HOWDEN'DAN İŞLETMELERE SAVAŞ VE POLİTİK RİSKLERE KARŞI SİGORTA ÇÖZÜMÜ
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, iç karışıklıklar ve bölgesel çatışmalar iş dünyasında risk algısını yeniden şekillendiriyor. Günümüz dünyasında savaşlar, halk hareketleri, kamulaştırma uygulamaları ve finansal krizler yalnızca belirli coğrafyaları değil, küresel tedarik zincirlerini, yatırımları ve şirket bilançolarını doğrudan etkileyen temel risk alanları arasında yer alıyor. Dünyada yaşanan sıcak gelişmelerin şirketler açısından yeni bir gerçeklik oluşturduğunu belirten Howden Türkiye Bölge CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Yılmaz, işletmeleri savaş, ayaklanma ve siyasi şiddet gibi olağanüstü durumlara karşı koruyan "Savaş ve Politik Riskler Sigortası" ile firmaların yanında yer aldıklarını söyledi.

2026 yılı ilk aylarında yaşanan jeopolitik gerilimler, bölgesel çatışmalar, iç karışıklıklar ve ekonomik sarsıntılar; yalnızca belirli coğrafyaları değil, global ticaret akışını ve finansal istikrarı da doğrudan etkileyen temel risk başlıkları arasında yer alıyor. Jeopolitik bloklaşmalar, enerji ve emtia fiyatlarındaki dalgalanma ile tedarik zincirlerinde devam eden yeniden yapılanma, şirketlerin risk gündemini şekillendirmeye devam ediyor. Bu tablo; daha güçlü senaryo analizlerini, esnek sigorta programlarını ve disiplinli sermaye yönetimini zorunlu hale getiriyor.
Bu çerçevede, Howden, işletmeleri savaş, ayaklanma ve siyasi şiddet gibi olağanüstü durumlara karşı koruyan “Savaş ve Politik Riskler Sigortası” ile dikkat çekiyor.
'SAVAŞIN DA SİGORTASI VAR'
Howden Türkiye Bölge CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Yılmaz, dünyada yaşanan sıcak gelişmelerin şirketler açısından yeni bir gerçeklik oluşturduğunu belirterek şunları söyledi:
“Jeopolitik riskler artık belirli bölgelerle sınırlı değil. Savaşlar, halk hareketleri, iç karışıklıklar ve siyasi müdahaleler, yatırım kararlarından finansmana erişime kadar tüm süreçleri etkiliyor. Belirsizlik artık çevresel bir unsur değil, iş dünyasında karar alma süreçlerinin merkezinde yer alıyor.”
Türkiye’de henüz yeterince bilinmeyen “Savaş ve Politik Riskler Sigortası” ürününe dikkat çeken Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Savaşın da sigortası var. Bu ürün; kargaşa, halk hareketleri, ayaklanma ve savaş gibi durumlarda tesisinizin bulunduğu bölgede oluşabilecek fiziksel hasarları teminat altına alıyor. Bu yalnızca klasik terör teminatı değil, çok daha geniş kapsamlı
bir koruma sağlıyor. Savaş, iç karışıklık, sabotaj ve benzeri kalkışmalarda işletmelerin uğrayabileceği zararları güvence altına alabiliyoruz.”
UKRAYNA ÖRNEĞİ: GERÇEK HASAR, GERÇEK ÖDEME
Yılmaz, bu ürünün teorik bir teminat olmadığını, somut örneklerle test edildiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Rusya-Ukrayna savaşı sırasında bu sigortayı müşterilerimize sunduk. Bölgede faaliyeti olan bazı firmalarımız hasar yaşadı ve poliçe kapsamında tazminatlarını aldılar. Bu, ürünün gerçek hayatta nasıl çalıştığını gösteren en net örneklerden biri.”
Savaş ve Politik Riskler sigortasının, riskli bölgelerde faaliyet gösteren veya yatırımı bulunan şirketler için özel olarak tasarlanabildiğini belirten Yılmaz, “Eğer tesisiniz bir çatışma bölgesine yakınsa ya da jeopolitik açıdan hassas bir coğrafyada faaliyet gösteriyorsanız, bu teminatı özel olarak yapılandırabiliyoruz. Bireysel sigortalardaki standart savaş istisnalarından farklı olarak, burada kurumsal riskler için özel dizayn edilmiş çözümler sunuyoruz.” dedi.
POLİTİK RİSK VE ŞİDDET SİGORTALARI NELERİ KAPSIYOR?
Howden’ın sunduğu çözümler yalnızca fiziksel hasarları değil, sınır ötesi yatırımlarda karşılaşılabilecek birçok kritik riski kapsıyor.
Bu kapsamda teminat altına alınabilen başlıca riskler şunlar:
Kamulaştırma: Yabancı hükümetlerin yatırımlara veya sözleşmelere müdahalesi
Siyasi kaynaklı şiddet: Savaş, iç karışıklık, sabotaj, terörizm
Para çevrilemezliği ve transfer engeli: Döviz transferinin kısıtlanması
Sözleşme ihlali: Ticaret sözleşmeleri veya kredi anlaşmalarında karşı tarafın yükümlülüğünü yerine getirmemesi
SINIR ÖTESİ YATIRIMLAR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
Yılmaz, Savaş ve Politik Riskler sigortasının özellikle sınır ötesi yatırımlarda kritik rol oynadığını belirterek şunları kaydetti:
“Bu sigorta, şirketlerin maruz kaldığı riski doğrudan devretmesine imkân tanıyor. Bu sayede yeni sermayeye erişim kolaylaşıyor, ülke ve karşı taraf risk limitleri daha etkin yönetilebiliyor. Üst yönetim açısından ise stratejik kararlar daha güvenli bir zeminde alınabiliyor.”
Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz sadece bir teminat sağlamıyoruz; şirketlere bu belirsizlik ortamında öngörü ve dayanıklılık kazandırıyoruz. Yüksek riskli bölgelerde Howden’ın global kaynaklarını devreye alarak Savaş ve Politik Riskler sigortası ile çözümler geliştiriyoruz. Amacımız işletmelerin kriz anlarında ayakta kalmasını sağlamak ve büyüme stratejilerini güvence altına almak. Çünkü bugün risk yönetimi, rekabet avantajının ayrılmaz bir parçası.”
