Finansal güvenlik en hassas nokta

Sedat YILMAZ 07 Haz 2020

Güven ortamının oluşturmayı en önemli görev olarak üstlenen ekonomi yönetimi, finansal güvenliği ön planda tutuyor. Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Kredi Garanti Fonu (KGF) sisteminin işletilmesine de destek vererek ülkedeki fiyat ve finansal istikrara katkı veriyor. Türkiye'ye doğrudan veya portföy kanalıyla yüksek yatırım çekmeyi hedefleyen politika yapıcılar, Türk varlıklarını gelecek dönemde daha cazip hale getirmek için gayret gösteriyor. Öncelikle Türk Lirası'nın (TL) satın alma gücünü korumayı ve güçlendirmeyi amaç edinen ekonomi yönetimi, TL varlıklarına yatırım yapanları kazandıran ekonomik ortamlar meydana getirmeye çalışıyor.

Küresel pandemi sürecinde reel sektörün sürdürülebilirliğini sağlayan,  finansal güvenliği en üst seviyede tutan para ve maliye politika yapıcıları, salgının giderek hafiflediği bugünlerde aynı kararlılıkla çalışmalarını hızlandırıyor.

 Makro ekonomi açısından yılın ikinci çeyreğini kayıp olarak gören ancak üçüncü ve dördüncü çeyrekleri pozitif tamamlamayı hedefleyen ekonomi yönetimi, finansal güvenliği en hassas nokta görerek öncelikle Türk Lirası’nı (TL) ve fiyat istikrarını korumayı birinci görev kabul ediyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Türk varlıklarına güvenenlerin her zaman kazandığını ve kazanmaya devam edeceğini belirterek Türkiye’nin sermaye hareketliliğinde en rahat ülkelerden biri olduğunu, söz konusu rahatlığı sağlarken finansal güvenliğin önemine de azami dikkat gösterdiklerini söylüyor.

Diğer taraftan para politikalarında  Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), TL’ye yönelik her türlü saldırıya karşı tedbirlerini artırırken Kredi Garanti Fonu (KGF) sisteminin işletilmesine destek vererek fiyat ve finansal istikrara katkı sağlıyor. Son olarak kamu bankalarına Türkiye Varlık Fonu (TVF) tarafından aktarılan 21 milyar liralık kaynak ve TCMB’nin son olarak şirketlere aktardığı 20 milyar liralık kredi de dikkatlerden kaçmıyor.

Yeni ralliye hazırlık

Söz konusu eşgüdümlü çalışmanın semeresi Türk varlıklarının işlem gördüğü piyasalarda da kendini gösteriyor. Pandemi sürecinde dahi birkaç hafta dışında pozitif seyirden taviz vermeyen Borsa İstanbul (BIST) özellikle hem haftalık hem de günlük bazda kesintisiz pozitif kapanışlarla tarihi rekorlara imza atıyor.

Tahvil ve bono piyasasında faizler tek haneli rakamlarda seyrediyor. Tahvil yatırımcısı kazancını artırıyor. Ülke 5 yıllık risk primi ise pandemide 660’lara kadar yükseldikten sonra yürütülen politikalarla 450’lere kadar düşürüldü. Halen 511 seviyesindeki CDS’lerin bütçe, cari açık ve borçlanmada yürütülen olumlu stratejilerle düşüş trendine gireceği ve piyasaların yeni rallilere hazırlık yaptığı tahminleri yapılıyor.

CDS’lerin düşmesinde en önemli nokta borç ödemeleri. Tarihinde hiçbir zaman borcunun vadesini geçirmeyen Hazine gelecek hafta da 3 ihale düzenleyecek. Yarınki ihale 693 gün vadeli 6 ada bir kupon ödemeli devlet tahvilini yeniden ihraca çıkarılacak. Salı günün ilk ihalesinde 364 gün vadeli kuponsuz devlet tahvili yeniden ihraç edilecek ve aynı gün ikinci ihalede 2520 gün vadeli, 6 ayda bir kupon ödemeli değişken faizli devlet tahvilinin yeniden ihracı gerçekleştirilecek.

TL’ye Asya desteği

Para ve maliye politikalarının desteğinin yanında TL’nin güçlülüğüne Asya paraları ve gelişmekte olan ülke para birimleri de katkı veriyor. Özellikle pandeminin sona ermeye yakın bugünlerde Asya paralarında gözlenen 4 yılın en iyi haftalık performansı, TL’yi de olumlu etkiledi. Asya paralarında gözlenen olumlu seyir bölge borsalarını dolayısıyla Borsa İstanbul’a da pozitif yansıyor.

