EKONOMİ YÖNETİMİNE YAPISAL REFORM ÇAĞRISI
TÜRKONFED, 2025–2027 ekonomik görünümüne ilişkin kapsamlı değerlendirmesini paylaştı. Başkan Süleyman Sönmez, özellikle KOBİ'lerin finansmana erişimde yaşadığı derinleşen sorunlara dikkat çekerek ekonomi yönetimine "güven, öngörülebilirlik ve yapısal reform" çağrısı yaptı

Mustafa DENİZ
Türkiye genelinde 31 federasyon ve 340 dernek aracılığıyla 100 bini aşkın işletmeyi temsil eden Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), sahadan aldığı verilerle reel sektörün fotoğrafını ortaya koydu. Sönmez, üye işletmelerin toplam 7 milyon kişiye istihdam sağladığına ve kurumlar vergisinin yüzde 90’a yakınını ödediğine dikkat çekerek, “Ekonominin nabzını en net tutan kurumlardanız” dedi.
KOBİ’lerin finansal sıkışıklığı artıyor
TÜRKONFED’e göre 2025’in ilk 11 ayı, önceki iki yıldan farklı değil. Enflasyonun 30’lu seviyelere gerilemesi olumlu bir gelişme olarak görülse de üretim maliyetleri ve kredi koşulları işletmeler üzerinde ağır bir baskı yaratıyor. Kredi faizlerinin yüksek seyretmesi nedeniyle işletmelerin nakit akışı yönetimi zorlaşırken, yatırım iştahı zayıflıyor.
Sönmez, KOBİ’lerin finansmana erişimde üç temel engel bulunduğunu vurguladı: yüksek faiz-kredi maliyetleri, teminat sorunları ve finansal okuryazarlık ile kurumsallaşma eksiklikleri. “Krediye erişmek teknik olarak mümkün ama maliyetler nedeniyle kullanmak imkânsız hale geliyor” diyen Sönmez, özellikle küçük işletmelerin kısa vadeli ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığını söyledi.
Çözüm için 5 ana başlık
TÜRKONFED’in önerileri arasında fintek ve alternatif finansman modellerinin desteklenmesi, teminat rejiminin esnetilmesi, KOBİ’lere yönelik finansal okuryazarlık programlarının yaygınlaştırılması, öngörülebilir makro politikalar ve bölgesel kredi programlarının güçlendirilmesi yer alıyor.
Sönmez, “Türk iş insanı borcuna sadıktır. Finansmana erişim hem ekonomik hem moral bir güçtür. Bu kanal açılmalı” ifadelerini kullandı.
Temel sorun öngörülebilirlik eksikliği
Sönmez, yüksek faiz ortamı, artan girdi maliyetleri ve sık değişen düzenlemelerin işletmelerin uzun vadeli plan yapmasını engellediğini belirtti. Kapanan işletme oranındaki artışa dikkat çeken TÜRKONFED Başkanı, “Son üç yıldır kapanan işletme sayısı yükseliyor. Tasarruf tedbirleri ve açık finansman kanalları olsaydı bu tablo farklı olurdu” dedi.
Dengelenme ve yapısal dönüşüm yılları
TÜRKONFED’in projeksiyonuna göre 2026, ekonomide dengelenme yılı olacak. Enflasyonun düşmesiyle faiz-kur dengesi oturacak; bu sürecin üretim ekonomisine alan açması bekleniyor. 2027’de enflasyonun tek haneye düşmesi öngörülürken, Sönmez bu hedefin ancak güven, öngörülebilirlik ve gelir dağılımı adaletiyle kalıcı hale gelebileceğini vurguladı.
Yeni vergi yükleri endişe yaratıyor
2026’da yürürlüğe girecek düzenlemeler iş dünyasında tedirginlik yaratıyor. Basit usulden gerçek usule geçiş ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin getireceği ek maliyetlerin KOBİ’leri zorlayacağı belirtiliyor. TÜRKONFED, TES için kademeli geçiş ve işveren katkısına vergi avantajı talep ediyor.
Vergi reformu şart
Sönmez, dolaylı vergilerin yüksekliği ve dar vergi tabanının rekabeti bozduğunu belirterek, dolaylı vergi payının beş yılda yüzde 50’nin altına düşürülmesini önerdi. Teşvik sisteminde asgari yatırım tutarlarının yüksekliği nedeniyle mikro ve küçük işletmelerin sisteme erişemediğini ifade etti.
Bölgesel asgari ücret ve fabrika yapan TOKİ çağrısı
Sönmez, tek tip asgari ücret uygulamasının düşük gelirli bölgelerde istihdamı azalttığını söyleyerek bölgesel asgari ücret modelinin tartışılması gerektiğini belirtti. Ayrıca Anadolu’da üretimi desteklemek için “Fabrika Yapan TOKİ” modelinin uygulanmasını önerdi.
Sönmez son olarak, “Türkiye’nin girişimcisi üretmeye hazır. Yeter ki ekonominin pusulası güveni ve öngörülebilirliği göstersin” mesajı verdi.