Tersine göç nasıl sağlanır?

Mim. Nihat Şen 27 Haz 2020

Tarım sektörü genellikle ekonomik sistemlerin ayrılmaz bir parçasıdır. Geçmişte tarıma dayalı ekonomilere sahip olan gelişmiş ülkeler önce tarım sektörüne ağırlık vermiş, tarım sektörünün gelişmesini sağlamış, daha sonra bu sektörden elde edilen kaynaklar ile sanayileşmeye hız vermiştir.

Tarım sektörünün ülkelerin ekonomik kalkınmaları üzerindeki yarattığı olumlu etki dış ticaret ile döviz girdisinin sağlanmasıdır. Ülkelerin üretmiş oldukları tarımsal mamulleri ihraç etmesi ve tarıma dayalı sanayileşmenin gelişimi sonucunda, hammaddenin yanı sıra, tüketim mallarının da ihracı ile döviz girişinin sağlanmıştır.

Tarım, gıda üretiminin güvenliği ve sanayi sektörüne hammadde sağlaması nedeniyle sanayileşmiş ülkeler açısından da vazgeçilmez ve stratejik bir sektör niteliğindedir. Bu nedenle tarım sektörü, tarıma dayalı sanayilerin gelişmesinde önemli rol oynamaktadır.

***

1980’li yıllara kadar Türkiye ekonomisinin lokomotifi olma özelliği gösteren tarım sektörü, 1980’li yıllardan sonra uygulanan dışa bağımlı liberalleşme, serbest piyasa ekonomisine geçiş, sanayi hizmet ve inşaat sektörlerindeki hızlı gelişim nedenler ile gerilemeye başlamıştır. Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve Avrupa Birliği (AB) gibi kuruluşların ülkemiz tarımına yapmış olduğu dolaylı müdahaleler, tarım işletmelerini olumsuz yönde etkilemiştir.

Girdi bazında verilen devlet desteği, zamanla doğrudan gelir desteği haline dönüştürülmüş, bu nedenle toprağı olup tarımsal faaliyetlerde bulunmayan kişilere gelir desteği sağlanmış, gerçek üreticilere önemli bir katkı sağlamamıştır. Çiftçiler çoğu zaman mamullerini pazarlayamamış, aracılar tarafından düşük fiyatlar ile alınan mamuller tüketiciye yüksek fiyatlar ile satılmış, bu durum hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilemiştir. Üretim planlaması yapılamadığından çiftçilerin üretmiş oldukları mamuller zaman zaman satılamamış, bu durum sonucunda çiftçi zarar etmiş ve tarımsal faaliyetleri bırakmak zorunda kalmıştır.

***

Ayrıca, kırsaldan kente göçü değişik yöntemlerle teşvik edilerek kent hayatını daha cazip göstererek daha rahat hayat vaatleri ile gençlerimizin köyleri boşaltarak kentlere göçmesi sağlanmış ve kalan yaşlılarımız da tarım ve hayvancılıkla maalesef ilgilenememişlerdir.

"Siz üretmeyin hazırı var" denerek insanımız hazıra alıştırılmış, kentler cazibe merkezi gibi gösterilerek, farklı yaşam şekilleri sunulmuş ,insanımız mekanik bir hayatın içine atılmış, değişik iş olanaklarının daha avantajlı olduğu sunularak, devamlı tüketen ve borçlanan bir toplum haline dönüştürülmüştür. Yine bu süreçte sanki daha kaliteli eğitim sunuluyormuş imajı verilerek kırsaldaki ya da köylerdeki okulların da daha merkezi yerlere taşınması ile köylerdeki okullar kapatılmış, köyden kente göç eden insanlar kültür asimilasyonu ile karşı karşıya kalıp yaşam kültürlerinden uzaklaşmışlardır.

Günümüzde ise kentte yaşayan insanlar,  toprakla uğraşmak doğa ile iç içe olmak için vakit bulduklarında kırsala kaçmaya başladılar. Zamanla bu talep çoğaldıkça, kentten köye geri göçü sağlamak için, dönmek isteyenlere teşvik parası, taşınma masrafını sağlama, üç beş baş hayvan verilmesi gibi çözümler üretilmek istendi ancak,bu çözümler, yetersiz kaldı ve istenen sonucu vermedi.

***

Son zamanlarda evlerde geçirdiğimiz bu süreç, insani ihtiyacımız olan tarım ürünlerinin İnsanoğlu için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Çalışmasanız da aç kalamıyor, sağlığınız ve hayatınız için gıda tüketmek zorunda kalıyorsunuz.

Tarım, ülkelerin gelişmişlik düzeyi ne düzeyde olursa olsun, tüm ülke ekonomilerinde önemli bir yere sahiptir. Çünkü insanların yaşamlarını sürdürebilmesi için gereken gıda maddeleri ile kullandıkları hammaddelerin büyük bir bölümü, tarım sektörüyle sağlanmaktadır. Tarım sektörünün diğer sektörlere nazaran daha vazgeçilmez ve stratejik öneme sahip bir sektör olması nedeniyle büyük ölçekli hatta çok uluslu işletmelerin tarım sektörüne ilgisi bu nedenle artmıştır.

***

Gelecekte ve hâlâ yaşamakta olduğumuz pandemiden sonra tarım daha da önem kazanacaktır. Tarım; ülke nüfusunun yaşamını dışarı bağımlı olmadan sürdürebilmesi, milli gelire ve istihdama katkısı, diğer sektörlere hammadde ve sermaye sağlaması, ihracata etkisi ve biyolojik çeşitlilik ile tüm dünyada vazgeçilmezdir.

Ülkemizde tarımı artırmak ve tarımsal üreticinin geri dönüşünü sağlamak için, köyler de geliri artıracak yöreye ve iklimine uygun tarımsal projeler geliştirilmeli, üreticilerin ürünlerini zarar etmeden satacak mekanizmaların olması sağlanmalı, üretim bazlı teşvikler ve faizsiz kredi imkanları geliştirilmeli ve yerli üreticiye yerli tohumlarla üretim yapabilecek imkanlar sağlanmalıdır.

Tabii,  tersine göçün canlandırılması için köylerde, çocuklarının kaliteli eğitimini sağlayacak çözümler üretilmeli ve aynı zaman da köylerde de kentlerdeki sosyal aktiviteler (sinema, tiyatro, spor alanları, kültür merkezi, cafe vb.) için gerekli projeler, Kentsel Dönüşüm Projeleri ile hayata geçirilmelidir.