Batı dünyasında bazı analistlerin gelişen ülkelerin (EM) para birimlerinin koronavirüs sebebiyle dolar karşısında bir yıldan önce toparlanamayacağını belirtseler de Asya paralarından yayılan iyimser havanın tüm EM bölgesinde hissedilmesi söz konusu savı çürütüyor. Zira EM kur endeksi ve dolar endeksinin karşılaştırılmasına yönelik yapılan anketlerde döviz piyasası analistleri, TL dahil gelişen ülke para birimlerinin kazanımlarını gelecek yıla da taşıyacaklarını, en kötü durumlarının ise şu anki seviyeler olacağını tahmin ediyor.

Analistlerin tek endişesi küresel ekonomiyi daha da yavaşlatacağını öngördükleri yeni ABD/Çin gerginliği… Ancak yine de analistler EM bölgesi para birimleri konusunda pozitif görüşlerini koruyorlar. Bank of America (BofA) analisti Davit Hauner, “Eğer kötü bir haber almazsak gelişmekte olan ülke para birimleri zorlayarak da olsa kazanımlarını artırmaya devam edebilir. Söz konusu ekonomilerin tecrit tedbirlerini kaldırmasıyla ortaya çıkan ufak sürprizlerin bile pozitif algılanmasına yol açıyor. EM para birimleri toparlanma yolunda hızla ilerliyor” yorumunu yapıyor.

Yatırımı teşvik ediyorlar

TCMB ve BDDK politikaları finans sektörünün yanında reel sektöre de önemli katkı veriyor. TCMB en son yatırım taahhütlü avans kredi konusunda kesenin ağzını açtı. Toplam 20 milyar liralık bir kredi.  TL cinsi reeskont kredileri azami 10 yıl vadeli ve sabit faizli olarak kullandırılacak. Tabii pandemiye karşı söz konusu kredi hacminin büyüklüğü 60 milyar lira. 20 milyar liralık kısım ilk etap. Krediler ihtiyaca göre kamuoyuna sunmaya devam edilecek. Reeskont kredileri için kalan 40 milyar liralık limitin 20 milyar lirasının Türk Eximbank, 10 milyar lirasının kamu bankaları, 10 milyar lirasının ise diğer bankalar aracılığıyla kullandırılacak. Firma bazında azami kredi kullanımı 400 milyon lirayı geçemeyecek.

Yine geçen Mayıs ayında Türkiye Varlık Fonu (TVF) Ziraat, Halk ve Vakıfbank’a 21 milyar lira kaynak sağladı. TVF söz konusu işlemle Vakıfbank’a da hissedar oldu. Ziraat’ın tamamı, Halkbank’ın ise çoğunluk hissesi halen TVF bünyesinde. Böylece kamu bankaları yeni bir kaynağa kavuşurken 3 banka arasındaki koordinasyon ve sinerji de güçlendi. Kaynak ise Hazine ve maliye Bakanlığı tarafından ihraç edilen devlet iç borçlanma senetlerinin piyasa rayicinden bankalara satışından elde edilecek nakitle karşılandı.

TL’ye yatırım kazandırır

Türk varlıklarına güvenenlerin her zaman kazandığını belirten Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Türkiye’nin dünyada sermaye hareketi rahatlığı olarak en önde ülkeler arasında olduğunu söylüyor. Albayrak bir ülke için finansal güvenliğin önemli olduğunu, bağımsız bir ülkenin kendi parasını koruması gerektiğini belirtiyor ve “Biz Türk varlıklarını daha cazip hale getirmek için çalışıyoruz. Faiz ikliminin oluşturduğu fırsatlar büyümeye katkı verecek. Enflasyonda dirençli duruşumuzun meyvelerini alıyoruz. Haziran’dan itibaren enflasyonda ciddi düşüşler bekliyoruz. Bütçe de Mayıs ayı ile birlikte toparlanmış olacak. Borçlanma maliyetlerinin düşmesiyle döviz borçluluğu giderek azalıyor. Ekonomideki tüm kesimler için geçmiş alışkanlıklar dönemi bitti. Bankalarla aynı sayfada olduğumuzu düşünmüyorum. Yeni normali doğru okuyanlar kazanacak” ifadelerini kullanıyor.  Albayrak, üretimin kendileri açısından olmazsa olmaz olduğunu, Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) reel sektörden gelen talepleri değerlendirdiğini kaydediyor.

Doğal büyüme süreci

Albayrak, Türkiye’nin belki ilk defa enflasyon, faiz ve kur denkleminde tüm benzer ülkelere kıyasla çizginin dışına çıkmadığı, kontrolü kaybetmediği bir süreç yönettiğini ifade ederek, “Normalleşme sürecine bağlı olarak reel sektörün tüm üretim kapasitesi ve potansiyeli çerçevesinde Türkiye’yi ayrıştıracak önemli hususlardan birisi mevduat faizleri, faizler düşecek. Uzun yıllar sonra ilk defa TL-döviz makasını daralttık. Buna dayalı düşen maliyetler, faizlerle birlikte reel kurun çok daha fazla potansiyel alanının genişlediği ve dolarizasyon riskinin tersi yönünde ciddi bir sürece giriyoruz. Faizler ile kurda, enflasyonda istikrarlı dönemin devam etmesi sürecinden taviz vermeyeceğiz. Hazine ve farklı kurumlarımız önümüzdeki aylarda normalleşmeyle beraber yeni yeni adımlar atacak. Bunlara da hazır olmak lazım. Bunun çalışmasını yapıyoruz. Yatırım araçları, enstrüman çeşitliliği, farklı alanlarda çok ciddi çerçevede çalışma yürüteceğiz” diyor.

