2022 MÜZİK SEKTÖRÜ İÇİN BÜYÜME YILI
Şu kasvetli günlerde ekonominin durumu tüm dünyada karışmış hatta insanların psikolojisini bozmuşken sisin dinlediğiniz müziğin de hayatınıza katkısı oluyor.

Bu nedenle başlıkta “Hayatın Gıdası Müzik” diye kullandık. Biliyorsunuz Kalp atışlarınız, dinlediğiniz müziğin ritmine ayak uydurur. Müzik, beyinde mutluluk hormonu olan dopamin salgılayan bölgeyi tetikliyor. Sizin bu tetiklenen hormonunuz sayesinde müzik sektörü büyük paralar kazanıyor. Örneğin, hepimizin bildiği neredeyse 7den 70 e herkesin en az bir kere söylediği “Happy Birthday” şarkısı sayesinde Warner Brothers şirketi her yıl yaklaşık 2 milyon dolar telif ücreti kazanmaktadır.
Egzersiz yaparken müzik dinlemenin fiziksel performansı önemli derecede arttırdığı da kanıtlanmıştır. Dinlediğiniz müziğin türü, dünyayı nasıl algıladığınızı doğrudan etkilemektedir. Rahatlatıcı müzik dinletilen ineklerin daha çok süt verdiği, çiçeklerin daha hızlı büyüdüğü de bilimsel araştırmalarla sabittir.
Evet, bunlar müziğin biz farkında olmadan üzerimizde ya da çevremizde ki canlılar üzerinde yarattığı psikolojik ve biyolojik etkilerinden bazıları. Bir de dünya çapındaki ekonomik boyutları var… Şimdi, yazımızda ‘üzerinden teğet geçerek’ bu konuyu anlatacağız. Hazırsanız başlayalım…
Aslında bu endüstriyi iki başlık altında incelememiz gerek. Yabancı şarkıların piyasada elde ettiği ve yerli şarkı ve şarkıcıların elde ettikleri gelirler… Araya giren pandemi döneminde müziğe ulaşmanın yollarının değişmesi, yepyeni bir sektörü göz kamaştırıcı hale geldi, dijital… Bu konuya yazının ilerleyen kısımlarında değineceğiz ama öncelikli olarak akışımıza uygun devam ediyoruz. “Küresel Müzik Endüstrisi” raporu adı altında 2020 yılında IFPI tarafından yani Uluslararası Fonogram Endüstri Federasyonu tarafından hazırlanan resmi bir rakamları kapsayan bir çalışmadan bahsedelim biraz. Burada ki en dikkat çeken detaylar (2020 yılı kurları ve harcamaları baz alınarak) kayıt altına alınan rakamlardan oluşuyor.
Mesela Almanya’da hane başına müziğe harcanan para 17,06 dolar (yaklaşık 136,5 lira/ bugün ki kurla 307 lira ). Ekonomik kriz olduğu iddia edilen ve o dönemde AB’nin en yoksul ülkesi olan Yunanistan’da ise 3,09 dolar (yaklaşık 24,7 lira/ bugün ki kurla 55.62 lira)… Aynı dönemde Türkiye’de ise 0.76 dolarlık bir harcama söz konusu. Yani o zaman ki kurla 6 lirayken, şimdi ki kura göreyse 13.68 lira…
Rakamlardan da net olarak anlaşılacağı üzere ülkemizde müziğe harcanan para diğer ülkelere göre çok daha düşük…
Global anlamda ele aldığımızda sektörün lokomotifi Amerika’da durumlar nasıl? Gelin bu konuda da rakamlara bir göz atalım;
Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği‘nin yıllık sonu raporuna göre, kaydedilen toplam müzik geliri 2020’de yüzde 9.2 artarak 12.2 milyar dolara yükselmiş. Bu büyüme esas olarak akış hizmetlerinden gelen daha fazla para ile sürdürülmüş ve formatta 10.1 milyar dolar gelir elde edilmiş.
2019 yılında 8.9 milyar dolar olan gelirin 2020 yılında 12.2‘e yükselmesi ile 2022’de bu sektörde büyüme yılı olarak görülüyor.
Başlıca yayın platformlarından Spotify ve Apple Music en çok gelir elden eden iki platform olarak kayıt altına alınmışlar. Popüler platformlar aralarında 8 milyar dolara yakın gelir elde etmiş. Bu arada belirtmeden geçmeyelim, ortalama ABD abonelik sayısı 60.4 milyondan 85.5 milyona çıkmış.
İnternetten müzik akışına dair tüm bu rakamlar bir araya getirildiğinde akış sektörünün toplam gelirin yüzde 83‘ünü oluşturduğu görülüyor.
Bu incelemelerin ışığında şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki müzik sektöründe çok ciddi bir ekosistem var. Bu ekosistemin maddi karşılığı, hali hazırda yaşanan krizler ve ekonomik belirsizlik ortamlarından kurtulmanın en kolay yolu olarak görülüyor.
Yapılması gereken; sektörün aktörlerinin (Yorumcular, söz yazarları, aranjörler, müzisyenler gibi) şartlarının iyileştirilmesi, hakların koruma ve denetim anlamında sıkı kontrol altında tutulup dünyaya açılması aşamasında devlet destekleriyle teşvik edilmesi, ülke içinde yapılması planlanan festivaller gibi büyük organizasyonların ekonomilerini kayıt altına alarak maddi getirinin artmasının sağlanması ve sektörün hareket alanının uluslararası düzeyde tanınması ve rağbet görmesi için yeni projelerin oluşturulmasının sağlanması dersek sanırız yanlış konuşmuş olmayız…
Son bir not olarak, psikologların bile araç kullanırken dinlenen şarkıların ritimlerine göre hızlanıp yavaşlama refleksini gösterdiğimiz göz önüne alınırsa, yıllardır devam eden durağan dönemden çıkmak için, müziğin ritmini hızlandırmamızın gerektiğini belirtelim. Araç kullanırken kısık sesle huzur veren şarkılar dinlerken sektörün dinamiklerine techno şarkılar dinletmemiz gerektiğini bir kez daha tekrarlıyoruz…
Şimdilik mutlu kalın, huzurla kalın, müzikle kalın ama en önemlisi hayatınızı müzik dolu rengarenk festival tadında yaşayın…