Dolar $
13,76
%0.08 0.01
Euro €
15,57
%0.18 0.03
Sterlin £
18,19
%-0.44 -0.08
Altın
788,05
%0.75 5.90
SON DAKİKA

Vurdumduymazlığı bir kenara bırakmalıyız

Mim. Nihat Şen 20 Kas 2021

Herhangi bir rahatsızlık duyduğumuzda, hastalandığımızda hemen hastalığın teşhis ve tedavisi için hastaneye doktora gideriz. Doktorun tavsiyelerini ve verdiği ilaçları dikkatlice kullanmaya başlarız.

Doktorun vereceği kararlara göre belki de ameliyat oluruz. Ameliyat durumunda doktor araştırmamızı yapıp, kendimizi işin ehline teslim ederiz. Ameliyatımız sonrasında doktorun tavsiyeleriyle sağlığımıza kavuşur ve daha sağlıklı bir şekilde hayatımıza devam ederiz.

Ama hayatımızı idame ettirilen evlerde ve işyerlerinde bu kadar hassas davranmıyoruz. Birçok insanın ve kalabalığın olduğunu hiç düşünmeden güveni hesaba katmadan her türlü tadilatı kendi kafamıza göre yapıyoruz.

Bu kadar hassas ve önemli olan bu çalışmalar neden önemsenmez, neden dikkate alınmaz? Çok ufak bir hatanın can güvenliği riskini de artıracağı niçin düşünülmez?

Bir binanın güvenliği, eğitim almış mimar ve mühendislerin ciddi çalışmaları, hesaplamaları neticesinde sağlanır ve yetkili kişiler gözetiminde uygulanır. Bilimi ve hesabı hiçe saymadan, hiç düşünmeden, yapılan tadilat çalışmaları binanın rijitliğini bozacağından ciddi tehlikeler yaratmaktadır. 

“Hiçbir şey olmaz” deyip bilinçsizce yapılacak duvar yıkımları taşıyıcı sisteme verilen zararlar nedeniyle bugüne kadar birçok vatandaşımızı kaybettik.

Herhangi bir deprem olmadan zaten yorgun ve güvenli olmayan binalar, olduğu yerlerde çökmekte, can ve mal kayıpları yaşanmaktadır.

Mevcut binalarda yapılacak tadilat çalışmaları çok basit olmamalı ve denetimsiz bırakılmamalıdır. Yasalar ve yönetmelikler uygulandığı ve denetlendiği takdirde bir anlam ifade eder.

Çok iyi hazırlanmış yasalarımız ve yönetmeliklerimiz bizlerin daha rahat güvenli yaşamlarını sağlamak için çıkarılmış ve belli kurallara bağlanmıştır. Oturulan evlerde, iş yerlerinde herhangi bir tadilat yapılacağında, mutlaka ilgili belediyesinden izin veya ruhsat alınması mecburiyeti vardır.

Yapılacak olan tadilatlar binada herhangi bir tehlikeli durum yaratıp yaratmayacağı binaya zarar verip vermeyeceği ilgili teknik kişiler tarafından incelendikten sonra izin belgesi düzenlenir. Yetkili birimlerden alınan izin ve tadilat ruhsatından sonra şantiye şefi gözetiminde tadilatlar gerçekleştirilmelidir.

Herkes kendi kafasına göre istediği gibi tadilat çalışmaları yapmamalıdır. Bizler de toplum olarak denetleyici ve kontrol edici olmalıyız. Can ve mal kaybı güvenliği riskleri tüm toplumu düşündürmeli ve toplum olarak sorumluluk sahibi olunmalıdır.

Unutmayalım ki 1,5 yıl önce İstanbul Maltepe'de 7 katlı bir bina, zemin katında taşıyıcı sisteme verilen zarar ve kolon kaldırılmasından dolayı kendiliğinden yıkıldı ve 20'ye yakın vatandaşımızı,  zemin katında taşıyıcı sisteme ve zarar verilmesinden dolayı İzmir Sisam depreminde yıkılan binada 140 vatandaşımızı kaybettik.

Binaların zemin katlarında kullanımı daha rahat sağlamak için bilinçsizce yapılan tadilatla binaların taşıyıcı sistemine verilen zararlar, olası bir sarsıntıda daha büyük bir tehlikenin ortaya çıkacağını İzmir Sisam depremi bize acı tecrübe oldu.

Daha geçen gün Malatya'da 2 katlı bina gene zemin katında izinsiz yapılan çalışmalar sonucunda yıkıldı. Artık ders çıkarmalıyız bu olayları yaşadıktan sonra.

Bu tip çalışmalar gördüğünde sorgulanmalı ve gerekli yerlere bildirimler yapılmalıdır. Belediyeler de denetleyici olmalıdır. Herkes kendi kafasına göre istediği yere çöp, moloz, hafriyat dökemiyorsa ve ancak alınan izinler sonrası belirlenmiş alanlara müsaade ediliyor ise yapılan tadilatlardan çıkan atıklar da denetlenmelidir.

Bu tip üzücü olayları yaşamamak için kamusal yayınlarla, spotlarla toplum bilinçlendirilmeli ve bilgilendirilmelidir. Toplum olarak hepimiz, can ve mal güvenliği için denetleyici ve sorgulayıcı olmalıyız.

Umarım böyle olaylarla bir daha karşılaşmayız. Ama hâlâ vurdumduymaz ve eskisi gibi devam edilirse, bananecilik ve üç maymun oynanır ise daha çok üzücü olayları yaşayabiliriz.