ANADOLU'DA KADININ 9 BİN YILLIK SERÜVENİ
Anadolu'da kadın tarihi, bir "ilerleme" hikayesi olduğu kadar, kadının özündeki gücü koruma mücadelesidir.

Hakan DİKMEN
Bugünün modern dünyasında kadının konumu tartışılırken, Hititli Puduhepa’nın mühründeki kararlılığı ve Çatalhöyük’teki saygınlığı hatırlamak, ilk seçme ve seçilme hakkını yaşamak geleceği inşa ederken en büyük rehberimiz olmuştur. Anadolu toprakları, binlerce yıldır medeniyetin beşiği olmanın yanı sıra, kadının toplumsal statüsünün ve gücünün şekillendiği en önemli coğrafyalardan biridir. Neolitik Çağ'dan Cumhuriyet’e uzanan bu serüveni özetleyen ve bu konuda çalışmalar yapan Denizcilik Tarihi Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Havva İşkan Ülkemizin ilk ve tek "denizcilik" ihtisas üniversitesi olan Pîrî Reis Üniversitesi'ndeki Dünya Kadınlar Günü etkinliklerinde, anlamlı bir konferans gerçekleştirdi.
Bu konferansa bağlı olarak biz de kendisine bu konuyu sorduk. Denizcilik Tarihi Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Havva İşkan, Çağlar Boyu Anadolu'da, kadının Neolitik Çağ'dan itibaren geçirdiği gelişimi nasıl anlatırsınız.
“Değişimleri çok sayıda resim eşliğinde gözler önüne serdip, Anadolu'nun ortasında, Çatalhöyük'te yaratılan Ana Tanrıça'nın, 'Uygarlık Yaratan' bu muazzam coğrafyanın İnsanlık Tarihi'ne bir armağanı olduğunu söyledi.
Yine aynı konferansta, yazının Anadolu'da kullanılmaya başladığı Asur Koloni Dönemi ve Hitit İmparatorluğu zamanlarından itibaren eldeki belgelerle kadının toplumsal yaşamda pek çok konuda hukuken korunduğuna ve Karum/Kültepe'de ticari yaşamında bir parçası olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Havva İşkan, Dünya'nın ilklerinden olan Kadeş Barış Antlaşması'na Hitit Kraliçesi Puduhepa'nın da kocası ile birlikte imza atmasının önemine değindi.
Prof. İşkan, Dünya'nın ilk kadın Belediye Başkanı olan Perge'li Plankia Magna ile Roma Çağı Anadolusu'na kadar uzanan konuşmasını, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyetimizin kadınlara pek çok ülkeden önce tanıdığı hakların benzersiz olduğuna değinerek, "Cumhuriyet Bir Kadın Devrimidir" sözleriyle sona erdirdi.
Bu dünya kadınlar gününde “Bereketin ve Gücün Mirası” olan Anadolu’da Kadınını böyle değerlendirmek lazımdır.
Anadolu, sadece kıtaların birleştiği bir köprü değil; kadının kimliğinin, hukukunun ve toplumsal rolünün binlerce yıl boyunca ilmek ilmek işlendiği bir hafıza merkezidir. Çatalhöyük’ün kerpiç evlerinden modern Türkiye’nin meydanlarına kadar kadın, bu toprakların hem bereketi hem de iradesi olmuştur.