FİNANSAL AJANLAR KONUTLARIN İÇİNDE
Şehircilik Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği, toplu yaşam alanlarında kullanılan yabancı sermayeli yazılımların, ulusal veri güvenliği için stratejik bir tehdit oluşturduğu uyarısında bulundu: "Bir yazılım satışı, aslında yüz binlerce konutun dijital anahtarının devridir."

Hakan ÖZBAY
Türkiye’nin hızla artan nüfusu ve kentsel dönüşüm süreciyle birlikte sayıları her geçen gün artan siteler ve toplu yaşam alanları, artık sadece fiziksel değil, dijital bir yönetim ağının da parçası haline geldi. Bu dijitalleşme süreci kolaylık sağlasa da, altyapıda kullanılan sistemlerin menşei, ulusal güvenlik tartışmalarını beraberinde getirdi. Şehircilik Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği, kamuoyuna yaptığı kapsamlı açıklamada, tesis yönetiminin basit bir işletme faaliyeti olmanın ötesine geçerek, bir "milli güvenlik ve ekonomik egemenlik meselesi" haline geldiğini vurguladı.
Dernek, özellikle sektörde yaygın olarak kullanılan yabancı sermayeli tesis yönetim yazılımlarının olası el değiştirmeleri, satılmaları veya şirket birleşmeleri yoluyla verilerin kontrolünün kaybedilmesi riskine dikkat çekti.
MİLYONLARCA KONUTUN DİJİTAL ANAHTARI DEVREDİLİYOR
Yapılan açıklamada, milyonlarca vatandaşın yaşadığı hanelere dair en kritik verilerin, yabancı menşeili yazılımlar aracılığıyla başka ülke merkezlerine aktarılabilir hale gelmesinin yarattığı tehlike masaya yatırıldı. Bir yazılım şirketinin satışının, ticari bir işlemden çok daha derin sonuçları olacağı belirtilerek şu riskler detaylandırıldı:
Hane Halkı Verileri: Milyonlarca konutta kimlerin yaşadığı, kişi sayıları ve demografik bilgilerin yabancı sunucularda depolanması.
Finansal İstihbarat: Vatandaşların aidat ödeme alışkanlıkları, banka hesap bilgileri, harcama düzeyleri ve borçluluk durumları gibi ekonomik verilerin analize açık hale gelmesi.
Güvenlik Açığı: Sitelerin giriş-çıkış kayıtları, plaka tanıma sistemleri ve güvenlik kamerası görüntülerine uzaktan erişim imkanı, fiziksel güvenliği tehdit eder boyuta ulaşabilir.
Acil Durum Planları: Risk ve afet müdahale planlarının, binaların zayıf ve güçlü yanlarını içeren teknik verilerin üçüncü tarafların eline geçmesi.
Dernek açıklamasında, bu verilerin bir bütün olarak ele alındığında ülkenin "dijital röntgeni" anlamına geldiği vurgulandı. Durumun ciddiyeti, "Bir yazılım satışı, aslında yüz binlerce konutun dijital anahtarının devridir" ifadesiyle özetlendi. Yabancı bir şirketin bu yazılımları satın almasıyla, Türkiye'deki yüz binlerce hanenin yaşam alışkanlıklarından güvenlik kodlarına kadar her türlü bilgiye dolaylı yoldan sahip olabileceği uyarısı yapıldı.
KENTSEL KRİZ YÖNETİMİNE TEHDİT
Verilerin Türkiye sınırları içerisinde kalmamasının, olası bir afet veya kriz anında müdahaleyi zorlaştırabileceğine dikkat çekildi. Kentsel kriz yönetiminin yerel verilerle anlık ve hızlı yapılması gerekirken, veri tabanlarının yurt dışında olması stratejik bir zafiyet olarak nitelendirildi.
Ayrıca, milyonlarca liralık lisans bedellerinin ve hizmet alımlarının yabancı firmalara akmasıyla ekonomik kaynakların yurt dışına transfer edildiği, bu durumun yerli teknoloji ekosisteminin gelişmesini engellediği belirtildi.
Tesis yönetimi ve dijital altyapıların kontrolünün kayıtsız şartsız Türkiye Cumhuriyeti'nin elinde olması gerektiğini savunan Şehircilik Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği, yetkililere çağrıda bulundu. Kamu politikalarında yerli sermayeye ve yerli yazılım firmalarına stratejik öncelik verilmesi gerektiğinin altı çizildi.
Açıklama, dijital çağın gerçeklerine uygun şu manifesto niteliğindeki sözlerle noktalandı: "Çağrımız nettir: Tesis yönetimi ve dijital altyapılar yerli ve milli firmalar ile yönetilmelidir. Verilerimizin kontrolü Türkiye Cumhuriyeti’nin elinde olmalıdır. Çünkü egemenlik sınırda değil, veride başlar. Biz de bunun için mücadele ediyoruz."