık 5 trilyon liraya yakın emekli aylığı ödemesi yapması bekleniyor. Mevcut projeksiyonlar, sınırlı da olsa bir gelir-gider açığına işaret ediyor.

Ancak tarım dışı sektörlerdeki kayıt dışı istihdamın tamamen kayıt altına alınması halinde, bütçeden ve SGK kasasından ilave bir kaynak kullanılmadan, emekli aylıklarına mevcut artışlara ek olarak yüzde 31 oranında zam yapılabileceği hesaplanıyor.

Aktif-pasif dengesine olumlu katkı

Kasım ayı itibarıyla Türkiye’de 26,3 milyon aktif sigortalıya karşılık, dosya bazında 16,2 milyon pasif sigortalı bulunuyor. Aktif/pasif oranı 1,63 seviyesinde. Tarım dışı istihdamın tamamen kayıt altına alınması durumunda bu oranın 1,75’e yükselmesi mümkün görünüyor.

Bu tablo, kayıt dışılıkla mücadelenin yalnızca bir denetim meselesi değil; aynı zamanda sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği açısından da kritik bir politika alanı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.