DİJİTAL EGEMENLİK DEMEK MİLLİ EGEMENLİK DEMEKTİR
Basın İlan Kurumu'nun 65. kuruluş yıl dönümünde konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dijital egemenlik, milli egemenliğimizin çok önemli bir parçasıdır" diyerek küresel dijital tahakküme karşı uyardı. BİK Genel Müdür Yardımcısı Abdülkadir Çay ise yapay zeka çağında "veri zehirlemesi" riskine ve "dijital vicdan" kavramına dikkat çekti.

Hakan ÖZBAY
Basın İlan Kurumu (BİK) tarafından düzenlenen "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" paneli, medya dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Basın İlan Kurumu’nun 65. kuruluş yıl dönümü ve 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle gerçekleştirilen programda, değişen medya düzeninde dijital egemenlik, veri güvenliği ve yerli anlatı konuları masaya yatırıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, uluslararası düzenin irtifa kaybettiği bir dönemde medya sisteminin de köklü bir dönüşüm geçirdiğini ifade etti. Yapay zeka teknolojilerinin hız kazandırdığı bu süreçte doğrulama dengesinin bozulduğuna dikkat çeken Duran, "Tek değer ölçüsünün hız olduğu durumlarda, teyit ve bağlam gibi temel ilkelerin geri plana atılma riski oluşmuştur" dedi.
KÜRESEL ŞİRKETLER VE DİJİTAL TAHAKKÜM RİSKİ
Algoritmaların yönetimi konusuna geniş yer ayıran Duran, dijitalleşmenin stratejik boyutunu vurgulayarak şunları söyledi:
"Böylesi bir kaos ortamında bazı küresel şirketlerin ve onlarla eşgüdüm içinde hareket eden bazı devletlerin iletişim ekosistemini domine etmesi, burada bir tahakküm oluşturması elbette istenmeyecek bir husustur. Bu da bizi dijital egemenlik konusuna getirir. Dijital egemenlik, Türkiye açısından baktığımızda milli egemenliğimizin çok önemli bir parçasıdır."
Duran ayrıca, gazetecilerin pasif izleyici olamayacağını, kendi medeniyet değerlerinden beslenerek dijital dünyayı şekillendiren etkin aktörler olması gerektiğini belirtti.
DİJİTAL VİCDAN KAVRAMI ÖNE ÇIKIYOR
Programın ev sahibi Basın İlan Kurumu adına konuşan Genel Müdür Yardımcısı Abdülkadir Çay ise yapay zeka çağında ortaya çıkan yeni risklere ve etik kavramlara dikkat çekti. Çay, gerçek hayatta sorumluluk almayıp sosyal medyada duyarlı görünmeyi ifade eden "dijital vicdan" ve etkileşim uğruna üretilen "öfke tuzağı" (rage-bait) kavramlarının gündemi meşgul ettiğini belirtti.
Montreal Üniversitesi öncülüğünde hazırlanan Uluslararası Yapay Zeka Güvenlik Raporu’na atıfta bulunan Abdülkadir Çay, "veri zehirlemesi" tehlikesine şu çarpıcı örnekle işaret etti:
"Bir yapay zeka modelinin eğitim verilerine eklenen az sayıda kötü niyetli belge ile modelin doğru sonuçlarının manipüle edildiğini görebiliyoruz. Örneğin soykırımcı İsrail'in iddia ettiği gibi Filistinlilerin aslında bu topraklarda hiç bulunmadığını, Kudüs'ün Filistin'in başkenti olmadığını bir modele yüklerseniz, doğru veriyi zehirleyebilirsiniz. Bu durum kabul edilemez."
GAZETECİSİZ GAZETECİLİK YAPILAMAZ
Yapay zekanın olanaklarına rağmen insan faktörünün vazgeçilmez olduğunu belirten Çay, "Yapay zeka programları ne kadar iyi olursa olsun gazetecisiz, içerik kalitesinden yoksun, hatta ilkesiz gazetecilik yapamayız ve umarım yapılamaz" ifadelerini kullandı.
Basın İlan Kurumu'nun dijital dönüşüme hızla ayak uydurduğunu belirten Çay, kurumun resmi ilan portalı ilan.gov.tr'nin yıllık 95 milyon sayfa görüntülenmesine ulaştığını ve BİK Analitik uygulamasıyla internet haber sitelerinin trafiğini objektif şekilde ölçümlediklerini sözlerine ekledi.

