ANNE OLMAK KURUMSAL VİZYONU GENİŞLETİYOR
Türkiye'de anneliğin kariyer yolculuğundaki etkisini değerlendiren LEAD Network Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Neslihan Nigiz Ulak, annelikle gelen kriz yönetimi ve çoklu görev yetkinliklerinin şirketler için stratejik bir rekabet avantajı olduğunu vurguladı.

Hakan ÖZBAY
Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 35-36 bandında kalarak OECD ortalamasının oldukça gerisinde seyrediyor. Bu tablonun ardındaki temel nedenlerden biri olan annelik, kadınların profesyonel hayatında en keskin kırılma noktalarından birini oluşturuyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan LEAD Network Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Neslihan Nigiz Ulak, TÜİK verilerine atıfta bulunarak üç yaş altı çocuğu olan kadınların istihdam oranının yüzde 28, çocuğu olmayanlarda ise yüzde 56’nın üzerinde olduğuna dikkat çekti. Ulak, "Asıl kritik konu, kadınların işe girmesinden çok işte kalabilmesi" diyerek sorunun yapısal boyutuna işaret etti.
ANNELİK VE İSTİHDAMDAKİ KRİTİK EŞİK
Kadınların iş dünyasındaki varlığını korumasının önündeki engellerin özellikle çocuk sahibi olma döneminde belirginleştiğini vurgulayan Ulak, "Doğum sonrası destek mekanizmaları, erişilebilir bakım imkânları ve esnek çalışma modelleri kritik" dedi. Bakım yükünün adil dağıtılmamasının kariyer yolculuğunu zedelediğini savunan Ulak, "Ebeveyn izinlerinin sadece kadına değil, her iki ebeveyne sunulması gerekiyor. Aksi halde yarı zamanlı çalışma gibi uygulamalar kadınların kariyerinde yavaşlamaya neden oluyor ve terfi süreçlerine de olumsuz yansıyor" ifadelerini kullandı.
CAM TAVANDAN "KIRIK BASAMAĞA" GEÇİŞ
İş dünyasında kadınların karşılaştığı engellerin artık boyut değiştirdiğine dikkat çeken Ulak, "Bugün tek bir 'cam tavan'dan değil, çok katmanlı engellerden söz ediyoruz. En kritik başlık 'kırık basamak'… İlk yöneticilik terfisinde kadınlar hâlâ geride" diyerek yönetim kademelerindeki eşitsizliğin altını çizdi. Bu duruma annelikle ilgili ön yargıların, yakınlık yanlılığının ve sessiz dışlanmanın da eklendiğini belirten Ulak, sözlerine şöyle devam etti:
"Özellikle hibrit çalışma düzeninde ofiste daha görünür olanlar daha fazla fırsat yakalıyor. Diğer bir önemli konu ise bakım yükü... Kadınlar ev ve bakım sorumluluklarına erkeklerden çok daha fazla zaman ayırıyor ve bu durum iş hayatında ciddi bir dezavantaj yaratıyor. Kurumların, işe alımdan terfiye kadar tüm süreçleri bütüncül ve şeffaf şekilde ele alması gerekiyor."
HİBRİT ÇALIŞMA VE ANNE DOSTU ŞİRKET KRİTERLERİ
Pandemi sonrası yaygınlaşan esnek ve hibrit çalışma modellerinin çalışan anneler için önemli bir kolaylık sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Ulak, bu sistemlerin risklerine de değindi. Ulak, "Bu modeller kapsayıcı bir kültürle desteklenmezse yeni eşitsizlikler yaratabiliyor" diyerek iş dünyasını uyardı.
Günümüz şartlarında 'anne dostu şirket' olmanın sadece yasal hakları sunmaktan ibaret olmadığını belirten Ulak, "Anne dostu yapı, kadınların işte kalmasını ve ilerlemesini de destekleyen yapıdır. Terfi süreçlerinin açık ve şeffaf olması, işe dönüş programlarının etkin şekilde uygulanması gerekiyor. Eşit ücret politikaları ve kapsayıcı liderlik anlayışı, tüm çalışanların kendilerini değerli hissettiği bir çalışma ortamı yaratmak için şart" değerlendirmesinde bulundu.
STRATEJİK BİR AVANTAJ OLARAK ANNELİK YETKİNLİKLERİ
İş dünyasının bugün en çok ihtiyaç duyduğu yetkinliklerin annelik deneyimiyle doğrudan geliştiğini belirten Ulak, kurumların bu durumu bir risk olarak görmekten vazgeçmesi gerektiğini vurguladı. Ulak, "Annelik; kriz yönetimi, önceliklendirme, dayanıklılık ve empati gibi liderlik becerilerini güçlendirir. Aynı anda birden fazla sorumluluğu yönetme ve hızlı karar alma becerisi gelişir. Bu deneyim, daha kapsayıcı ve insan odaklı bir liderlik yaklaşımını da beraberinde getirir" dedi.
LEAD Network Türkiye olarak kadınların potansiyelini ortaya çıkaran çalışmalara odaklandıklarını belirten Neslihan Nigiz Ulak, sözlerini şöyle noktaladı: "Yalnızca 'çalışan anneler' odağıyla sınırlı değil; tüm kadınların iş dünyasında daha güçlü, eşit ve sürdürülebilir biçimde yer almasını destekliyoruz. Sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığımız iş birlikleri, Reverse Mentoring ve LEAD to LEAD Mentorluk gibi programlarımızla araştırma, eğitim ve görünürlük odaklı, sürdürülebilir bir gelişim ekosistemi oluşturuyoruz."
KADIN LİDERLERİ GELECEĞE HAZIRLAYAN PROJELER
LEAD Network Türkiye, kadınların potansiyelini ortaya çıkarmak ve “kırık basamak” engelini aşmalarını sağlamak amacıyla çok katmanlı destek programları yürütüyor:
STK İş Birlikleri: Yeniden iş hayatına dönmek isteyen kadınların istihdam süreçlerine doğrudan destek sağlanıyor.
LEAD to LEAD Mentorluk: Kadın lider adaylarının kariyer hedeflerini netleştirmelerine ve vizyonlarını genişletmelerine katkı sunuluyor.
Reverse Mentoring (Tersine Mentorluk): Mevcut liderler, genç yeteneklerin farklı ve yenilikçi bakış açılarıyla bir araya getiriliyor.
CEO Roundtable & LEAD GE Talks: Küresel bakış açıları üyelerle buluşturulurken, şirketlerin tepe yöneticilerinde kapsayıcı liderlik anlayışının güçlenmesi hedefleniyor.