SON DAKİKA
web
GÜNDEM Çarşamba 10 Haziran 2026 02:42

GENÇLERİN MÜLKİYET HAYALİ UZAKLAŞIYOR

Yükselen konut fiyatları, artan yaşam maliyetleri ve enflasyonun satın alma gücü üzerindeki baskısı, gençlerin gelecek planlarını yeniden şekillendiriyor. Ekonomist Prof. Dr. Özgür Demirtaş'ın yıllardır dile getirdiği "orta sınıfın daralması" ve "maaşlı çalışanların varlık edinme güçlüğü" yönündeki değerlendirmeleri, mevcut ekonomik tabloyla birlikte yeniden tartışma konusu oldu.

Gençlerin mülkiyet hayali uzaklaşıyor

Türkiye'de son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon süreci, yalnızca günlük yaşam maliyetlerini artırmakla kalmadı, aynı zamanda hanehalklarının uzun vadeli hedeflerini de zorlaştırdı. Özellikle konut ve otomobil fiyatlarındaki hızlı yükseliş, sabit gelirle çalışan milyonlarca kişinin birikim yapma kapasitesini önemli ölçüde sınırlandırdı.

Ekonomi çevrelerinde sıkça dile getirilen değerlendirmeler arasında, genç kuşakların önceki nesillerin sahip olduğu ekonomik fırsatlara ulaşmakta zorlandığı görüşü öne çıkıyor. Bu çerçevede Prof. Dr. Özgür Demirtaş'ın uzun yıllardır yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme taşınıyor.

Gelir artışı varlık fiyatlarını yakalayamıyor

Uzmanlara göre son dönemde ücretlerde yapılan artışlar, konut ve otomobil gibi yatırım niteliğindeki varlıkların fiyat artış hızının gerisinde kalıyor. Bu durum özellikle büyükşehirlerde yaşayan genç çalışanların ev sahibi olma hedeflerini ertelemesine neden oluyor.

Konut piyasasında yaşanan fiyat yükselişleri, yüksek kredi maliyetleriyle birleşince ilk kez ev alacak kesimin finansmana erişimini zorlaştırıyor. Benzer şekilde otomobil fiyatlarındaki artış da bireysel ulaşım araçlarını birçok çalışan için ulaşılması güç bir hedef haline getiriyor.

Orta sınıf üzerindeki baskı artıyor

Ekonomik tartışmaların merkezindeki bir diğer konu ise orta gelir grubunun giderek zayıflaması. Yüksek enflasyon ortamında ücret gelirlerinin reel olarak aşınması, tasarruf yapabilen kesimin daralmasına yol açıyor.

Ekonomistler, gelir dağılımındaki bozulmanın yalnızca tüketim alışkanlıklarını değil, toplumsal refah beklentilerini de etkilediğine dikkat çekiyor. Geçmişte düzenli gelir sahibi olmanın sağladığı ekonomik güvence, günümüzde aynı ölçüde karşılık bulmakta zorlanıyor.

Kalıcı refah için üretim ve verimlilik vurgusu

Uzmanların ortaklaştığı başlıklardan biri de sürdürülebilir büyümenin yalnızca para politikalarıyla sağlanamayacağı görüşü. Ekonomik istikrarın kalıcı hale gelmesi için üretim kapasitesinin artırılması, yüksek katma değerli sektörlerin geliştirilmesi ve yatırım ortamının güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Bu kapsamda eğitim kalitesi, hukuk güvenliği, teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışı gibi unsurların uzun vadeli kalkınmanın temel bileşenleri olduğu belirtiliyor.

Gençlerin gelecek endişesi derinleşiyor

Artan kira giderleri, yükselen yaşam maliyetleri ve tasarruf imkanlarının azalması, genç nüfusun ekonomik beklentilerini önemli ölçüde etkiliyor. Araştırmalar, özellikle büyükşehirlerde yaşayan gençlerin önemli bölümünün ev sahibi olmayı uzun vadeli ve zor bir hedef olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Ekonomi gündeminde sıkça tartışılan temel soru ise değişmiyor: Düzenli maaşla çalışan yeni kuşaklar, önceki nesillerin ulaştığı yaşam standartlarını yakalayabilecek mi?

Uzmanlara göre bu sorunun yanıtı; enflasyonla mücadelede sağlanacak başarıya, üretim odaklı büyüme politikalarına ve gelir dağılımındaki dengenin yeniden kurulmasına bağlı olacak. Mevcut görünüm ise gençlerin ekonomik gelecek kaygısının önümüzdeki dönemde de gündemin üst sıralarında yer alacağını gösteriyor.

ABONE OL