SON DAKİKA
EKONOMİ Cuma 02 Ocak 2026 11:18

EMTİA PİYASASINDA "2025" KIYMETLİ METALLERİN "ALTIN" YILI OLDU

Emtia piyasasında geçen yıl, kıymetli metallerden altın, gümüş ve platinin kırdığı rekorlarla öne çıkarken, tarım grubundaki ürünler ise yatırımcısını üzdü.

Emtia piyasasında "2025" kıymetli metallerin "altın" yılı oldu

Emtia piyasaında geçen yıl genel olarak yükseliş eğilimi görüldü. ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine devam etmesi ve bu indirimlere 2026 yılında da devam edeceği beklentileri, küresel büyüme öngörülerinin yukarı yönlü revize edilmesi, arz yönlü endişeler ile jeopolitik riskler emtia fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

- 2025 değerli metaller için rekor yılı oldu

Geçen yıl ons bazında altın yüzde 64,2, gümüş yüzde 146, platin yüzde 126,8 ve paladyum yüzde 74,6 yükseldi.

Altın ve gümüş 1979'dan bu yana en hızlı yükselişini kaydederken, altının onsu 4 bin 549,94 dolarla gümüşün onsu 84 dolarla, platinin onsu 2 bin 489,2 dolarla tarihi zirveyi, paladyum da 1987,45 dolarla Aralık 2022'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.

Fed'in faiz indirimlerine başlaması kıymetli metalleri destekleyen önemli unsurlar arasında yer alırken, jeopolitik riskler de özellikle altın ve gümüş fiyatlarındaki yükselişte önemli rol oynadı.

Öte yandan gümüş, endüstriyel alanda da yoğun talep görüyor. Özellikle güneş enerjisi, elektronik ve elektrikli araç sektörlerinden gelen taleplerle gümüşteki endüstriyel talep, güçlü kalmaya devam ediyor. Küresel çapta gümüş kıtlığı olacağına ilişkin endişeler de gümüşün yükselişi üzerinde önemli rol oynadı.

Platin ve paladyumda Çin talebi etkisini gösterdi. Çin, Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonunun otomotiv ve sanayi sektörlerinde kullanılan platin ve paladyum için vadeli işlem ve opsiyon kayıtlarını onaylaması, bu iki ürünün fiyat hareketlerinde etkili oldu.

Diğer taraftan platin ve paladyum geçen yıl arz sıkıntısı nedeniyle de yükseldi. Madencilik arzındaki daralma, gümrük tarifelerindeki belirsizlik ve altına yönelen yatırımcıların kısmen bu metallere dönmesi platin ve paladyumun yükselişinde etkili oldu.

- 2025 baz metaller için de ralli yılı oldu

Küresel ekonomik büyüme tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesi ve Çin talebinin devam etmesi geçen yıl baz metalleri destekledi.

Tezgah üstü piyasada, geçen yıl libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 41,9, alüminyumda yüzde 17,2, kurşunda yüzde 2,6, nikelde yüzde 8,7, çinkoda yüzde 4,4 arttı.

Bakır fiyatları geçen yıl özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarından ve arza ilişkin endişelerden etkilendi. Yıla 3,99 dolardan başlayan bakırın libresi, ABD Başkanı Donald Trump'ın temmuz ayında bakır ithalatına yüzde 50 tarife getireceklerini bildirmesinin ardından 5,92 dolarla rekor kırdı.

ABD merkezli Freeport McMoran şirketinin Endonezya'daki Grasberg maden ocağında meydana gelen kazanın bakır arzını olumsuz etkilemesi bakır fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Grasberg madeni dünya bakır arzının yaklaşık yüzde 3,2'sini oluşturuyor ve Freeport'un toplam bakır üretiminin yüzde 70'inden fazlasını karşılıyor.

Küresel yeşil dönüşümde daha fazla kullanılmaya başlaması da alüminyum fiyatlarını destekledi.

- Enerji grubunda yön arayışı hakimde

Enerji grubuna bakıldığında yıllık bazda Brent petrol yüzde 18,5 azalırken, New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 2,1 arttı.

OPEC+ grubunun üretim kesintilerini kademeli olarak gevşetme yönündeki adımı ve ABD Başkanı Donald Trump'ın tarifeler üzerinden tırmandırdığı ticari gerilimlerin küresel büyümeyi baskılayabileceğine dair kaygılar, Brent petrolün fiyatının azalmasında önemli rol oynadı.

Doğal gaz fiyatları da kış aylarına doğru sıcaklıkların düşmesiyle birlikte kuzey bölgelerinde arz sıkıntısı yaşanabileceği endişesiyle yükseldi. Küresel LNG talebinin yeniden canlanmaya hazırlanacağına yönelik öngörüler de fiyatlardaki yükselişi destekledi.

- Tarım grubunda kahve ve soya fasulyesi pozitif ayrıştı

Tarım grubunda genel olarak negatif bir seyir öne çıkarken, kahve ve soya fasulyesi pozitif ayrıştı.

