SON DAKİKA
Turizm Pazar 04 Ocak 2026 02:26

FİSH RİVER CANYON'A SEYRÜSEFER

Yeni yılda sizi yine harika coğrafyalara götürmeyi düşlüyorum. Bu, bazen çok uzaklarda bir okyanusun kıyısında, dağlarda, çöllerde bir doğal formasyonda olabilir, bazen de tarihi dokusu ile eski bir kent olabilir. Ya da herhangi bir kıtada modern dünyanın güzel bir şehiri de olabilir. Bu sene de sizin için hazırladığım gezi yazılarımda buluşalım

Fish River Canyon'a seyrüsefer

Deniz DİKMEN

Bu hafta, sizi Afrika kıtasının derinliklerinde bir doğa harikasına götürmek istiyorum. Muhtemelen bir çoğumuzun adını bile duymadığı Namibiya’daki “Fish River Canyon”a gidelim istiyorum.

Afrika kıtasını bildiğiniz gibi çok seviyorum ancak, günümüzün jeopolitik gelişmeleriyle birlikte kıta da hızla değişiyor. Daha önce zorlu kum veya toprak yollardan keşfettiğimiz bu kıta yavaş yavaş beton asphalt ile örülüyor. Dilerim ki, bu kıtayı merak ediyorsanız değişimler esas olmadan gidin ve bu olağanüstü coğrafyayı doğal haliyle görün. Çok çok seveceksiniz.

Afrika’nın bir ucundan diğer ucuna 6000 km’yi kapsayan muhteşem bir safari yapıyoruz. Güney Afrika’nın North Cape bölgesinde küçücük bir kasaba olan Springbok’ta çok tatlı bir butik otelde konakladık. Gece yarısı yoldan geldiğimiz için, bize bahçede kuzu çevirmişler ve muhteşem bir açık büfe hazırlamışlar. Bu tarz jestler yoldan gelen yolcu için o kadar kıymetli ki. Gece yemeğimizi yedikten sonra ancak bir kaç saat uyuyabiliyoruz. Sabah saat dörtte kalkıp tekrar yola koyuluyoruz. Güney Afrika Cumhuriyeti’nden yola çıktık Namibiya’ya gidiyoruz sınırı geçeceğiz. O kadar heyecanlıyım ki çünkü güzergahımızın üstünde müthiş doğal güzellikler var. Çocuklar gibi şen oluyorsunuz, en azından ben öyle oluyorum ve içim içime sığmıyor. 

Bu tarz seyahatlerden çok büyük keyif alıyorum. Gecenin karanlığında Springbok’tan ayrılıp yola koyuluyoruz. Hem sabah kahvaltımızı hem öğle yemeğimizi birer lunchbox olarak torbalarımızın içinde yanımıza aldık. Safari aracımızda yolda giderken gezgin dostlarla yeni ziyaret edeceğimiz ülkenin tatlı sohbetini ediyoruz. Bazıları sabah kahvelerini yudumluyor. Rehberimiz aynı zamanda şoförümüz ve eşi muavinliğimizi yapıyor, ama, aslında bir balerin. Onlar bize tüm yolculuk boyunca çok profesyonel rehberlik hizmeti veriyor. Birçok durumda bazen korktuğumuz vahşi yerlerde bizi rahatlatıyor ve kendimizi güvende hissetmemizi sağlıyorlar.

river-1

Harika doğa örtüsü

Springbok ile Namibiya sınırın arasındaki mesafe 120 km ancak, buradaki yol şartlarından dolayı bu mesafe daha uzun sürelerde kat ediliyor. Springbok Namibiya’nın geçiş kapısı sayılıyor. Gün olur da Güney Afrika Cumhuriyeti’nin bu kuzey burnuna (Northern Cape) gelirseniz aklınızda olsun, buranın doğası ve bitki örtüsü güney kürenin ilkbahar döneminde muhteşem oluyor. Zira bütün her yerde rengarenk endemik bitkilerin açtığını görürsünüz.

