MB'NİN 'HAREKET ALANI' GENİŞ

Bankacılık Cumartesi 07 Aralk 2019 02:00

Dört ay gibi kısa sürede politika faizini 10 puan düşürerek yüzde 14 seviyesine indiren Merkez Bankası'nın, 12 Aralık'ta gerçekleştireceği yılın son Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında indirimlere devam edip yeni yıla yüzde 12 veya altında bir faiz oranıyla gireceği tahmin ediliyor.

MB'nin 'hareket alanı' geniş

Sedat YILMAZ

Temmuz ayından bu yana yaptığı üç Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında 10 puan birden faiz indiren Merkez Bankası’nın (TCMB) Kasım ayı enflasyon verileriyle birlikte hareket alanının daha genişlediği bildiriliyor.

Kasım ayında 11 aylık tüketici enflasyonunun (TÜFE) yüzde 11,01, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,56 ve oniki aylık ortalamalara göre yüzde 15,87 oranında gerçekleşmesi ve gelecek ay TÜFE beklentilerinin olumlu seyretmesi TCMB’nin faiz indiriminde 2-3 puanlık reel faizi rahatlıkla koruyacağı anlamına geldiği ifade ediliyor.

Enflasyonun baz etkisinden kurtularak bir sıçrama dönemine girdiğini belirten ekonomistler, Merkez Bankası’nın faiz kararını cari ayın tüketici enflasyonlarına göre değil, gelecek ayın beklenen enflasyona göre yapacağını, söz konusu beklentilerin faiz düşürmeye müsait olduğunu söylüyor.

Kasım’da tüketici enflasyonunun 12 aylık ortalamaya göre yüzde 15,87 gerçekleştiğini hatırlatan ekonomistler, TCMB’nin reel faiz konusunda 2-3 puanlık faiz marjını koruyacağını ifade ediyor.  Enflasyon düştükçe beklentilerin de aşağı yönlü olacağına vurgu yapan ekonomistler, Merkez Bankası’nın 1,75 puanı taban yaparak 2 veya 2 puanın üzerinde bir faiz indirimi yapabileceğini öngörüyor.

merkez-1

Cari ay değil, beklentiler baz alınıyor

Merkez Bankası’nın 12 Aralık’ta gerçekleştireceği PPK toplantısını değerlendiren Tera Yatırım Ekonomisti Enver Erkan, faiz indirimi konusunda piyasada 2 puana kadar bir beklentinin olduğunu kendilerinin de 1,75-2,00 bandında bir faiz düşüşü beklediklerini söyledi. Faiz indirim beklentilerinin bu kadar yüksek olmasının ardından Kasım ayındaki TÜFE verilerinin önemine vurgu yapan Enver Erkan, “Makro ekonomik göstergeler beklentileri şekillendiriyor. Bu noktada enflasyonda son 12 ayda bir sıçrama olacak diye düşünüyoruz. Tersine işleyen biz baz etkisi Kasım ayından itibaren başladı. Yılsonu enflasyonunun yüzde 12’lerin belki biraz altında gerçekleşebilir. Zaten resmi beklentiler de böyle” dedi.

merkez-2

Halen faiz indiriminde hareket alanı görünse de cari ayın enflasyonundan ziyade beklenen enflasyona odaklanılması gerektiğini belirten ekonomist Enver Erkan, 12, 24 ve ileriye dönük enflasyon beklentilerinin giderek iyileştiğini belirtti. İyileşmelerin sürdürülebilir hale gelmesi için kur, faiz, enflasyon, dış riskler gibi ana dinamiklerin  de iyileşmesinin gerektiğini ve bu iyileşmeye maliye politikalarının çok daha fazla destek vermesi gerektiğini söyleyen Erkan, 2020 yılında tek haneli enflasyon ve sonraki senede ise yüzde 5 enflasyondan bahsedildiğini dile getirdi.

