Mbl_Kv

"İŞBİRLİĞİ KÜLTÜRÜ OLUŞTURULMALI"

İŞ DÜNYASI 2021-01-13 17:22:02

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, "Küresel ölçekte örnekleri giderek artan rekabet öncesi iş birliği modeli ülkemizde maalesef henüz gelişme aşamasında. Bunun için hem şirketlerimizin birlikte çalışma kültürlerinin gelişmesi hem de kamu politikalarının bu iş birliklerini destekleyici şekilde düzenlenmesi büyük önem arz ediyor." ifadelerini kullandı.

"İşbirliği kültürü oluşturulmalı"

TÜSİAD'dan yapılan açıklamaya göre, TÜSİAD Sanayi Politikaları Yuvarlak Masası bünyesinde, 2017 yılından bu yana farklı temalarla düzenlenen Sanayide Dijital Dönüşüm Günleri’nin 10. etkinliği Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’ın katılımıyla, “Rekabet Öncesi İş birliği” temasıyla gerçekleşti.  

Etkinlikte, Kore ve Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinin uzun yıllardır tecrübe ettiği, Avrupa Birliği’nin yeni sanayi stratejisinde daha yoğun bir şekilde gündemine aldığı rekabet öncesi iş birliği konusu ele alındı.

Açılış konuşmalarının ardından TÜBİTAK Başkanı Mandal, Arçelik Üretim ve Teknoloji Birimi Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız ve MÜSİAD İNNOVA-Dijital Dönüşüm Komitesi Başkanı Fahrettin Oylum’un konuşmacı oldukları “Rekabet Öncesi İş birliği” paneli gerçekleşti.

TÜSİAD Yeni Nesil Sanayi Çalışma Grubu Başkanı Oğuzhan Öztürk’ün moderatörlüğünde gerçekleşen panelde rekabet öncesi iş birliğinin önemi, özellikle Ar-Ge ve teknoloji alanında ulusal ve küresel rekabet öncesi iş birliği modelleri ve rekabet öncesi iş birliğinin geliştirilmesinde sivil toplumun oynadığı önemli rol ele alındı. 

Toplantıda, KOBİ’lerin ve büyük şirketlerin birlikte çalışma kültürünün gelişmesi için hayata geçirilmesi gereken öneriler tartışıldı. 

"Dönüşüm sürecinde artık şirketler, rekabet ve iş birliği politikalarını birbirinden ayırmıyor"

Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, şirketlerin dönüşüm sürecinde rekabet ve iş birliği politikalarını birbirlerinden ayırmadıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Geçmiş yıllarda şirketlerin başarısı rekabet içindeki oldukları şirketlerin önünde olmakla tariflenirken günümüzde şirketler ekosistemin farklı aktörleri ile işbirliği içinde olmanın yarattığı kazan-kazan durumunun farkında. Özellikle kısalan ürün yaşam döngüleri, artan Ar-Ge yatırımı ihtiyacı, teknolojilerin hızlı değişimi ve sürdürülebilirlik unsurları yönetsel kararları değiştiriyor. Şirketleri daha dirençli bir iş modeli hedefiyle iş birliği yapmaya yönlendiriyor. Rasyonel bir bakış açısıyla bir araya gelen farklı segmentlerdeki şirketler Dördüncü Sanayi Devrimi’nin yeniliklerine uyum sağlayabilmek için yetkinlik ve deneyim transferine ağırlık veriyor.

Küresel ölçekte örnekleri giderek artan rekabet öncesi iş birliği modeli ülkemizde maalesef henüz gelişme aşamasında. Bunun için hem şirketlerimizin birlikte çalışma kültürlerinin gelişmesi hem de kamu politikalarının bu iş birliklerini destekleyici şekilde düzenlenmesi büyük önem arz ediyor. Şirketlerin 'know-how' paylaşımını ve birlikte üretmelerini cesaretlendirecek mekanizmalar ülkemizin yaratacağı katma değerin eksponansiyel olarak artmasını da mümkün kılacak. Şirketler sahip oldukları bilgi ve yetkinliği paylaşırken hem kaynak ve zaman tasarrufu sağlayacak hem de daha odaklı, ucuz ve hızlı üretim ve hizmet süreçleri tecrübe edecekler. Artan rekabet öncesi işbirliği uygulamaları ile sürdürülebilir bir inovasyon ekosistemi yaratılmış ve ülkemizin küresel rekabetçiliğine de katkı sağlanmış olacak."

"İş birliği kültürünün olgunlaşmasında sivil topluma büyük rol düşüyor"

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Sanayi Politikaları Yuvarlak Masa Başkanı Bahadır Balkır ise Türkiye’de rekabet öncesi iş birliği kültürünün olgunlaşmasında sivil topluma büyük rol düştüğünü ifade etti.

Balkır, "2017 yılında sanayide dijital dönüşüm üzerine farkındalığı, bilgi ve deneyim paylaşımını artırmak üzere başlattığımız 'Sanayide Dijital Dönüşüm Günleri' etkinlik serimizin onuncusunda sizlerle birlikte olmak gurur ve mutluluk verici. Geçtiğimiz 4 senede yatay-dikey entegrasyondan şeffaf tedarik zincirine, mevcut fabrikaların dönüşümünden artırılmış gerçekliğe farklı dijital teknolojilere odaklanan etkinlikler gerçekleştirdik. Teknoloji kullanan şirketlerimiz yanı sıra teknolojiyi üreten şirketlerimizin tecrübelerini ve iyi uygulamalarını dinledik; dinlediğimiz her bir sunum bizlere ilham oldu.” değerlendirmesinde bulundu.