SON DAKİKA
GÜNDEM Pazartesi 02 Şubat 2026 14:50

"BİR SİNGER GÜNÜ"NÜN İLK KONUĞU NİLPERİ ŞAHİNKAYA…

Singer'in keyif dolu yeni YouTube projesi "Bir Singer Günü", ilk bölümünde Nilperi Şahinkaya'yı konuk etti.

Singer’in resmi YouTube kanalında yayınlanan bu özel seri; Şahinkaya’nın çarpıcı açıklamaları, ilham veren mesajları ve sosyal sorumluluk yönüyle de dikkat çekti. Proje kapsamında, YouTube’da videoya gelen her etkileşim için Singer, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)’na bağış gerçekleştiriyor. Aynı zamanda projeye konuk olan her isim adına da 20 öğrencinin 1 yıllık nitelikli eğitim bursu karşılanarak eğitime katkı sağlanıyor.

“Kostüm tasarımından hep iyi notlar alıyordum.”

Nilperi Şahinkaya, sunuculuğunu Ezgi Çelik’in üstlendiği programda konservatuvar yıllarına uzanan yolculuğunu anlattı. Eğitim sürecinde kostüm tasarım dersleri aldığını ve bu derslerde oldukça başarılı olduğunu paylaşarak, “Konservatuvarda kostüm tasarım derslerimiz de vardı ve ben çok iyi notlar alıyordum.” sözleriyle tasarıma olan ilgisinin köklerine değindi.

“Renkleri kombinlemeyi çok seviyorum.”

Şahinkaya, renkleri kullanmayı ve doğru biçimde kombinlemeyi çok sevdiğini aktardı. Bu yaklaşımını günlük hayatının doğal bir parçası olarak gördüğünü belirterek, “Renkleri kombinlemeyi çok seviyorum. Günlük hayatta da bunu bol bol yapıyorum.” ifadelerini kullandı. Programda, evde canı sıkıldığında kıyafet kombinlemenin kendisi için bir alışkanlık hâline geldiğini anlatan Şahinkaya, bu sürecin yaratıcılığını beslediğini vurguladı. “Evde canım sıkılırsa kendi kendime kıyafet kombinliyorum. Hiç sıkılmıyorum, acayip seviyorum.” sözleriyle bu keyifli rutinini paylaştı.

“Dedem tıpkı Kenan Baran gibiydi.”

Nilperi Şahinkaya, aileden gelen dikiş ve stil hafızasını anlatırken çocukluğuna uzandı. “Anneannemin annesi dikiş dikmeyi çok severmiş ve eski model bir Singer dikiş makinesi vardı evde. Ben de o makine ile çok oynardım çocukken…” sözleriyle dikişle kurduğu ilk bağı paylaştı. Dedesiyle ilgili anılarında ise şu ifadeleri kullandı: “Dedem tıpkı Kenan Baran gibiydi. Kıyafet seçimi ve şıklık açısından ona çok benziyordu. Bir kulüp vardı, oraya gidip gelirdi ve hep şık giyinirdi.” Şahinkaya, dedesi ve anneannesinin birlikte kumaş seçmeye gittiklerini, renkleri özenle belirlediklerini ve kıyafetlerini özel olarak diktirdiklerini anlatırken, “Gerçekten kıyafetlerini tasarlayıp çok güzel kombinlerlerdi. Bu cekete bu mendil, bu renge bu renk uyar gibi…” sözleriyle ailede stilin bir zevk ve kültür olarak yaşandığını vurguladı. Program sırasında Singer dikiş makinesiyle dikiş deneyimi de yaşayan Nilperi Şahinkaya, düz dikiş ve daire dönüşü yaptıktan sonra Ezgi Çelik’le birlikte bir gözlük kabı dikti. Kendi elleriyle diktiği ve kendisine hediye edilen gözlük kabı eşliğinde, dikişin kendisinde yarattığı etkiyi ise “Singer dikiş makinesinin kullanımı çok rahat ve dikiş dikmek de çok rahatlatıcı… Singer’le dikiş dikerken başka hiçbir şey düşünmüyorsun.” sözleriyle ifade etti.