IC HOLDİNG, "ETKİ SERİSİ" BULUŞMASINI GERÇEKLEŞTİRDİ
IC Holding, COP31 İklim Zirvesi sürecine uzanan sürdürülebilirlik vizyonu kapsamında hayata geçirdiği "Etki Serisi" buluşmalarının ilkini "İklim Eylemi" odağında biyoçeşitlilik temasıyla gerçekleştirdi. Holding, farklı sektörlerde yürüttüğü doğa koruma uygulamalarını sürdürülebilirlik yaklaşımının ayrılmaz bir parçası olarak ele alırken, TREDAŞ ve DKMP 1.Bölge Müdürlüğü tarafından Trakya'da sürdürülen "Trakya'nın Kuşlarını Halkalıyoruz" projesi hakkında bilgi verildi. Bölgedeki biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik uzun vadeli yaklaşımı ortaya koyan proje kapsamında önümüzdeki beş yıl içiniçinde 500 leylek ve 100 şah kartalın halkalanması hedefleniyor.

IC Holding, COP31’e giden süreçte sürdürülebilirlik yaklaşımını sahadaki uygulamalar ve ölçülebilir etkiler üzerinden ele almak amacıyla “Etki Serisi” buluşmalarını başlattı. Holding’in sahiplendiği dört Sürdürülebilir Kalkınma Amacı ekseninde kurgulanan buluşmaların ilkinde, “İklim Eylemi” başlığı altında biyoçeşitlilik odağı gündeme taşındı.
IC Holding; enerji, turizm, altyapı ve şehircilik alanlarında yürüttüğü çalışmalarda biyoçeşitliliği yalnızca korunması gereken bir çevre başlığı olarak değil, faaliyet alanlarının ayrılmaz bir sürdürülebilirlik unsuru olarak ele alıyor. Holding grup şirketleri aracılığıyla geliştirilen iş birlikleri kapsamında yürütülen çalışmalarda; habitat bütünlüğünün korunması, göç yollarının gözetilmesi, ekosistem rehabilitasyonu ve bilimsel izleme mekanizmaları öncelikli çalışma alanları arasında yer alıyor. Bu kapsamda IC Hotels tarafından Antalya’daki kum zambakları ve caretta caretta yaşam alanlarına yönelik koruma uygulamaları yürütülüyor. IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin Hatay’da bulunan Erzin-2 Güneş Enerjisi Santrali’nde ise flora ve fauna türlerine yönelik bilimsel koruma uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ayrıca, Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ) ile Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğü (DKMP) tarafından yürütülen “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesiyle kuş göç yollarına yönelik koruma çalışmaları sürdürülüyor.
Aslı Ünlü: “İklim krizi yalnızca çevresel değil; sosyal ve toplumsal etkileriyle ele alınmalı”
IC Holding Kurumsal İletişim ve Sosyal Etki Direktörü Aslı Ünlü, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının iklim diplomasisi açısından önemli bir dönemeç olduğunu ifade etti. COP31’e giden süreçte IC Holding olarak, sahiplendikleri dört Sürdürülebilir Kalkınma Amacı ekseninde “Etki Serisi” buluşmaları gerçekleştirdiklerini belirten Ünlü, her bir buluşmayı; sahada ölçülebilir sonuç üreten uygulamaların paylaşıldığı bir paylaşım ve etki platformu olarak kurguladıklarını aktardı.
Bu kapsamda ilk Etki Serisi buluşmasını, “İklim Eylemi” başlığı altında biyoçeşitlilik temasıyla gerçekleştirdiklerini kaydeden Ünlü, bugün iklim krizinin yalnızca çevresel değil; sosyal, ekonomik ve toplumsal etkileriyle birlikte ele alınması gerektiğini, doğal yaşamın korunmasının ise uzun vadeli toplumsal dayanıklılık ve sürdürülebilir kalkınma açısından kritik bir sorumluluk alanı haline geldiğini ifade etti.