Chicago Ticaret Borsasında kile başına fiyatlar, buğdayda yüzde 8,2, mısırda yüzde 3,8 ve pirinçte yüzde 30,7 azalırken, soya fasulyesinde yüzde 3,6 arttı.

ABD'de faaliyet gösteren emtia borsası Intercontinental Exchange'de libre bazında fiyatlar, kahvede yüzde 9,1 artarken, şekerde yüzde 23, pamuk da yüzde 6 azaldı. Kakaonun ton başına fiyatı ise yüzde 48,1 düştü.

Kahvenin libresi geçen yıl 4,3795 dolarla tarihi zirveyi gördü. Kakaoda ise tüm zamanların en hızlı yıllık düşüşü gerçekleşti. Şekerin libre fiyatı, uluslararası piyasalarda 0,1404 dolara kadar gerileyerek 2020 yılından bu yana en düşük seviyeyi test etti.

Kahve fiyatları arz endişeleri nedeniyle yükseldi. ABD Başkanı Trump'ın yakında Kolombiya'ya yeni gümrük vergileri getireceğine dair haberler fiyatları tetikledi. Kolombiya, dünyanın en büyük ikinci Arabica kahve çekirdeği üreticisi. Azalan kahve stokları da fiyatların artmasına neden oluyor.

Buğday fiyatları, ABD'deki yağışların etkisiyle geriledi. Dünya pirinç üretim tahminlerinin artış göstermesi de pirinç fiyatlarında değer kaybına neden oldu.

Küresel mısır üretiminin artış göstereceğine yönelik tahminlerle mısır fiyatları geriledi. ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşından dolayı Brezilya'da üretilen soya fasulyesine Çin'in yoğun talep göstermesiyle soya fasulyesi fiyatları arttı.

Daha sonra ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Güney Kore'de gerçekleştirilen görüşmede Çin'in ABD'den soya fasulyesi alacağına dair taahhütte bulunması da fiyatlardaki yükselişte önemli rol oynadı.

Küresel büyümeye yönelik artan endişeler ve talebin azalacağı endişeleri de pamuk fiyatlarında azalışa neden oldu.

Brezilya, Tayland ve Hindistan'daki güçlü üretim öngörüleri şeker fiyatlarındaki düşüşte önemli rol oynadı. Aynı zamanda, Brezilya'da mısır etanolü üretiminin artması da şeker fiyatları üzerindeki baskıyı artırdı.

- 2026 kıymetli metaller için dinlenme yılı olabilir

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Trump'ın ABD başkanı olması, merkez bankalarının altın alımları, faiz indirimleri beklentisi ve tarife savaşlarının kıymetli metallerdeki yukarı yönlü hareketi desteklediğini söyledi.

Faiz indirim beklentilerinin özellikle gümüş, platin ve paladyum gibi ürünlerin fiyatlarındaki yükselişi desteklediğini ifade eden Ergezen, "Kıymetli metallerin 2025 performansı dolar bazında yüzde 100'ü geçti. 2026'da kıymetli metallerden daha zayıf bir performans bekliyorum. Bu ürünlerin 2 sene üstü üste aynı performansı göstermesi zor." dedi.

Ergezen, alıcılı seyir devam etse de 2026'nın kıymetli metaller için dinlenme yılı olacağı öngörüsünde bulundu. Aslında kıymetli metallerin bu kadar iyi performans göstermesinde ABD ekonomisine güvenin azalmasının etkili olduğunu dile getiren Ergezen, şunları kaydetti:

"ABD ekonomisine yönelik olumsuz durumlar olursa kıymetli metallerdeki güçlü performans devam edebilir. Genel olarak bakıldığında kıymetli metallerde daha sakin bir seyir bekliyorum. Kıymetli metallerin yüzde 15-20 bandında hareket etmesini bekliyorum. Yüzde 50, yüzde 100'lere varan yükselişlerin olmayacağını düşünüyorum. Endüstriyel metaller tarafı göreceli olarak daha güçlü bir performans gösterebilir. Fed başkanının değişmesiyle faiz indirimlerinin daha da hızlanarak devam etmesi bekleniyor. Böyle bir durumda Çin'de siparişlerin toparlandığını görürüz. Bu da endüstriyel metallere talebi artırır."

Ergezen, nadir metallerin güçlü olmaya devam edebileceğini söyledi. Nadir metallerde savunma sanayisinde kullanılan metallerin önemli olacağını belirten Ergezen, "ABD ve Çin ilişkileri arasında iyileşme olsa bile Avrupa, ABD, Uzak Doğu'da savunma sanayi yatırımlarının devam edeceği beklentisi nadir metalleri talebinin güçlü olacağı beklentisini devam ettirecek. Tarım gurubunda ise daha sakin bir sene bekliyorum." ifadelerini kullandı.

ABONE OL