AVRUPA'NIN UKRAYNA DESTEĞİ HAVADA KALDI
Avrupa Birliği'nin Ukrayna'ya yönelik siyasi, askeri ve mali desteği, savaşın üçüncü yılında iç siyasi baskılar ve ekonomik maliyetler nedeniyle belirsizliğe sürükleniyor. Mühimmat ve hava savunması başta olmak üzere taahhüt edilen yardımlar gecikirken, üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları derinleşiyor

Mustafa DENİZ
Avrupa Birliği’nin Ukrayna’ya yönelik siyasi, askeri ve mali desteği, savaşın üçüncü yılına girerken belirsizliklerle karşı karşıya. Brüksel’den gelen “Ukrayna’nın yanındayız” mesajları güçlü söylemler içerse de sahadaki gerçekler, Avrupa’nın ortak ve sürdürülebilir bir destek mekanizması kurmakta zorlandığını gösteriyor. Artan iç siyasi baskılar, ekonomik maliyetler ve ABD’deki politika değişimleri, Avrupa’nın Ukrayna dosyasını giderek daha kırılgan hale getiriyor.
Rusya’nın saldırıları sürerken Ukrayna’nın en acil ihtiyacı olan mühimmat ve hava savunma sistemleri konusunda Avrupa ülkeleri arasında ciddi görüş ayrılıkları yaşanıyor. Almanya, Fransa ve İtalya gibi büyük ekonomiler destek söylemini sürdürse de teslimat takvimleri gecikiyor, taahhüt edilen yardımlar ise çoğu zaman bütçe tartışmalarına takılıyor. Doğu Avrupa ülkeleri daha sert bir çizgi izlenmesini savunurken, Batı Avrupa’da “savaş yorgunluğu” kamuoyuna açık biçimde hissedilmeye başladı.
Mali destek cephesinde de tablo net değil. Ukrayna’nın bütçe açığını kapatmaya yönelik uzun vadeli fonlar, Avrupa Birliği içinde oybirliği gerektiren kararlar nedeniyle sık sık tıkanıyor. Bazı üye ülkeler, kendi ekonomik sorunlarını gerekçe göstererek yeni kaynak aktarımına mesafeli duruyor. Yüksek enflasyon, enerji maliyetleri ve yaklaşan seçimler, hükümetlerin Ukrayna’ya ayrılacak kaynaklar konusunda daha temkinli davranmasına yol açıyor.
Avrupa’nın tereddütlerinde ABD faktörü de belirleyici. Washington’un Ukrayna politikasında yaşanan dalgalanmalar, Avrupa başkentlerinde “ABD geri çekilirse ne olur?” sorusunu daha yüksek sesle gündeme taşıyor. Avrupa’nın tek başına Ukrayna’yı uzun süre destekleyebilecek askeri ve mali kapasiteye sahip olup olmadığı ise hâlâ netlik kazanmış değil.
Uzmanlara göre Avrupa, Ukrayna konusunda iki seçenekle karşı karşıya: Ya ortak savunma ve finansman politikalarını hızla güçlendirerek söylem ile eylem arasındaki farkı kapatacak ya da desteğin giderek sembolik hale gelmesini kabullenecek. Aksi halde Avrupa’nın Ukrayna’ya verdiği destek, güçlü açıklamalara rağmen sahada karşılığı olmayan bir vaat olarak kalabilir.
Savaşın seyrini belirleyecek olan yalnızca cephedeki gelişmeler değil, Avrupa’nın bu belirsizlikleri ne ölçüde aşabileceği olacak. Şimdilik görünen tablo ise Avrupa’nın Ukrayna desteğinin hâlâ “havada” olduğu yönünde.