Mbl_Kv


Sanat eğitiminin çocuktaki olumlu etkisi

Seval Özcan 10 Oca 2021

Değerli sanatseverler, Ne kadar yetişkiniz? En son ne zaman yapmaktan zevk aldığınız bir şeyler ürettiniz? Yeni bir şeyler üretmenin heyecanı insana muazzam bir enerji veriyor. İçimizdeki çocuğu ne kadar beslersek o kadar yetişkin oluruz. Mutlu anlarının içinde kalabilen çevrenizde kaç kişi var? İnsanlar mutlu anlarının içinde kalmayı bile unuttu. Karantina döneminde insanların yeni kararlar almaya başladıklarını gözlemliyoruz. Salgın ile hayatımız kontrol dışına çıktı. Alışkanlıklarımız ve rutinimiz salgından ciddi şekilde etkilendi. Elbette birçok şey salgın sonrası sorgulanacaktır. İyi anlamda değişimler olacaktır.

Sanat ve sporun kazandıracağı beceriler, çocukların gerçek hayat için yaptıkları adeta bir prova niteliği taşır. Bu sebeple ergenliğe hazırlığın araçlarından bir tanesinin çocuklara hem uygulayıcı hem de izleyici spor ve sanat zevki kazandırmak olduğunu düşünüyorum. Çocukların ailelerinin zorlamalarıyla taşıyamayacakları yüklerin altına sokulmakta olduğunu gözlemliyorum. Sonra tüm sorumlu çocuklarmışçasına onlara yüklüyoruz. Neden huysuzlar, neden öfkeliler diye şikayetler yükseliyor. Ardından ergenlik çağı bunalımına girdi diye çocukları uzman doktorlara götürenler... Aslında biraz çocuklarınızın yaşlarına dönmeye çalışsanız, o yıllarda yapmaktan keyif aldığınız sanat aktivitelerini ya da spor antrenmanlarınızı hatırlarsanız belki de bu daha sonuç odaklı, akılcı bir yol olacaktır. 

Sanat eğitimleri çocukta öyle güzel bir etki yaratıyor ki... Çocuk mutlu olmayı, başarabilme hazzını, mücadeleyi orada öğreniyor. 

Çocuklarınıza sanatı ebeveyn olarak sadece sevdirin derim. Ayrıca uygulama yapabilmeleri için özgür alanlar sağlamak onları da sizi de rahatlatıp, mutlu hissetmenizi sağlayacaktır. 

Vincent Van Gogh söylediği gibi: “Eğer içinizden bir ses ‘resim yapamıyorsun’ diyorsa hiç durmayın, resim yapın. Ses kesilecektir.” 

Türkiye ve dünyadan pek çok müze, Kovid-19 önlemleri kapsamında, ağırlayamadıkları ziyaretçilerine online tur imkanı sağlıyor. Sanal gezinti uygulamalarıyla sadece Türkiye'de değil, dünyada bulunan birçok müze ziyaret edilebilirken, müzelerdeki eserler yakından incelenip, bilgi alınabiliyor. Online müzeler çocuklara eğitici ve eğlenceli aktivite fırsatı sunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müzelerimize de "https://sanalmuze.gov.tr/" internet adresinden ulaşılabiliyor.

British müzesini sanal uygulama ile tekrar inceledim. Oğlum Can Ata ile özellikle müzenin koleksiyonundan beğendiğimiz eserleri seçip inceledik. Ayrıca eser hakkında sesli kısa bilgilendirme kayıtları da dinleyebilme imkanı var. Çocuğunuz ile birlikte evde yapabileceğiniz güzel bir aktivite olabilir. İncelemek isteyenler için link: https://britishmuseum.withgoogle.com/ 

Sizlere “Sanatçının Yolu” adlı Julia Cameron’un yazdığı kitabı öneriyorum. Bu kitap farklı meslek dalından birçok kişinin ilgisini çekebilecek bir kitaptır. 

Kitapta şöyle benzetmeler var. “Fikir oluşturmak ekmek pişirmeye benzer. Bir fikrin kabarmaya ihtiyacı vardır. Eğer başta onu aşırı kurcalarsanız, sürekli kontrol ederseniz kabarmaz. Pişmekte olan bir ekmek veya bir kek, fırının karanlığında ve güvenli ortamında uzun süre kalmak durumundadır. Fırını zamanından önce açın, ekmek çöker veya kekin ortasında, tüm buhar kaçıp gittiği için bir delik oluşur. Yaratıcılığın saygın bir suskunluğa ihtiyacı vardır.

En iyi fikirlerin bu şekilde çıktığı bir gerçektir. Bırakın onlar karanlık ve gizem içinde gelişsinler. Bilincimizin çatısında oluşsunlar. Sayfaya damlacık halinde düşsünler. Bu yavaş ve görünürde gelişigüzel damlamaya güvendiğimizde bir gün aniden “İşte, demek bu imiş!” diye şaşırabiliriz.

Yaptığımız tüm sanat çıraklıktır. Sanatın büyüğü, yaşamdır.” şeklinde ifadeler var. 

Yaratıcı olmak zaten üretici olmak demektir ama yaratıcı süreç ile işbirliği yaparak, onu zorlayarak değil.  Sanata değer verenlerin ilgiyle okuyacakları bir kitaptır.   

A’dan Z’ye sorguladıklarım: 

Yeni yıl yanlış düşünce alışkanlıklarımızı tespit ederek, bunları değiştirmek için bir zaman olabilir mi? Yanlış düşünce alışkanlıklarınız acaba sizlerin neler? 

Prof. Dr. Acar Baltaş “Hayatın Hakkını Vermek” isimli kitabı muhteşem. Peki siz hayatın hakkını verebiliyor musunuz? Yoksa 2021 yılında inşallah diyenlerden misiniz? 

Değerli Filiz Akın son verdiği röportajda “Hayatın Provası Yok” isimli yeni kitabının okuyucular ile yakında buluşacağını ifade etmiş. Sözlerine şöyle devam ediyor.  “Her şeyi yaşayarak öğrenemeyiz. Yaşanmışlıklar, aklımızın bir yerinde dursun istedim.” diyerek ne kadar güzel ifade etmiş. Zaten her şeyi yaşayarak öğrenmeye çalışsak ömür yetmez. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?

Bir sonraki yazıda tekrar görüşünceye kadar sağlıkla ve sanatla kalın. 

Kendinizi ve sevdiklerinizi ertelemediğiniz, sanatçı duyarlılığıyla hayata sarıldığınız şahane güzellikler ile dolu bir hafta olsun. 2021 hepimiz için çok güzel bir yıl olsun.