Türk Bilim Kurulu Çinli uzmanlarla pandemide normalleşmeyi konuştu

Covid-19 pandemisinde Türkiye, Çin ile hep dirsek temasta bulundu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, pandeminin ilk gününden itibaren Çinli meslektaşları ile iletişimde olduğunu, onlardan fikirler aldığını ve hatta takviye ilaçlar aldığına vurgu yaptı. Türkiye'nin Covid-19 Pandemisinde verdiği savaşın bu sonuçlarında Çin ile olan etkileşim ve diyaloğununda büyük katkısı oldu.

Son olarak Türkiye Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyeleri ile Çinli yetkililer ve uzmanlar arasında video konferans aracılığıyla yine bir araya geldi. Yapılan toplantıda Covid-19 ile mücadele konusunu ele aldı. Çin’in Ankara Büyükelçisi Deng Li ile Türkiye Sağlık Bakan Yardımcısı Emine Alp Meşe’nin eş başkanlığında düzenlenen toplantıda; karantina yöntemleri, test yolları, normalleşme sürecindeki tedbirler ve aşı çalışmaları gibi konular masaya yatırıldı.

Çin’in Hubei eyaletinin sağlık komisyonundan gelen yetkililer ve uzmanlar da salgınla mücadeleyle ilgili bilgi ve tecrübelerini paylaştı. Bakan Yardımcısı Emine Alp Meşe, toplantının verimli geçtiğini ve Türkiye’nin salgınla mücadele çalışmalarına yardımcı olacağını söyledi. Ankara Büyükelçisi Deng Li, salgının meydana gelmesinden bu yana Çin ile Türkiye’nin sundukları karşılıklı desteklerle derin bir iş birliği gerçekleştirdiklerini ve Covid-19 ile ilgili deneyimlerini paylaştıklarını belirtti.

----------------------------------

Huawei İngiltere’de atağa geçti

Ekonomik rekabetin en belirleyici özelliklerinden biri de teknolojik rakebet. Artık dünya öyle bir noktaya geldi ki, teknoloji alanında üstün olan dünyanın ipini eline alıyor. İşte bu rekabette Çin’de harıl harıl çalışıyor ve rakibi ABD ile farklı alanlarda rekabet ediyor. 

Bu alanlardan biri YHT olarak bilinen “yüksek hızlı tren”.  Yüksek Hızlı Tren hatları ile ilgili yapılan bir araştırmada Çin’in, 35.000 kilometrelik yüksek hızlı tren ray hattıyla büyük bir farkla dünyanın en uzun YHT ağına sahip ülke olduğu açıklandı. Araştırmada yer alan sıralamada bir sonraki en uzun en uzun YHT ray hattı ise İspanya'da bulunuyor. Statista bu ülkenin YHT ağının uzunluğu Çin'dekinin  onda biri kadar olduğu açıkladı. Öte yandan dünya çapında söz sahibi olan Japon YHT Shinkansen ise 3.000 kilometreden fazla bir alana sahipken, Almanya'nın ICE adlı YHT'sinin uzunluğu toplam 1.571 kilometre.

Teknoloji rekabetinde bir diğer önemli alanda mobil medyada yaşanıyor.  Huawei bu alanda son yıllarda en büyük küresel çaplı atılımlar yapan markası. Huawei geçtiğimiz günlerde İngiltereye yönelik bir yatırımını açıkladı.  Şirketin İngiltere Basın ve Halkla İlişkiler Departmanı Müdürü Harrison, “Cambridge Bilim Parkı”nda kuracağımız Ar-Ge merkezi, İngiltere’nin optoelektronik alanında küresel araştırmaların merkezi haline gelmesini hızlandıracak” dedi. Harrison söz konusu tesisin Huawei ve İngiltere için çifte kazanç anlamına geldiğine vurgu yaparak, aynı zamanda İngiltere’nin optoelektronik ürünlerle ilgili küresel Ar-Ge çalışmalarının merkezi olma sürecinin hızlandırılacağına vurgu yaptı.

