İLK DENİZ ÜSTÜ RÜZGAR YARIŞMALARI YIL SONUNDA YAPILACAK
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, "2026'nın sonunda ilk deniz üstü rüzgar santrali yarışmalarının gerçekleşmesini ümit ediyoruz. Böylece 2030-2031'de de ilk deniz üstü rüzgar türbinlerimizi görebilelim." dedi.

Erden, rüzgar enerjisinde geçen yıl yaklaşık 2 bin megavatlık yeni kurulumla Türkiye'de son 15 yılın en güçlü performansına ulaşıldığını belirtti.
Son dönemde günlük rüzgar enerjisi üretiminde kırılan rekorların tek günle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Erden, "Amacımız sektör ve ülke olarak çok güçlü bir rüzgar ekosistemi ve altyapısıyla bu rekorların yıllara yayılması ve süreklilik kazanması. Bahsettiğimiz istatistikler, yeni rüzgar santrallerinin istikrarla yapılmaya devam ettiğini gösteriyor. Yeni yapılan her santral, bu rekoru bir daha kırmaya imkan sağlar." diye konuştu.
Erden, Türkiye'nin, Avrupa'da en güçlü rüzgar potansiyeline sahip iki ülkeden biri olduğuna dikkati çekerek, "Bu rüzgar potansiyelimizi kullanmama lüksümüz yok." dedi.
Çevresel ve sosyal etkilerin önemine de değinen Erden, son 20 yılda yatırımcıdan finansöre kadar tüm paydaşların bu alanda önemli deneyim kazandığını ifade etti.
Erden, 2025'in başında 2024 Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) ihalesinin, yıl sonunda ise 2025 YEKA ihalesinin tamamlandığını anımsatarak, iki yarışmayla toplam 2 bin 350 megavatlık kapasitenin yatırımcılara sunulduğunu söyledi.
YEKA ihalelerinin düzenli ve öngörülebilir şekilde yapılmasının sektör açısından önemli olduğunu belirten Erden, bu durumun yatırımcı güvenini artırdığını dile getirdi.
Erden, yerli ve yabancı yatırımcıların, finans kuruluşlarının ve tüm paydaşların sektörde uzun vadeli öngörülebilirlik aradığını vurgulayarak, "Her yıl 1000-1500 megavat arasında kurulu güçle devam edeceğimizi görüyoruz. Bu çok önemli bir değer." değerlendirmesinde bulundu.
Son YEKA ihalelerinde ilginin yüksek olduğuna dikkati çeken Erden, ihaleyi kazanan yatırımcıların tamamının sözleşmelerini imzaladığını ve projeleri hayata geçirme konusunda güçlü irade ortaya koyduğunu kaydetti.
- Yabancı yatırımcı ilgisi artıyor
Erden, yabancı yatırımcı ilgisinin kademeli olarak arttığına işaret ederek, bu artışın sadece YEKA projeleriyle sınırlı kalmayıp, diğer kapasite tahsisleriyle de desteklenmesi halinde daha da güçleneceğini söyledi.
Bu yıl özellikle depolamalı rüzgar projelerinde ilk santrallerin hayata geçirilmesinin beklendiğini anlatan Erden, "Rüzgar enerjisi yatırımlarına depolama desteğinin eklenmesi, şebekenin güçlendirilmesi açısından son derece önemli. Bu yatırımların 2026 itibarıyla sahaya yansıyacağını öngörüyoruz." ifadelerini kullandı.
Erden, geçmiş yıllarda ihalesi yapılan YEKA projelerinin de 2025 itibarıyla devreye alınmaya başlandığını anımsatarak, şöyle devam etti:
"Güçlü bir şekilde 2026'da da YEKA santrallerinin devreye gireceğini öngörüyoruz. Bütün bunları dikkate aldığımız zaman 2026'nın sonunda biz bu sene ulaştığımız, 1900-2 bin megavat seviyelerini daha da aşarak 2 bin megavat ve üzerinde bir santral kurulumuyla yılı kapatacağız. Bununla paralel olarak deniz üstü rüzgar alanında da gelişmeler bekliyoruz. Enerji Bakanlığımız 2-2,5 senedir bu alanda yoğun çalışmalar yürütüyor. Potansiyel deniz üstü rüzgar santral sahalarının ve ihale mekanizmalarının geliştirilmesi ile bu işin finansmanının sağlanması yönünde yerel ve uluslararası paydaşlarla TÜREB çok yoğun çalışmalar yürütüyor ve sektörü harekete geçirerek kamu ile bir araya getiriyor. 2026'nın sonunda ilk deniz üstü rüzgar santrali yarışmalarının gerçekleşmesini ümit ediyoruz. Böylece 2030-2031'de de ilk deniz üstü rüzgar türbinlerimizi görebilelim."
Erden, bu yıl Türkiye'nin BM İklim Konferansı COP31'e ev sahipliği kapsamında Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (Wind Europe) ve Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (Global Wind Energy Council) ile beraber çok güçlü etkinlikler planladıklarını aktardı.
Söz konusu iki uluslararası örgütün mayısta düzenlenecek TÜREK Kongresi'nde yer alacağını belirten Erden, COP31 sürecinde de bu ve diğer uluslararası kuruluşlarla birlikte çeşitli sürpriz çalışmalar planladıklarını, söz konusu hazırlıkların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla koordinasyon içinde yürütüldüğünü söyledi.