Ekonomik endeksler ulusal zenginliğimizdir

Ekonomideki genel seyir ile gidişatı; anlama, kavrama ve anlatma yolunda dayanacağımız objektif kriter; "ekonomik veri / data" olmalıdır. Sayılarla konuşan bir dünyada, "sayıları anlamlı kılmayı başarmak" hiç şüphesiz, başta uzmanlar olmak üzere hepimizin önündeki ortak meselelerin başında gelmektedir.

Şairin deyimi ile “sayılar; o ayıp işaretler”i konuşturmak, anlamlı ve bizden kılmak zorundayız. İş ekonomiye gelince, temel perspektifi (ekonomi araç; insan amaçtır) kaybetmeden, sayıları esas tutarak konuşmak, yazmak, model kurmak durumundayız. Geçmişten, geleceğe; bugünden, yarına oluşturulacak projeksiyonların temel yapı taşları olarak ekonomik verileri esas almak durumundayız. O halde, ne kadar çok ve güvenilir veri setine sahip isek, bu yolda o kadar avantajlı seyir ve hedefine ulaşan öngörüleri gerçekleştirebiliriz.

Veri dünyamız zenginleşti

İstanbul Sanayi Odası’nın oluşturduğu ve 15 Nisan itibari ile kamuoyuna sunmaya başladığı İSO Türkiye İhracat İklimi Endeksi, veri dünyamızı zenginleştiren en güncel katkı ve zenginlik olarak değerlendirilmelidir.
Kurulduğu 1952 yılından bu yana ülke kalkınmasına önemli katkılarda bulunan İstanbul Sanayi Odası (İSO) üyeleri, Türkiye sanayi sektör üretiminin %35’ini; katma değerin ise %40’ını aşan bir kısmını gerçekleştirmektedirler. Türkiye’nin “500 Büyük Sanayi Kuruluşu”nun %35’i gene, İSO üyelerinden oluşmaktadır. Bu çerçevede İstanbul sanayi sektörü ile ilgili en geniş ve köklü bilgi birikimine sahip olan İSO öteden beri gerçekleştirdiği ekonomik araştırmalar ve derlediği verilerle ekonomi ve sanayi politikalarının yapılandırılması ve değerlendirilmesine önemli katkı sağlamaktadır. Türkiye İhracat İklimi Endeksi bu yolda kamuoyuna sunulan veri zenginliği ve katkı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizin, yeniden formüle edilecek “sürdürülebilir ekonomik büyüme modeli” içerisindeki temel dinamiklerden birisi olması konusunda hiçbir tereddüt bulunmayan ihracat (dışsatım) alanına yönelik özgün bir veri seti olarak bu endeksin önem ve muhtemel faydaları ortadadır.

Mevsimsel verilerden arındırıldı

Söz konusu endeks, ulusal PMI anketlerindeki üretim trendlerine ilişkin verilerin ağırlıklandırılmasıyla hesaplanmaktadır. Ağırlıklar resmi istatistiklere göre ticaret partnerlerinin, ilgili ülkelerin Türk imalatçıları açısından önemine göre ağırlıklandırılması sonucunda Türk imalatçılarının ihracat pazarlarındaki ekonomik durum hakkında bilgi veren bir öncü gösterge elde edilmektedir; tüm veriler mevsimsel etkilerden arındırılmıştır.

50,0 eşik düzeyi’nin üzerinde ölçülen her değer; “ihracat ikliminde iyileşme olduğu” na işaret ederken, 50,0 eşik düzeyinin altında ölçülen değerler ise bozulmaya işaret etmektedir. Ölçülen değer 50,0 eşik düzeyinden ne kadar uzaksa ihracat iklimindeki değişim o kadar yüksek olarak değerlendirilmelidir.

İyimserlik kuvvetlendi

Kamuoyuna sunulan ilk endeks rakamına göre Mart 2019 itibari ile söz konusu endeks 52,3 seviyesinde gerçekleşmiş olup, bu veri; imalatçıların ihracat pazarlarında güçlü ve yakın dönem trendleriyle uyumlu bir iyileşmeye işaret etmektedir. Orta Doğu’nun ekonomik aktivitesindeki güçlü artışın Türk firmalarının ihracat koşulları iklimine canlandırıcı etki gerçekleştirmiş; Orta Doğu pazarlarında güçlenen talep, Avrupa’daki yavaşlama eğilimini kısmen telafi etmiştir. Ayrıca, dünyanın en büyük ekonomisi olan Çin’deki aktivitenin artışı, önümüzdeki dönem bakımından iyimserliği kuvvetlendirmektedir.

Kısacası, 2019 ilk çeyreğinin sonundaki gelişmeler, Türk imalatçılarının yöneldikleri / çalıştıkları ihracat pazarlarının coğrafi açıdan çeşitlendirilmesi gereğine işaret etmektedir.

Önümüzdeki dönemlerde “alınacak çok mesafesi; ulaşılacak yüksek hedefleri ve söyleyecek çok sözü bulunan Türkiye”nin ekonomik yol haritasının düzenlenmesi, ihtiyaç halinde revizesi ve geliştirilmesi bakımından bu tür yeni endekslere / verilere ihtiyacımız, her zamankinden daha fazla olacaktır.