DEZENFLASYON YAVAŞLIYOR BÜYÜME İYİMSERLEŞİYOR
2026 yılının ikinci haftası, küresel piyasalarda enflasyon verilerinin gündemde öne çıktığı, Türkiye'de ise, dezenflasyon sürecinin hız kaybettiği kritik bir dönem olarak kayıtlara geçti. Hem uluslararası kurumların revizyonları hem de merkez bankalarının sinyalleri, yeni yılın ilk çeyreğinde yatırımcılar için yön belirleyici olmaya devam ediyor

Hakan DİKMEN
Küresel piyasalarda, enflasyon ile büyüme dengesi dünya ekonomisi 2026 yılında hafif bir yavaşlama eğilimiyle karşı karşıya. Ancak son gelişmeler, bu tabloya dikkatli bir iyimserlik katıyor. IMF, küresel büyümenin bu yıl %3,1 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörürken, Dünya Bankası tahminini %2,6 olarak açıkladı. Fed’in bağımsızlığına ilişkin tartışmalar bir de jeopolitik gerilimler küresel risk iştahını bir miktar baskı altına aldı. MSCI gelişmiş ülkeler endeksi geçtiğimiz Cuma’ya göre %0,2’lik sınırlı bir artış kaydetti.
Bu hafta yayımlanan Küresel Ekonomik Beklentiler raporunda Dünya Bankası, 2025 yılının ticaret gerilimlerine ve politika belirsizliklerine rağmen “dikkate değer bir direnç” gösterdiğini vurguladı.
Enflasyon cephesinde ise, rahatlama işaretleri var. Küresel enflasyon tahmini %2,9’dan %2,6’ya indirildi. Raporda Türkiye’nin büyüme beklentileri de yükseldi: 2026 için %3,6’dan %3,7’ye, 2027 içinse %4,2’den %4,4’e çıkarıldı.
Orta Doğu ve Doğu Avrupa'daki jeopolitik riskler, ham petrol ve doğal gaz fiyatlarında dalgalanmaya neden oluyor. Küresel enflasyon ve tedarik zinciri beklentileri bu durumdan etkileniyor.
Farklı dinamikler
ABD, Avrupa ve Asya: Farklı dinamikler haftanın en önemli verisi olan ABD Aralık ayı TÜFE’si, 13 Ocak’ta %2,7 seviyesinde açıklandı. Bu rakam, Federal Rezerv’in faiz indirimlerine geçebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Ancak istihdam piyasasındaki karışık sinyaller, Fed’in temkinli bir duruş sergilemesine neden oluyor.
ABD hükümetinin 30 Ocak'ta bütçe anlaşmazlığı nedeniyle kapanma (shutdown) ihtimali, piyasalarda risk iştahını baskılayan bir unsur olarak takip edilmeye başlandı.
Rekorlar ve belirsizlikler dünya ekonomisinde "silikon" krizi tartışmaları ve emtia fiyatlarındaki sert hareketler haftaya damgasını vurdu.
Altın rekor kırdı
Altın ve gümüşte yeni zirveler: Altının onsu hafta başında 4.601 dolarla tarihi rekorunu kırdı. Gümüş fiyatları da benzer şekilde %5'in üzerinde artışla 84 dolar seviyelerine tırmandı.
Kripto Para Piyasasında ABD'deki yasal düzenleme beklentileriyle Bitcoin 97.000 doları aşarak 100 bin dolar sınırına dayandı.
Metal Piyasaları ise Endüstriyel talebin artması ve arz kısıtları nedeniyle Kalay fiyatları bir hafta içinde %20 yükselerek 53 bin doların üzerine çıktı.
Asya’da Çin’in kredi talebi zayıf seyrediyor; dış ticaret verileri de yavaşlamaya işaret ediyor. Avrupa Birliği’nde ise mali teşviklerin sınırlı kalması, bölgesel büyüme üzerinde baskı oluşturmayı sürdürüyor.
Türkiye: “Normalleşme” Dönemi Başlıyor Türkiye ekonomisi için 2026 yılı, 2025’teki sert enflasyon düşüşünün ardından daha kademeli bir dezenflasyon sürecinin başlangıcı olarak tanımlanıyor. Ocak 2026 itibarıyla yıllık enflasyonun %41,11 seviyesinde görülmesi beklenirken, yıl sonu tahminleri %24,5 civarında yoğunlaşıyor. Yurt içinde cari açık Kasım ayında 4 milyar USD ile 3,3 milyar USD düzeyindeki piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Böylece cari açık Ocak-Kasım döneminde yıllık bazda 3,3 katına çıkarak 18,5 milyar USD oldu.
Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin 2026’da %3,4 oranında büyüyeceğini öngördü. Sürdürülebilir büyüme ile enflasyonun kontrol altına alınması, ekonomi ajandasının en üst sırasını paylaşmaya devam ediyor.
Brüt rezervler arttı
Merkez Bankası rezervleri: 9 Ocak haftası itibarıyla brüt rezervler 7,3 milyar dolar artışla 196,4 milyar dolara çıkarak tarihi bir eşiğe ulaştı. Swap hariç net rezervlerdeki iyileşme ise piyasa tarafından pozitif bir sinyal olarak okundu.
Piyasa hareketleri ise, iki ana dinamik arasında şekillendi. Küresel faiz indirim beklentileri ile yurt içindeki yapısal reform adımları. Borsa İstanbul ve döviz piyasaları, bu dengede yön arayışını sürdürdü.
Borsa altın ve dolar kazandırdı
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 3,83 değer kazanarak 12.668,52 puanla tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 12.228,02 puanı, en yüksek 12.668,52 puanı gördü. Aynı dönemde Borsa İstanbul teknoloji endeksi yüzde 8,72 artışla 36.324,58 puan, sanayi endeksi yüzde 7,37 primle 15.631,04 puan, hizmetler endeksi yüzde 3,72 yükselişle 11.606,94 puan, mali endeks yüzde 0,33 düşüşle 17297,80 puan oldu.
Batısöke Söke Çimento Sanayi öne çıktı
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksine dahil hisse senetleri arasında bu hafta en çok yükselen yüzde 52,52 ile Batısöke Söke Çimento Sanayi oldu. Batısöke Söke Çimento Sanayi'yi yüzde 20,11 ile Astor Enerji, yüzde 18,93 ile Batıçim Batı Anadolu Çimento izledi. Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler yüzde 17,42 ile Kiler Holding, yüzde 13,00 ile Ral Yatırım Holding, yüzde 8,75 ile Dap Gayrimenkul Geliştirme AŞ olarak sıralandı. Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 410 milyar 180 milyon lirayla ASELSAN, 608 milyar 160 milyon lirayla Garanti BBVA ve 504 milyar lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ oldu.
24 ayar külçe altının gram fiyatı yüzde 2,80 artışla 6 bin 397 liraya, Cumhuriyet altınının fiyatı yüzde 2,79 yükselişle 43 bin 113 liraya çıktı. Doların satış fiyatı yüzde 0,25 artarak 43,2490 lira olurken, euronun satış fiyatı ise yatay seyirle 50,2740 lira oldu. Geçen hafta 58,0160 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta önceki haftadaki değerinin hemen altına inerek 58,0050 liraya düştü. İsviçre frangı da önceki haftanın hemen altında 53,9920 liradan alıcı buldu.