Cambridge Ar-Ge ve imalat üssüne 1 milyar sterlin yatırım yaptıklarını anlatan Harrison, proje tamamlandığında 400 kişiye istihdam fırsatı sağlanacağını dile getirdi. Harrison İngiltere’de yürütülen bu proje ile optoelektronik teknolojisinin küresel veri merkezi ve siber altyapı tesislerinde kullanılmasını amaçladıklarını sözlerine ekledi. Çok güzel yatırım. Darısı bizim başımıza diyelim. Dilerim Huawei Türkiye’deki yatırımını da büyütür ve başta Turkcell olmak üzere önemli Türk firmaları ile bu boyutta yatırım ve işbirliklerine imza atar. Huawei şu an Türkiye’de de en çok bilinen Çin markası. Ondan sonra pazara giren Xiaomi iyi bir giriş yaptı ama durakladı. En son Türk cep telefonu piyasına giren Oppo ise çok kötü bir lansman ve reklam kampanyası yaparak istediği girişi yapamadı. Oppo’nun başarısız reklam kampanyasına ileride değineceğim. Türkiye çok büyük bir pazar ve Türk insanının çok ciddi bir akıllı telefon bağımlılığı var. Bu da başta Huawei için pek çok Çinli marka için çok büyük bir fırsat. Onun için ben olsam gözüm kapalı Türk pazarındaki yatırımlarımı büyütürdüm. Ancak bunları yaparken tanıtım ve işletme stratejisine çok dikkat ederdim, çünkü pazara kötü bir giriş yapmak hem o markayı hem de o markanın sahip olduğu ülkenin de prestijini olumsuz etkiliyor. Oppo buna basit bir örnek.

--------------------------------

Hey Beidou beni Taksim’e ışınla

Hazır teknoloji demişken bu haberede değinmeden geçemeyeceğim. Çin ilk olarak 1994 yılında Beidou 1'i piyasaya sunmuştu. O günden bugüne  26 yıl geçti. Beidou şu an dünyanın dört önemli navigasyon sistemlerinden birine sahip. Dünyada bu alanda Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) GPS, Rusya'dan Glonass ve Avrupa'dan Galileo rekabet içinde.

23 Haziranda fırlatılan küresel konumlandırma sisteminin son uydusu ile birlikte Beidou ara bağlantı ve hizmetleri geliştirmek için diğer üç navigasyon sistemiyle ikili iş birliği mekanizması kurmuş oldu. Uzay çalışmaları konusunda araştırma yapan uzmanlar, Beidou sisteminin dünyanın navigasyon kabiliyetini güçlendirdiğini ve kullanıcılar için daha iyi hizmetler sunmaya yardımcı olacağını açıkladı. 

Beidou ne yapıyor?

Beidou sisteminin genel anlamda üç temel görevi var. Bunlardan birincisi, sistem konumlandırma, hassas zamanlama ve kısa mesaj iletişimine yardımcı olmak. İkincisi sistem sayesinde, ulaşım, tarım, ormancılık, balıkçılık, meteoroloji ve iletişim alanlarındaki kaynakları daha verimli olacak şekilde koordine etmek. Üçüncüsü ise depolama ve lojistik, elektrik güç denetimleri gibi alanlarda hizmetler sunmak. Beidou bunlara ek olarak salgınla mücadele konusunda da çok aktif bir ol üstlendi. Mesela Çin'de salgınla mücadele kapsamında iki haftada inşa edilen geçici hastanelerde Beidou sistemi yüksek hassasiyetli ölçümler yaparak işin hem hızlanmasına hem de kolaylaşmasında katkıda bulundu.

Beidou çok amaçlı bir sistem, ancak navigasyonlardan çok çekmiş biri olarak, özellikle Google’ın navigasyon haritası sayesinde defalarca kaybolmuş biri olarak ben bu konuda çalışmaların yapılıyor olmasına çok sevindim. Öyle bir sistem olsun ki gelecekte, ben ona “beni şuraya götür” diyeyim oda hiç bir şey sormadan beni oraya götürsün. Hatta biraz daha hayal kurmak istiyorum, beni oraya direkt ışınlasın. Teknoloji tembelleştiriyor bizi, ama ne yapacaksınız rahatlıkta güzel bir şey. Düşünün mesela İstanbul’un o baş ağrıtıcı trafiğinde Google’a veya Beidou’ya sesli bir komut veriyorsunuz ve “Hey Bediou beni Taksime götür” diyorsunuz. Hiç araba, maraba, metro olmadan Bediou sizi tak diye oraya ışınlıyor. Hizmetin karşılığında ki ücreti de taksi ücreti gibi cep telefonu faturanıza ekliyor yada kredi kartınızdan çekiyor. Şimdi belki bunlar ütopik gibi gözüküyor ama eğer ileride dünyanın süper güçleri birbirleriyle ego savaşına girmez, dünyayı tek başına yönetme hırsına kapılmaz ve işbirlikleri yaparak dünyaya hizmet ederse, kısaca üçüncü dünya savaşı çıkmazsa, dünya bunları da görecek.