CVK MADEN İŞLETMELERİ YENİ RUHSAT SAHALARI DEVRALDI
CVK Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., Kayseri ve Yozgat illerinde yer alan yeni maden ruhsat sahalarını devralarak, madencilik faaliyetlerini genişletme yolunda önemli bir adım attı.

Şirket, Kayseri ilinde yer alan 3513842 ve 3513846 numaralı 4. grup arama ruhsatlı maden sahaları ile Yozgat ilinin Sorgun ilçesinde bulunan 3514221 numaralı 4. grup arama ruhsatlı maden sahası için yapılan ihaleleri kazanarak toplamda 2.600.000 TL bedelle bu ruhsatları devraldı.
Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yapılan açıklamada, şirketin geçtiğimiz yıl Aralık ayında gerçekleştirdiği özel durum açıklamasına atıfta bulunularak, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yayımlanan 298. grup ihale sonuçları doğrultusunda bu sahaların devrinin gerçekleştiği bildirildi. Şirket, Kayseri ve Yozgat’ta bulunan bu ruhsat sahalarının, bölgedeki maden kaynakları açısından büyük bir potansiyel taşıdığına dikkat çekiyor.
Ayrıca, şirketin Yozgat ilinde bulunan 3514221 numaralı maden sahasıyla ilgili olarak 13 Mart 2025 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı MAGEP Maden Arama Dairesi Başkanlığı'ndan gelen yazı ile ruhsat devir işlemlerinin tamamlandığı ve 13 Mart 2025 ile 13 Mart 2032 tarihleri arasında geçerli olan arama ruhsatının düzenlendiği duyuruldu. Bu ruhsat, CVK Maden İşletmeleri’nin Yozgat ilindeki faaliyetlerini artırmasına ve bölgenin madencilik potansiyelini değerlendirmesine olanak sağlayacak.
CVK Maden İşletmeleri'nin yeni ruhsat sahalarını devralması, şirketin büyüme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Şirket, önümüzdeki yıllarda bu sahalarda gerçekleştireceği arama ve üretim faaliyetlerini daha da genişleterek, Türkiye'nin maden sektöründeki liderliğini pekiştirmeyi amaçlıyor. Bu adım, şirketin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha fazla yer edinmesini sağlayacak önemli bir fırsat sunuyor.
Yeni ruhsat sahalarının devri, şirketin stratejik planları doğrultusunda yerli ve yabancı yatırımcılar için de önemli bir işaret teşkil ediyor. Bu tür yatırımlar, Türkiye’nin madencilik alanındaki potansiyelini daha geniş bir perspektiften görmeye olanak tanırken, küresel pazarla entegrasyonun hızlanmasına da katkı sağlıyor.