Sabah saatlerinde Güney Afrika ile Namibiya’nın ülke sınır kapılarına varıyoruz. Herkes bizim gibi günü kurtarmak için sabah saatlerinde gelmiş. Gümrük oldukça hareketli. Burası hiçliğin ortasında bir yer. Bir su veya bir ihtiyaç alacak küçük bir dükkan bile yok. Elinizi yıkayabileceğiniz lavabo bile sorun. Bu nedenle Afrika’da yola çıkarken ihtiyacınız olan her şeyi hep yanınızda bulundurmanızda ve önlemlerinizi almanızda fayda var.

Bir iki saatimiz gümrükte geçiyor. Ardından güzeller güzeli Namibiya ülkesine geçiş yapıyoruz. Ben Namibiya’nın coğrafyasını, çöllerini, kayalarını, hayvanlar alemini, tarihi dokusunu, kabilelerini ve kaldığımız lodge tipi otelleri çok sevmiştim. Aslında sadece Namibiya’nın hakkını vermek için bile 3 hafta rahatlıkla bu ülkeyi gezebilirsiniz.

Gümrükten sonra ilk hedefimiz olan Fish River Canyon’ a 160 km daha yolumuz var. Yollar kum. Bu nedenle fazla hızlı gidemiyoruz ve böylelikle ancak öğleye doğru kanyona ulaşıyoruz. Sabah soğukta yola çıkmış olsakta kanyona varınca Afrika güneşi bizi fazlasıyla ısıtmış oluyor. Hava pırıl pırıl ve 25- 26 derece dolaylarında. Bizim için ideal bir hava.

Fish River Canyon’un ismini hiç duymamış olabilirsiniz ancak, burası Amerika Birleşik Devletleri’nde Arizona Eyaleti’nde bulunan dünyaca meşhur Grand Canyon’dan sonra dünyanın ikinci büyük kanyonu ve Afrika kıtasının ise en büyük kanyonu.

Fish River Canyon yaklaşık 130 milyon yıl önce oluşmuş bir coğrafi yapı ve Fish Nehiri binlerce yıldır buradan akıyor. Kanyonun uzunluğu 160 km, genişliği 27 km ve en derin noktası 550 metre dolaylarında. Kanyonun içinden geçen ve Namibiya’nın en uzun nehiri Fish Nehiri Kanyona ismini vermiş. Kanyon günümüzde Güney Afrika Cumhuriyeti ile ortaklaşa yönetilen Ais Ais Richtersveld Sınırötesi Ulusal Parkın bir parçası ve ülkenin güneyinden kıvrılarak süzülmesiyle muazzam bir manzara oluşturuyor.

river-4

Ekosistemin önemli hayat suyu

Yağışlı mevsimde buradaki nehir çok güçlü bir şekilde akıyor ve yerel yaban hayatın ve ekosistemin önemli hayat suyu oluyor. Kurak mevsimlerde ise, nehir ya çok cılız akıyor ya da kanyonun yatağı tamamen kurumuş oluyor. Bizim gittiğimiz dönemde kanyonun nehir yatağı neredeyse kurumuş gibiydi, bazı yerlerde su birikintileri, cılız bir nehir akıntısı vardı. 

Parka giriş yapıyoruz ve çok acıktığımız için parkın içinde kendimize muazzam bir seyir noktası seçip öğle yemeğimizi burada yemeye karar veriyoruz. Kanyonun en tepesinde kayaların üstüne oturup sefertası gibi olan yemek kutumuzu açıyoruz. Sandviçlerimizi, kurutulmuş etlerimizi, meyvelerimizi, içeceklerimizi kutudan çıkarıp yemeye başlıyoruz. Dünyanın bu olağanüstü mekanında en tepesine oturarak hem keyifle karnımızı doyuruyoruz hem de anın keyfini çıkarıyoruz. Kanyonun tüm kıvrımlarını, renklerini, vadiyi detaylarıyla kuş bakışı görebiliyoruz.

Unutulmaz bir anı daha yüreğimizde ve hafızalarımızda yerini alıyor. 

Öğle yemeğimizden sonra kanyonun vadisindeki yürüyüş patikasına inip yürüyüşümüze başlıyoruz. Doğanın ihtişamını ve doğa ananın kucağını hissetmek isterseniz burası harika bir destinasyon. 

