KALKINMA YOLU ENERJİ İÇİN CAN SUYU OLACAK
Türkiye ile Irak arasında 1973 yılında imzalanan ve yarım asırdır enerji denkleminin merkezinde yer alan Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması, 27 Temmuz 2026'da resmen sona eriyor. Ankara, mevcut hattı genişletilmiş bir bölgesel enerji paktına dönüştürecek kapsamlı teklifini Bağdat'a iletti. Süre daralırken gözler Irak yönetiminin vereceği nihai karara çevrildi. Tarihi imza için top tamamen Irak tarafında

Hakan ÖZBAY
Türkiye ve Irak arasındaki enerji ilişkilerinde kritik bir eşiğe girildi. Kerkük-Yumurtalık (Ceyhan) boru hattının yasal zeminini oluşturan mevcut anlaşmanın bitişine aylar kala, Ankara proaktif bir hamleyle yeni dönem vizyonunu ortaya koydu. Türkiye'nin masaya koyduğu kapsamlı teklifin ardından süreç tamamen Bağdat'ın atacağı adıma kilitlendi. Mevcut durumda Ankara üzerine düşeni yapıp beklemeye geçerken, nihai karar için gözler Irak Petrol Bakanlığı'na çevrilmiş durumda.
YARIM ASIRLIK ANLAŞMA NELERİ KAPSIYORDU?
27 Ağustos 1973’te Ankara’da imzalanan ve 2010 yılındaki güncellemeyle bitiş tarihi 27 Temmuz 2026 olarak belirlenen orijinal anlaşma, iki ülke arasındaki enerji iş birliğinin temel anayasası niteliğindeydi. Ankara'nın masadaki yeni teklifinin önemini anlamak için, yerini alacağı tarihi metnin şu kritik maddelerini hatırlamak gerekiyor:
Güzergah ve İhracat Kapısı: Irak'ın kuzeyindeki petrol sahalarından (ağırlıklı olarak Kerkük) çıkarılan ham petrolün, Türkiye toprakları üzerinden Akdeniz'e (Adana-Ceyhan/Yumurtalık) taşınması ve buradan dünya pazarlarına ihraç edilmesi güvence altına alınmıştı.
Transit Geliri Garantisi: Türkiye'nin hattan elde edeceği ticari kazanç, varil başına belirlenen sabit taşıma ve yükleme (FOB) ücretleriyle garanti altına alınmış, bu rakamlar yıllar içindeki ek protokollerle güncellenmişti.
Ceyhan'da Irak Bürosu ve Muafiyetler: Türkiye, Irak tarafının operasyonları denetlemesi için Ceyhan terminalinde bir büro kurmasına izin vermiş; bu büroyu, personelini ve işlemlerini Türkiye kaynaklı vergi ve mali yükümlülüklerden muaf tutmuştu.
Gümrük ve Liman Kolaylığı: Irak petrolünü taşıyacak tankerlerin yükleme ve hareketlerinde bürokratik engellerin kaldırılması ve gümrük-liman formalitelerinin en kısa sürede tamamlanması Türk tarafınca taahhüt edilmişti.
Tek Yetkili Bağdat (SOMO): Anlaşmanın en kritik ve yakın dönemdeki tahkim krizinin de temelini oluşturan maddesi uyarınca; boru hattından akacak petrolün sevk, idare ve mülkiyetinde tek meşru otorite Irak Federal Hükümeti olarak kabul edilmişti. Özellikle 19 Eylül 2010 tarihinde imzalanan ve anlaşmayı 2026'ya kadar uzatan ek protokolle, Ceyhan'dan gemilere petrol yükleme talimatını verme yetkisinin münhasıran Irak Petrol Bakanlığı'na (ve onun devlet pazarlama şirketi SOMO'ya) ait olduğu çok daha kesin bir yasal zemine oturtulmuştu.
ANKARA’NIN TALEBİ NET
Edinilen bilgilere göre, Türkiye'nin Irak tarafına ilettiği yeni taslak, eski anlaşmanın basit bir tarih güncellemesinden çok daha fazlasını içeriyor. Masadaki en stratejik vizyon, boru hattının Basra Körfezi'nden Türkiye'ye uzanacak olan devasa Kalkınma Yolu Projesi ile tam entegre hale getirilmesi.
Ankara, boru hattının sadece kuzeydeki Kerkük petrolleriyle sınırlı kalmayıp, güneydeki zengin sahalara kadar inmesini ve Kalkınma Yolu'nun güzergahıyla birleşmesini öneriyor. Böylece kara ve demir yolu ağlarının yanına doğalgaz ve petrol boru hatları da eklenerek, projenin tam teşekküllü bir "bölgesel enerji ve ticaret koridoruna" dönüşmesi hedefleniyor. Sadece ham petrol taşımacılığına odaklanan yapının yerine; doğalgaz, elektrik üretimi, hidrokarbon sahalarının geliştirilmesi ve petrokimya yatırımlarını barındıran entegre bir model masada yer alıyor.
SIRADAN BİR UZATMA DEĞİL ENTEGRE ENERJİ PAKTI
Edinilen bilgilere göre, Türkiye'nin Irak tarafına ilettiği yeni taslak, bu 53 yıllık yapının basit bir tarih güncellemesinden çok daha fazlasını içeriyor. Sadece ham petrol taşımacılığına odaklanan yapının yerine; doğalgaz, elektrik üretimi, hidrokarbon sahalarının geliştirilmesi ve petrokimya yatırımlarını barındıran entegre bir model teklif edildi.
Kalkınma Yolu Projesi'nin enerji ayağını oluşturacak bu vizyonla, hattın yıllardır atıl kalan günlük 1,5 milyon varillik kapasitesinin tam performansla, kesintisiz çalışması hedefleniyor. Ayrıca hattın sadece kuzeyle sınırlı kalmayıp Irak'ın güneyindeki zengin sahalara indirilmesi de masadaki en güçlü önerilerden biri.
ANKARA HAZIR BAĞDAT'IN YANITI BEKLENİYOR
Mart 2023'ten bu yana Uluslararası Ticaret Odası'nın (ICC) tahkim kararı ve Bağdat-Erbil hattındaki iç anlaşmazlıklar nedeniyle kapalı olan boru hattında Türkiye, kendi sınırları içindeki sistemi operasyonel ve çalışmaya hazır tuttuğunu her fırsatta yineliyor. Türkiye, hattı çalışır vaziyette tutmak için ciddi yatırımlar yapmaya devam ederken, 2026 Temmuz'u beklenmeden bu genişletilmiş anlaşmanın yürürlüğe girmesini talep ediyor.
Enerji kulislerinde, bölge ekonomisinin kaderini etkileyecek bu çok boyutlu anlaşmanın hayata geçirilmesi için Türkiye'nin çözüm odaklı yaklaşımıyla müzakere masasını çoktan kurduğu konuşuluyor. Türkiye yeni teklifiyle elini açıkça belli ederken, Bağdat yönetiminin iç dinamiklerindeki pürüzleri ne zaman aşıp masaya oturacağı merak konusu.