Kurda şu an iyi durumdayız

Kurun jeopolitik risklerin azalması sebebiyle daha stabil olduğunu ve volatilitesinin düşük kaldığını hatırlatan Enver Erkan, “Şu an kurda iyi durumdayız. Enflasyonda kur ana değişken olmaya devam edecek. Makro ekonomik alanda stabilize sağlandı. Büyüme tarafında iyimser bir gelişme var. Ancak ekonomi için risk faktörleri varlığını sürdürüyor. Kur da jeopolitik risklerle aynı kategoride. Şayet ana faktörlerde bir bozulma olmazsa Merkez Bankası enflasyonun izin verdiği marjda 2020 yılında da faiz indirimlerini sürdürür diye düşünüyorum. Ama 2020 yılı faizi için tahmin yapmak biraz zor. İyimser beklentileri bozacak şekilde bir durumla karşılaşılması durumuna karşı Merkez Bankası’nın temkinli duruşunu sürdüreceğini tahmin ediyoruz” diye konuştu.

Merkez Bankası’nın tek bir değişkene bağlı olarak hareket etmesini beklemediklerini, artık para politikasında belli bir rota çizildiğini, ve bankanın risk faktörlerini yakından takip ettiğini gözlemlediklerini belirten Enver Erkan, “Çünkü enflasyonda ana eğilim yukarı olmaya devam ediyor. Onun için ana dinamiklerde iyileşmeyi sağlamamız ve maliye politikaları tarafından gerekli dengeyi oturtmamız aynı zamanda jeopolitik risklere de çok dikkat etmemiz gerekiyor” dedi.

Merkez Bankası’nın PPK toplantı sayısını 8’den 12’ye çıkarma kararını da değerlendiren Enver Erkan, “Eski başkan Murat Çetinkaya zamanında diğer küresel merkez bankaları gibi 1,5 ayda bir toplantı yapılıyordu. Yine eski usule dönüldü. Burada piyasalarla daha sık iletişimde bulunmak niyeti var. Küresel konjonktürler hızlı değişimlere uğrayabiliyor. Bunu yerel konjonktürle birlikte izlemek lazım. Buna bir reaksiyon verme adına olumlu bir gelişme olarak yorumlanabilir” diye konuştu.

Enflasyonu etkileyecek faktörler

merkez-3

TCMB’nin  12 Aralık’ta yapacağı PPK toplantısında 2020 – 2022 Yeni Ekonomi Programı’nda yılsonu için belirtilen yüzde 12’lik enflasyon tahmini çerçevesinde bir faiz indirimine gidebileceğini dile getiren ekonomist Haluk Bürümcekçi, gıda fiyatlarının bu alanda belirleyici olacağını kaydetti. Bürümcekçi, gıdanın dışında petrol ve emtia fiyatlarındaki seyir, döviz kurundaki yükseliş, enflasyondaki baz etkinin tersine dönmesinin yılsonunda enflasyonu yüzde 12’lerin altına taşıyacağını ve Merkez Bankası’ndan da 12 Aralık’ta 150-200 baz puanlı bir faiz indirimi beklediklerini belirtti.

Capital Economics ekonomisti Jason Tuvey TCMB’nin indirimleri birkaç ay daha sürdüreceğini belirtirken Yatırım Finansman Ekonomisti Hilmi Yavaş da TCMB’den yüzde 2’ye kadar indirim beklediğini kaydetti. Morgan Stanley Ekonomisti Ercan Ergüzel ise gelişmekte olan ülkelerde reel faiz oranının yüzde 3’ün altında olduğunu, Merkez Bankası’nın bunu düşünerek 100 baz puanlık bir indirime daha yakın olduğunu öngördü.

Deniz Yatırım Stratejisti Orkun Gödek de, “2019 sonu için TÜFE'nin yüzde 12'nin hemen aşağısında oluşacağını işaret etse de riskleri aşağı yönlü gördüğümüzü belirtmek isteriz. Bu da ekstra bir maliyet yönlü şok yaşanmaması durumunda yıl sonu Yeni Ekonomi Programı (YEP) hedefi olan yüzde 12'nin ulaşılabilirliğini oldukça yüksek kılmakta” diye konuştu. Gödek, enflasyonun beklentilerin gerisinde kalmasında sebze ve meyve fiyatlarının etkili olduğuna işaret etti.