Analiz Mobil
Dolar $
8,74
%-0.19 -0.02
Euro €
10,37
%-0.17 -0.02
Sterlin £
12,05
%-0.19 -0.02
Altın
497,92
%-0.18 -0.88
SON DAKİKA

Z kuşak ve siyasal pazarlama

Türkiye'de ve Dünyada siyasi partilerin ortak bir söylemi vardır; "Biz her an seçim kararı alınacakmış gibi çalışıyoruz." Bu sözün ardında siyasi bir etken arayabilirsiniz, vardır zaten ancak ben diğer tarafa bakıyor ve siyasal pazarlamaya dikkat çekmek istiyorum.

Çünkü gerçekleşecek ilk seçimde geleneksel kategoride değerlendirilen siyasal pazarlama araçlarının birçoğu kullanılmayacak. Nedeni ise gayet açık. Hedef kitle Z kuşak. 

Tartışma programlarında sıkça gündeme geliyor. Z kuşak ne ister, Z kuşak ne düşünüyor, Z kuşağı nasıl anlarız…

Bunlar siyasi partilerce, gazetecilerce tartışılıyor belki ama unutulan en önemli nokta, siyasal pazarlamayı Z kuşak hedef kitlesinde nasıl şekillendiririz? 

Şuna eminim, siyasi parti ve liderin bu konuda kamuoyuyla paylaşılmayan planları var. Girişimleri de oldu. Beraber gördük, izledik ve görmeye devam ediyoruz.

Ancak bazı yanılgıların ve hataların olduğunu söylemeliyim. Ben bunları iki başlıkta değerlendireceğim. İlki, geleneksel siyasal pazarlama araçlarının kullanılmasının devam edilmesi. Diğeri ise, Z kuşak eşittir sosyal medya ve teknoloji bağımlısı gençler, anlayışına sahip olunması.

Bunlardan ilkinin artık siyasi partilerce fark edildiğini düşünüyorum. O yüzden hiç bu konuyu açmayacağım. Ancak ikincisinin farkına ne kadar varıldı, bu konudaki fikrim gri.

Son dönemlerde yapılanlara bakıyorum, özellikle sosyal medyadan onlara ulaşırız, teknoloji temelli dijital iletişim ağlarını kullanırız, kreatif ve inovatif tasarımlarda bulunuruz yani bir şekilde hallederiz şeklinde bakılıyor gibi.

Bakın, kabul. Z kuşak dijital yerli. Teknoloji ile doğdular ve büyüdüler ama onların böyle olması onlarla iletişimin sadece bu kanallarla kurulacağı anlamına gelmez. 

Unutulan ya da üzerine kafa yorulmayan etkenler var. Dijitalden ve sosyal medyadan önce onlara odaklanılmalı ve hakiki siyasal pazarlama iletişimi bunların üzerine kurulmalı.

Bunlar ise şunlar; 

Z kuşak, kuşaklar arasında en eğitimli olan ve akademik bilgi ve desteğin en üst seviyede olduğu bir kuşak. Diğer kuşaklara göre eğitim süreçleri daha uzun. Üniversiteye yerleşme oranları daha yüksek. Yani 16 yıl aralıksız eğitim alıyorlar.  Öğrenme ve araştırma yetenekleri artıyor. Duyarsız, ilgisiz, apolitik gibi düşünülüyorlar ama asla öyle değiller. Diğer kuşaklara göre daha bilgili, sürekli öğrenmeye ve gelişmeye açıklar.  Yani onlara sakın zamanın gençleri işte, diyerek bir hata yapmayın. 

Ayrıca Z kuşağa öğretme yöntemleri diğer kuşaklara göre farklı. Daha sistematik. Analitik düşünme ve muhakeme yeteneğini içeriyor. Açın LGS sorularına bakın. Ne demek istediğimi anlayacaksınız. 

Teknolojiyi aktif kullandığı için bilgiye hızlı ulaşıyor. Fakat en büyük zaafları burada başlıyor ki, o da doğru bilgiye ulaşmada yaşanan sorun. Siyasi partilerce bu sorunun çözümü dezenformasyon ile mutlak mücadeleye girilmesi ve bunu da anlık yapması. 

Diğer nokta ise daha psikolojik. O da muhatap alınmaları ve dinlenilmeleri. Çünkü dinlenilmediklerini ve anlaşılmadıklarını düşündükleri için kuşak dışı kişilerin konuşmalarına, eylemlerine dikkat ve algılarını kapatabiliyor ve kuşak içi etkileşimi arttırıyorlar. İnsani özelliklerden olan diğer insanlarla olan iletişim ve ilişki kurma ihtiyacını kuşak içi ile giderdikleri için, kendi aralarında hem bilgi akışı hızlı oluyor hem de birbirlerinden etkilenmeleri artıyor. 

Daha fazla çözümlemelerim var. Bana kalırsa en önde olanlar bu bahsettiğim iki husus. YouTube videoları, sosyal medya paylaşımlar, sanal gerçeklik, mobil uygulamadan çok geçmiyor Z kuşak siyasal pazarlama iletişimi. 

Unutmayın, Z kuşak:  “Eğitimli yetişkin bir bireydir”, “Sosyal medya ve internet bağımlısı değildir.”