Albayrak, yeni yatırım araçları aradığını ve yoğun bir yatırım talebi görüleceğini ifade ederken hormonlu değil doğal büyüme sürecine girildiğini de hatırlatıyor.

Borsada tarihi rekor

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, bu hafta sonu itibarıyla üst üste 13'üncü işlem gününü de yükselişle tamamlayarak, tarihinde ilk kez bu türde bir ralliye imza attı. BIST 100 endeksi, 15 Mayıs'ta başlayan ve Cuma günkü kapanışa kadar devam eden 13 günlük ralli ile tarihinin aralıksız en uzun soluklu çıkışını yaptı. Borsa yatırımcısı 13 günlük ralli ile ortalama yüzde 10,9 kazanç sağladı

Endeks tarihinin bir önceki en uzun rallisi, 13 Ağustos'tan 31 Ağustos'a kadar süren 1993'teki 12 günlük bir seyir izlemişti.

Borsa İstanbul (BIST) sadece günlük seride değil, haftalık pozitif kapanışta da ralli yaptı. BIST, 13 Mayıs haftasında haftalık yüzde 12,77 oranında sert düşüşten sonra 22 Mayıs’tan itibaren 8 Mayıs’taki küçük oranlı düşüş hariç son haftaya kadar tam 12’inci kez üst üste haftalık bazda pozitif kapanışlar gerçekleştirdi. Söz konusu dönemde 95.605 ve 110.022 aralığında yüzde 15’lik bir kazanç sağladı.

Yaklaşık 2,5 aylık sürede Borsa İstanbul’daki müspet seyrin diğer küresel borsalarda olmaması Türk varlıklarına yönelik güvenin bir göstergesi olarak nitelendiriliyor.

Borsa pandemide yüzde 15 kazandırdı

Analistler, 2020 yılının geri kalanına ilişkin değerlendirmelerinde risk faktörleri olarak salgında ikinci dalganın yaşanması, ABD ile Çin arasında yaşanabilecek bir başka ticaret savaşı, jeopolitik gelişmeler ve piyasalarda artabilecek oynaklıkları öne çıkarırken, ABD'de Kasım’da yapılacak başkanlık seçimleri ve Türkiye'nin kredi notlarına ilişkin değerlendirmelerin de piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağını kaydediyor.

ABD Merkez Bankası (FED) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) piyasalara likidite sağlamak amacıyla attığı adımların pay piyasalarını desteklemeye devam etmesinin olası olduğunu dile getiren analistler, makro ekonomik göstergelerdeki iyileşmenin risk iştahını artırmasının beklendiğini ifade ediyorlar.

Yine analistlere göre; pandemi sonrası vaka sayısındaki azalma ve hükümetlerin karantina tedbirlerini kaldıracağına yönelik iyimserlikle başlayan pay piyasalarındaki yükseliş, küresel ekonomilerde beklenenden iyi gelen makro ekonomik veriler, döviz kurlarında azalan oynaklık ve küresel merkez bankalarının ekonomiyi desteklemeye devam edeceklerine yönelik açıklamalarıyla bugüne kadar devam etti.

Borsa tam yol ileri

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizini 50 baz puan indirerek yüzde 8,25'e çekmesi, salgın önlemlerinin kademeli olarak kaldırılacağı ve ekonominin hızlı bir şekilde toparlanacağına yönelik beklentiler pay piyasalarındaki alımların güçlenmesini sağlıyor.

Haftalık ralliyi sürdüren Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi bu hafta yatırım araçları içinde yüzde 4,27’lik yükselişle yatırımcısına en fazla kazandıran enstrüman oldu. Borsayı yüzde 0,54’lük kazançla euro takip etti. Dolar yüzde 0,91, altın ise yüzde 3,6 değer kaybetti. Piyasalarda 1000 TL’lik yatırım; borsada 1042,7 lira, dolarda 990,9 lira, euroda 1005,4 lira, altında 964 lira oldu.

Piyasalarda gelecek hafta yurt içinde işsizlik oranı, sanayi üretimi ve cari denge takip edilirken yurt dışında en önemli gündem maddesi FED’in faiz kararı olacak. Euro Bölgesi’nde ilk çeyrek büyüme rakamları ve sanayi üretimi verisi ile Asya’da Japonya ilk çeyrek büyüme sanayi üretimi ve Çin’de de enflasyon oranları takip edilecek.