Kanyonun büyüklüğü içinde kendinizi küçücük hissediyorsunuz ve bu olağanüstü yapıya hayran kalmamanız mümkün değil. 

Eğer kanyonda uzun süre kalmak ve birkaç günlük hiking turları yapmak isterseniz burayı ziyaret etmenin en güzel dönemi Mayıs ile Eylül arasında zira o dönemde hava sıcaklığı yürüyüşler için çok uygun. Yaz döneminde ise, kanyon aşırı derecede ısınıyor ve bölgede bunaltıcı bir sıcak hüküm sürüyor.

Kanyonun içinde farklı aktiviteler yapabilirsiniz. Örneğin kanyonun içinde 4x4 araçlarla tur atabilirsiniz. Kanyonun tepe noktalarında değişik seyir noktaları arasında yürüyüş yapıp nefes kesici manzaraları seyredebilir, fotoğraf çekebilirsiniz. Hell’s Bend parkın en ünlü seyir noktalarının bir tanesi. Gün doğumunu veya gün batımını seyretmek için kanyona gelebilirsiniz. Gece kanyonda konaklamak isterseniz kalabalıklardan çok uzaklarda parkta lodge tipi güzel konaklama imkanları da var.

river-2

İz bırakan Namalar

Yarım gün boyunca parkı keşfediyoruz. Burası hayatın yavaşladığı bir yer ve sessizliği, sonsuzluğu yaşayabildiğiniz harika bir destinasyon.

Kanyonda yürürken, coğrafyanın da ötesinde bir de kanyonun ekosistemini ve tarihi dokusunu hissettiğinizde, burası çok ayrı etkileyici oluyor. Namibiya’nın en eski etnik gruplardan bir tanesi olan Nama halkı asırlarca bu topraklarda yaşamış ve nehrin yatağı onlara hem su kaynakları hem de kültürlerinin bir parçası olarak eşlik etmiş. Namalarda Fish River Canyon o kadar önemli bir iz bırakmış ki, mitolojilerinde Fish Rive Canyon’u kaçan dev bir yılan olarak betimlemişler.

Kanyonun güney ucunda bulunan Ais Ais kaplıcalarında ise, Nama halkı şifa bulmuş. Bu bölgedeki kayaların arasından kaynayan sıcak su mineraller açısından çok zenginmiş. Günümüzde de bu kaplıcalara gidip bu şifalı su kaynağının keyfine varıp vücudunuzu dinlendirebilirsiniz.

Namalar için bu dev kanyon kutsaldı. Kanyonun yağışlı mevsiminde nehirde balık yakalamak mümkündü. Nama halkı için önemli bir gıda kaynağı olan bu nehir onlar için hem şifa hem de bereket kaynağı olarak da görev yapıyor.

İşte bu muhteşem doğa yerel halkın mitleri ve kültürü ile birleşince bir kat daha da anlamlı ve güzel oluyor.

Fish River Canyon’a gelip geceyi de burada geçirdiğinizde güneş batışında kanyonun içindeki renklerin nasıl değiştiğini görmek muazzam olduğu gibi, gece olunca da burada yıldızları seyretmek muhteşem oluyor.

Gecenin sessizliğinde kendinize kanyonun damında güzel bir mekan seçip gökyüzündeki gezegenleri, yıldızları izleyebilir evrenin sonsuz ışıltılarında kaybolabilirsiniz. Bölgede ışık kirliliği olmadığından samanyolunu bile rahatlıkla görebilirsiniz. Nama halkını düşündükçe bu kanyondan neden bu kadar etkilendiklerini ve doğa ile ne harika bütünleştiklerini düşünüyorum.  

Akşamüstü yüreğimizde güzel duygularla bu olağanüstü coğrafyadan ayrılıp yolumuza devam ediyoruz. Fish River Canyon olağanüstüydü.

Bu vesile ile yeni yılınızı yürekten kutluyor ve yeni yılda düşlediğiniz gezileri yapmanızı, böylesine muhteşem coğrafyalara, ülkelere seyahat etmenizi ve büyük mutluluklar yaşamanızı dilerim. Bu deneyimler gerçekten bir ömür boyu hafızalarınızdan silinmiyor.

river-3

ABONE OL
160x600 sol
160x600 sağ