Necati Ergin: “Kuş dostu enerji altyapısı modeliyle hem doğayı hem de enerji geleceğimizi koruyoruz”
Bugün gelinen noktada doğayı korumak ve hizmet kalitesini artırmanın TREDAŞ için aynı hedefin iki parçası olduğunu vurgulayan TREDAŞ Genel Müdürü Necati Ergin, “Baktığımızda Trakya, dünyanın en önemli kuş göç yollarından biri üzerinde yer alıyor. Biz de TREDAŞ olarak enerji dağıtımında yalnızca hatları değil, bölgenin ekosistemini de yönetiyoruz. DKMP 1. Bölge Müdürlüğü ile gerçekleştirdiğimiz ‘Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz’ projesiyle, göç yolları üzerindeki riskleri azaltmaya, kuşlar için daha güvenli yaşam alanları oluşturmaya ve bilimsel verilerle desteklenen uzun soluklu bir koruma modeli ortaya koymaya odaklanıyoruz. Bu yaklaşımı Kuş Dostu Enerji Altyapısı Modeli olarak tanımlıyoruz. Bu projeyle Trakya’nın gökyüzünde yüzyıllardır süregelen yolculuğunu nasıl koruma altına aldığımızı anlatıyoruz” dedi.
Özellikle sığırcıklar gibi kalabalık sürülerin enerji hatlarına konmasının hem kuşlar açısından risk oluşturabildiğini hem de sistemde arızalara yol açabildiğini belirten Ergin, izolasyon uygulamaları, yuva platformları ve koruma çalışmalarıyla bu riskleri henüz oluşmadan yönettiklerini aktardı. Ergin, “Kuşları koruduğumuzda, aslında enerji altyapımızı da koruyoruz. Bunun doğal sonucu olarak vatandaşlarımıza daha kesintisiz ve güvenilir bir hizmet sunuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesi yeni faza geçti
TREDAŞ ile DKMP 1. Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” projesi 2025 yılı itibarıyla yeni bir faza taşındı. Projede halkalama ve GPS ile izleme çalışmaları da devreye alındı. Önümüzdeki beş yıl boyunca 500 leylek ve 100 şah kartalın halkalanması, göç rotaları ve davranışlarının uydu vericili GPS’lerle takip edilmesi planlanıyor. Projenin ilk yılında ise 100 leylek ve 13 şah kartal halkalanarak izlemeye alındı. Saha çalışmalarında bugüne kadar Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nde yaklaşık 30 kilometrelik iletken izolasyonu gerçekleştirildi.
Trakya, Avrupa ve Asya arasındaki en önemli kuş göç koridorlarından biri olma özelliği taşırken, özellikle leylekler ve nesli tehlike altındaki şah kartallar için kritik yaşam alanları arasında yer alıyor. Yürütülen çalışmalarla, elektrik hatlarından kaynaklanan kuş ölümlerinin azaltılması, güvenli göç koridorlarının oluşturulması ve doğayla uyumlu enerji altyapılarının yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
DKMP 1.Bölge Müdürlüğü, yaban hayatının korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetimiyle görevli temel kurum olup protokol kapsamında çalışmalarına devam ediyor. Saha çalışmalarında Trakya’nın göç yolları açısından taşıdığı öneme dikkat çekilerek yaban hayvanlarının barınma, beslenme ve üreme koşullarını iyileştirici tedbirler konusunda çalışmalar yapılıyor.
Bu yönüyle “Trakya’nın Kuşlarını Halkalıyoruz” Projesi, yalnızca kuş halkalama çalışması olmanın ötesinde; Trakya’nın biyolojik mirasının korunmasına, ekolojik dengenin sürdürülebilir yapısına ve yaban hayatı yönetiminin bilimsel temeller üzerine inşa edilmesine hizmet eden kapsamlı bir doğa koruma projesi niteliği taşıyor.