BIST 100…

Mart ayından bu yana etkisini gösteren koronavirüs pandemisine aldırış etmeyen Borsa İstanbul BIST 100 endeksi, haftalık ve günlük ralli rekorlarıyla dikkat çekerken yatırımcılar 2,5 aylık dilimde ortalama yüzde 15’lik kazanç sağladılar. Bu haftaki yüzde 4’ün üzerindeki artışta ise küresel ekonomilerin toparlanması ve Türkiye’ye yönelik ekonomik veriler etkili oldu. Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 4,27'lik kazançla 110.021,83 puandan kapattı. Endeks, hafta içinde en düşük 106.357,00 puanı, en yüksek ise 110.601,92 puanı gördü. Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 111.000 seviyesinin direnç konumunda olduğunu, bu seviyenin aşılması durumunda dolar bazlı 17.000 seviyesinin gündeme gelebileceğini dile getirdiler. Özellikle holding, ticaret ve gayrimenkul yatırım ortaklığı hisselerinde yoğunlaşan alımların genele yayılması durumunda BIST 100 endeksinin 111.000 direncini aşabileceğini vurgulayan analistler, sırasıyla 115.000 ve 120.000 seviyelerinin gündeme gelebileceğini belirttiler.

DOLAR/TL…

Dolar TL’ye karşı haftalık bazda yüzde 0,91 oranında değer kaybetti. Haftayı 6,7760 liradan kapatan dolarda gelişen ülke para birimlerinin dolara karşı değer kazanması TL’nin değerlenmesinde etkin oldu. TL’nin daha da değerlenmesini yüksek gelen TÜİK enflasyon verileri engelledi. ABD’de ise tarım dışı istihdamın beklenenden iyi gelmesi doları sınırlı olsa da yükseltirken ABD’de Nisan ayı dış ticaret açığının yüzde 16,7 artarak 49,4 milyar dolara çıkması ABD parasını frenledi. 6,75 liranın pivot olarak takip edileceği doların 6,69 lirada kuvvetli desteği, 6,81 lirada ise kuvvetli direnci bulunuyor.

EURO/TL…

Döviz piyasasında parite kaynaklı olarak euro TL’ye karşı yüzde 0,54’lük bir kazanç sağladı ve haftayı 7,6540 liradan kapattı. Türkiye’de yüksek gelen enflasyon verisine karşılık Euro Bölgesi’nde ekonomik verilerin toparlanması, ECB’nin faizleri sabit bırakıp 600 milyar euroluk yeni bir pandemiye karşı destek paketi açması euroyu destekledi. Euroda 7,63 pivot bölge. 7,66’nın kuvvetli şekilde yukarı kırılması durumunda kur 7,75’e kadar yükselebilir. Kur 7,60’ı aşağı yönlü kırarsa euro 7,50 liraya kadar inebilir.

ALTIN…

Pandemi sürecinin sonuna gelindiğine dair iyileşmelerle büyüyen risk iştahının azalması altın fiyatlarını aşağı yönlü baskıladı. 1 Haziran’da 1740 dolara dayanan altının onsu daha sonraki günlerde gelen satışlarla 1685 dolara kadar indi ve haftayı bu seviyeden kapattı. Altın piyasasında en önemli beklenti ABD/Çin gerginliği ve pandemide muhtemel ikinci atak… Kapalıçarşı’da 24 ayar külçe altın yüzde 3,63 değer kaybederek 367 liraya, Cumhuriyet altını yüzde 3,6 düşüşle 2436 liraya indi. Ons altın 1700 doların altına gerilese de 1710 dolar pivot bölgesi. 1680 dolar kuvvetli kırılırsa fiyatların gidebileceği alan 1665 dolar… 1710 dolar yukarı yönlü kırılırsa altında ons fiyatlar yeniden 1730 doları görebilir.

PETROL…

Piyasalarda risk iştahının azalmasıyla birlikte ekonomilerdeki iyileşmeyle birlikte OPEC ve teşkilat dışı koalisyonun petrol üretiminde 1 ay daha kesintiye gideceği yolundaki izlenimlerle ABD’deki petrol sondaj kuyularının 12 haftadır azalması petrol fiyatlarını 40 doların üzerinde tutuyor. Brentte 14 Mayıs’ta 30 dolarla başlayan yukarı yönlü hareket devam ediyor. Uluslar arası piyasalarda halen 42 dolar seviyesinden işlem gören brent petrolde 43 dolar kuvvetli kırılırsa hedef 45 dolar olarak görünüyor. Halen pivot bölge 40 dolar aşağı yönlü kırılırsa gidilecek yer 37 dolar.