HEDEF PETROL DEĞİL YAŞAMIN KAYNAĞI SU
İran, İsrail ve Körfez ülkeleri arasındaki gerilimde oklar enerji hatlarından su altyapılarına kayıyor. Tahran'ın Arap ve İsrail arıtma tesislerini vurma planlarına karşı, ABD ve İsrail'in hedefinde İran'ın hayati öneme sahip tuzlu su arıtma tesisleri var. Peki, dünyanın en kurak bölgesinde su vanaları füzelerle kapanırsa ne olur?

Hakan ÖZBAY
Orta Doğu'da savaş doktrinleri köklü bir değişime uğruyor. Yıllarca petrol kuyuları, rafineriler ve enerji transfer hatları üzerinden yürütülen stratejik tehditler, yerini çok daha ölümcül ve insani kriz yaratacak bir hedefe bıraktı: Deniz Suyu Arıtma (Desalinasyon) Tesisleri. Giderek artan su stresi ve iklim krizi, bölge ülkelerinin içme ve kullanma suyunda denize bağımlılığını en üst seviyeye çıkarmış durumda. İstihbarat raporlarına yansıyan son iddialara göre İran, olası bir topyekûn savaş durumunda İsrail ve Arap ülkelerinin can damarı olan arıtma tesislerini hedef almayı planlıyor. Buna karşılık Washington ve Tel Aviv hattının misilleme planlarında, İran'ın iç kesimlerini besleyen arıtma kompleksleri ilk sırada yer alıyor.
İSRAİL VE ARAP ÜLKELERİ İÇİN VAROLUŞSAL TEHDİT
İsrail ve Körfez Arap ülkelerinin tatlı su kaynakları neredeyse tükenme noktasında. Bölgedeki tesislerin vurulması, milyarlarca dolarlık ekonomik bir krizin ötesinde saniyeler içinde bir beka sorununa dönüşebilir:
• İsrail'in Aşil Topuğu: İsrail, evsel içme suyunun yaklaşık %80'inden fazlasını Akdeniz kıyısındaki (Sorek, Hadera, Aşkelon gibi) devasa deniz suyu arıtma tesislerinden sağlıyor. Sadece Sorek tesisi, günde 600 bin metreküpten fazla su üreterek küresel çapta en büyük kapasitelerden birini temsil ediyor. Ayrıca İsrail'in yüksek teknolojiye dayalı tarım ihracatı büyük ölçüde bu tesislere entegre edilmiş durumda. Bu tesislerin güdümlü füzeler veya İHA sürüsü saldırılarıyla devre dışı kalması, ülkenin birkaç gün içinde susuzluktan felç olması ve tarım ekonomisinin çökmesi anlamına geliyor.
• Körfez'in Sıfır Noktası: Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve Kuveyt gibi ülkeler, içme sularının %90'a yakınını Basra Körfezi'ndeki tesislerden elde ediyor. Dünyanın en büyük arıtılmış su üreticisi konumundaki Suudi Arabistan'ın milyarlarca dolarlık Ras Al Khair tesisi ve BAE'nin Cebel Ali kompleksi, bu ülkelerin adeta yaşam destek üniteleri konumunda. Özellikle Riyad ve Dubai gibi çöle kurulmuş metropollerin arıtılmış su olmadan ayakta kalma süresi sadece birkaç günle sınırlı. Şebekelerin durması; salgın hastalıkların patlak vermesi, sanitasyonun çökmesi ve toplu göç dalgaları demek.
SAHİLDEN ÇÖLE UZANAN SU KORİDORLARI
ABD ve İsrail’in olası misilleme haritasında, İran’ın nükleer veya askeri tesisleri kadar stratejik bir diğer hedef de ülkenin kırılgan su altyapısı. Yıllardır şiddetli kuraklık ve yeraltı su rezervlerinin hızla tükenmesiyle boğuşan İran, ekonomik ve demografik çöküşü engellemek adına rotayı mecburi olarak güney sahillerine çevirmiş durumda. Basra Körfezi ve Umman Denizi kıyılarında –özellikle Bender Abbas ve Çabahar’da– faaliyet gösteren devasa deniz suyu arıtma tesisleri, ülkenin adeta can damarı işlevini görüyor.
