"ENERJİ VERİMLİLİĞİ ÜLKEMİZ İÇİN HEM SORUMLULUK HEM DE ZORUNLULUKTUR"
Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, 5-11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, enerji verimliliğinin inşaat sektörünün en stratejik başlıklarından biri haline geldiğini vurguladı ve bu konunun ülkemiz için hem sorumluluk hem de zorunluluk olduğuna dikkat çekti.

Enerji verimliliği, günümüzde sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Artan nüfus, kentleşme ve yaşam standartlarıyla birlikte enerji talebi hızla yükselirken, bu talebin nasıl ve ne kadar verimli karşılandığı kritik önem taşıyor. Özellikle, yapı sektöründe atılacak her adım hem ekonomik dengeleri hem de çevresel sürdürülebilirliği doğrudan etkiliyor. Enerji kullanımının ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, özellikle binaların enerji tüketimindeki payının dikkat çekici seviyelere ulaştığını ifade etti. Ülkemizde tüketilen toplam enerjinin yüzde 32,8’inin binaların ısıtma ihtiyacında kullanıldığını vurgulayarak, yapıların enerji performansını artırmanın ülke genelinde önemli bir tasarruf potansiyeli yarattığının altını çizdi.
Enerji verimliliği dikkate alınmadan inşa edilen her binanın ülke ekonomisi ve cari denge üzerinde doğrudan bir yük oluşturduğunu belirten Küçükoğlu “Oysa bir binaya başlangıçta yapılacak doğru bir yatırım sayesinde hem enerji tüketimi hem de faturalar yüzde 50’ye varan oranlarda azaltılabiliyor. Daha az enerjiyle daha yüksek verim elde etmek mümkün hale geliyor” dedi.
“Enerjinin yüzde 34 pay ile en büyük kısmının konutlarda tüketiliyor olması, küresel iklim değişikliği ile mücadelede inşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayisinin önemini ve sorumluluğunu daha da artırıyor. Bu noktada kentsel dönüşüm sürecinin yalnızca yapısal değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinçle ele alınması gerektiğine inanıyoruz” diyen Küçükoğlu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın geçtiğimiz yıllarda yürüttüğü enerji verimliliği farkındalık çalışmalarının ülkemizde bu bilincin gelişmesine önemli katkı sağladığını ifade etti bu tür bilinçlendirme çalışmalarının yaygınlaştırılmasının enerji verimliliği hedeflerine ulaşılması açısından kritik rol oynadığına dikkat çekti.
Kentsel dönüşüm, enerji verimliliği için stratejik bir fırsat yaratıyor
Enerjide dışa bağımlılığın, ülkelerin ekonomik hareket alanını daralttığına işaret eden Küçükoğlu, verimli ve sürdürülebilir yapılaşmanın bu bağımlılığın azaltılmasında kritik rol oynadığını belirtti. Dolayısıyla kentsel dönüşüm sürecinin doğru planlanmasının enerji verimliliği için büyük bir fırsat sunduğuna dikkat çeken Küçükoğlu: “Mevcut yapı stokumuzun önemli bir bölümü enerji verimliliği açısından yetersiz. Kentsel dönüşüm ve yeniden inşa süreçlerinde, yüksek yalıtım performansına sahip, çevre dostu ve düşük enerji tüketen binalara yönelmek hem hane halkı giderlerini azaltacak hem de ülke ekonomisine uzun vadeli katkı sağlayacaktır” dedi.
Enerji verimli yapıların yaygınlaşmasının, karbon salımının azaltılması ve iklim değişikliğiyle mücadelede büyük önem taşıdığını vurgulayan, Küçükoğlu “Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede en önemli unsurlardan biri olan enerji verimliliği, ülkemiz açısından hem bir sorumluluk hem de zorunluluktur” dedi ve sözlerine şöyle devam etti “Enerji verimliliği, yalnızca çevresel sürdürülebilirliğin değil, aynı zamanda ekonomik istikrarın da temel bileşenleri arasında yer alıyor. Bu sorumluluk, dünyanın geleceğinin önümüzdeki 25 yıl içinde alınacak tedbirlerle şekillenecek olmasından kaynaklanıyor. İklim değişikliğiyle mücadelede gösterilecek duyarlılık, yalnızca kurumların ve sektörlerin değil, tüm dünya vatandaşlarının ortak sorumluluğu olarak görülüyor. Öte yandan enerji verimliliği, ülkemiz için aynı zamanda bir zorunluluk niteliği taşıyor. Enerji ithalatının cari açık üzerindeki yüksek baskısı, kalkınma sürecinde önemli bir olumsuz unsur olarak öne çıkarken, enerjinin daha verimli kullanılması ekonomik sürdürülebilirlik açısından kritik bir gereklilik haline geliyor.”
“Sektörün yeşil dönüşümüne rehberlik ediyoruz”
2025 yılının Ekim ayında açıklanan dış ticaret verilerine göre, Türkiye’nin enerji ithalatı için ödediği tutar Ekim ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,4 azalarak 4 milyar 818 milyon 235 bin dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu düşüş, enerji tüketiminde verimliliğin artırılmasının ve kaynakların daha etkin kullanılmasının, ülke ekonomisi üzerindeki olumlu etkisini ortaya koyarken, uzun vadeli ve kalıcı kazanımlar için yapısal dönüşüm ihtiyacının önemini de bir kez daha gösterdi. Bu gelişmeler, sektörün yeşil dönüşümüne rehberlik edecek stratejik adımların önemini artırırken, Türkiye İMSAD’ın bu alandaki çalışmaları öne çıkıyor.
Türkiye İMSAD olarak sürdürülebilirlik ve enerji verimliliğini temel öncelikler arasında konumlandırdıklarını belirten Küçükoğlu, Yeşil Mutabakat sürecine uyum kapsamında sektöre yol gösterici çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Bu kapsamda hazırlanan “İnşaat Malzemeleri Sanayisinde Yeşil Dönüşüm için AR-GE ve İnovasyon Rehberi” ile firmalara somut bir yol haritası sunduklarını aktaran Küçükoğlu, rehberde düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği uygulamaları, yenilenebilir enerji kullanımı ve çevresel performansın ölçülmesine yönelik başlıkların yer aldığını ifade etti.
“TS 825’i çok önemsiyoruz”
Son olarak “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı TS 825”i çok önemsediklerini vurgulayan Küçükoğlu “Bildiğiniz üzere 20 Şubat 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğ ile ‘TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı’ 01 Nisan 2025 tarihi itibarıyla zorunlu standart olarak yürürlüğe girdi. Yeni standartta binaların sadece ısıtma ihtiyacına göre tasarlanması dönemi geride kaldı. Binaların ısıtma ve soğutma ihtiyacına göre tasarlanacağı, çevre dostu yapılaşmaya katkı sağlanacak yeni bir dönem başladı. TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı, binalarda hem ısıtma hem de soğutma ihtiyacını esas alan yaklaşımıyla enerji tüketimini düşürerek yüzde 25’e varan fatura tasarrufu sağlıyor. Revize standart, enerji limitlerini ve U değerlerini iyileştirerek yıllık enerji tüketimini önemli ölçüde azaltıyor. Böylece enerji ithalatının düşürülmesine, karbon salımının azaltılmasına ve sürdürülebilir yapılaşmaya güçlü katkı sunuyor. Enerji verimliliği konusunda çok olumlu bir adım olan bu standardın revizyonu için başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TSE’ye ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi.