Tahran yönetiminin devasa bütçeler ayırarak hayata geçirdiği "Basra Körfezi Su Transferi Mega Projesi" kapsamında bu tesislerde arıtılan su, yüzlerce kilometrelik dev boru hatlarıyla çölün ortasındaki Yezd, Kirman ve İsfahan gibi kurak iç eyaletlere pompalanıyor. Bu hatlar sadece milyonlarca insanın içme suyunu sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda İran ekonomisinin belkemiği olan bölgedeki bakır, çelik ve petrokimya ağır sanayi tesislerinin çarklarını da döndürüyor.
İç İsyan ve Stratejik Çöküş Riski: Bu hayati su şebekesinin ve arıtma komplekslerinin füzelerin hedefi olması, Tahran yönetimi için salt bir altyapı hasarı değil, doğrudan bir rejim güvenliği meselesi. Geçmiş yıllarda Zayende Nehri'nin kuruması ve su kesintileri nedeniyle ülke genelinde patlak veren kitlesel protestolar göz önüne alındığında; sahil ile iç kesimler arasındaki bu su koridorunun kesilmesi, ülkeyi onarılması güç bir susuzluk krizine, ağır sanayinin durmasına ve rejimi içeriden sarsacak devasa bir sivil itaatsizlik dalgasına sürükleyebilir.
FÜZELERDEN ÖNCE BAŞLAYAN SİBER SAVAŞ
Tesislerin yarattığı zafiyet sadece füzelerle sınırlı değil. Aslında bu savaş yıllar önce dijital ortamda başladı. 2020 yılında İranlı bilgisayar korsanlarının İsrail su şebekesine sızarak suya karıştırılan klor seviyesini ölümcül doza çıkarma girişimi, arıtma tesislerinin aynı zamanda devasa birer siber savaş cephesi olduğunu kanıtlamıştı. Dahası, vurulan bir petrol boru hattı haftalar içinde onarılabilirken, arıtma tesislerinin kalbini oluşturan yüksek teknolojili "ters osmoz membranlarının" ve özel titanyum pompaların yeniden sipariş edilip kurulması yılları bulabiliyor. Bu durum, olası bir saldırının faturasını anlık bir susuzluk krizinden çıkarıp, onarımı imkânsıza yakın milyarlarca dolarlık bir altyapı felaketine dönüştürüyor.
ASİMETRİK SAVAŞ VE ÇÖKEN EKOSİSTEM
Uzmanlar, su tesislerine yönelik bir savaşın "karşılıklı garantili yıkım" (Mutually Assured Destruction) anlamına geldiği konusunda hemfikir. Tesislerin vurulması sadece insanları ve fabrikaları susuz bırakmakla kalmayacak; devasa bir çevre felaketini de tetikleyecek. Normal şartlarda bile denize deşarjı büyük sorun olan ve "brine" (aşırı tuzlu atık su) adı verilen kimyasal karışımın, tesislerin vurulmasıyla kontrolsüzce yayılması bekleniyor. Vurulan kimyasal ünitelerden sızacak yüksek konsantrasyonlu tuz, klor ve kireç önleyici kimyasallar, Basra Körfezi ve Doğu Akdeniz'in kapalı deniz ekosistemini on yıllar boyunca geri dönülemez şekilde zehirleyecek.
HEDEFTEKİ DEV TESİSLER
SOREK (İsrail): Dünyanın en büyük ters osmoz tesislerinden biri. Günde 600 bin metreküpten fazla tatlı su üretiyor. Tel Aviv yönetiminin evsel su ihtiyacının ve yüksek teknolojili tarım ihracatının ana damarı.
HADERA ve AŞKELON (İsrail): Akdeniz kıyısında yer alan ve İsrail'in su bağımsızlığını sağlayan diğer iki mega kompleks. Devre dışı kalmaları, ülkeyi günlerle ifade edilen bir sürede susuz bırakabilir.
RAS AL KHAİR (Suudi Arabistan): Basra Körfezi kıyısında milyarlarca dolarlık yatırımla kurulan, dünyanın en büyük arıtılmış su üretim merkezlerinden biri. Çöl metropollerinin en kritik yaşam destek ünitesi.
CEBEL ALİ KOMPLEKSİ (BAE): Dubai'yi ve bölgeyi çölün ortasında hayatta tutan, elektrik üretimiyle entegre çalışan devasa su arıtma üssü.
BENDER ABBAS ve ÇABAHAR (İran): Tahran'ın "Basra Körfezi Su Transferi Mega Projesi"nin kalbi. Üretilen su, yüzlerce kilometrelik borularla çölün ortasındaki Yezd ve İsfahan gibi eyaletlere taşınarak hem halkı hem de İran'ın bakır ve çelik sanayisini ayakta tutuyor.

