Dolar $
17.29
%0.38 0.06
Euro €
17.62
%0.42 0.07
Sterlin £
20.68
%0.65 0.13
Çeyrek Altın
1593.93
%0.9 14
SON DAKİKA

Şiddetin sonu ne zaman gelecek?

Son zamanlarda toplumumuzda şiddet olayları ve tehditler giderek artıyor. Verilen cezaların yetersizliği ve caydırıcılıktan uzak oluşu ise bu olayların daha çok artmasına sebebiyet veriyor.

Doktorların tehdit edilmesi ve şiddete maruz kalmaları ise her gün daha da olağan hale gelmeye başladı. Hayatımızın her döneminde ihtiyaç duyduğumuz bir mesleği icra etmelerine rağmen gitgide değersizleştirilmeye başladılar. Son olarak kovid ile mücadelede aşının önemini vurgulayan Doktor Esin Davutoğlu Şenol’un ofisinin önüne iki adet dana dili bırakılarak gözdağı verildi. Peki bu şiddet eğilimi nereye kadar devam edecek? 

Koronavirüs tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeniden artış göstermeye başladı. Vaka sayıları her gün biraz daha artıyor. Önümüzdeki günlerde doktorların yükünün yeniden artmaya başlayacağı da gözle görülür bir gerçek ancak bilimsel verilere dayanarak aşının gerekliliğini savunan bir doktor çirkin bir şekilde tehdit edilebiliyor. Bilimsel veriler incelendiğinde doktorun verdiği bilgilerin doğruluğu ortadayken ona inanmamayı seçen insanların bir doktoru tehdit etme şuursuzluğu nereden geliyor anlayabilmiş değilim.

Toplumumuzun önemli sorunlarından biri şu ki herkes kendi inandığının gerçekliğine inanırken bilimsel verileri veya gözle görülür kanıtları görmezden geliyor ve onun inancına ya da düşüncesine ters olanları düşman olarak ilan ediyor. Toplumsal sağlıkla alakalı bir konuda bile bu durum böyle… Okumak, araştırmak ve mantık çerçevesinde düşünmek önemli görülmüyor. Bu da toplumun her alanında çatışmalara ve şiddete yol açıyor. 

Cinayet haberleri veya şiddet haberleri okumaktan, bu konuları konuşmaktan eminim ki çoğu kişi sıkılmıştır ancak neden hala Ceza Kanununda gerçekten caydırıcı olacak düzenlemeler yapılmıyor? Özellikle mesleğini icra edip insanların hayatını korumaya çalışan doktorların böyle bir stres altında çalışmaları nasıl beklenebilir? Bu durumda doktorlar hata yaparsa dönüp hatayı kendimizde de aramamız gerekmez mi? Kaldı ki zorunlu bir aşı uygulaması yokken sadece tavsiyelerini ve bilgilerini paylaşmanın nesi suç? 

İnsanların birbirlerine karşı tahammülsüzlük seviyeleri gitgide artıyor ve bundan en çok sürekli farklı insanlarla muhatap olması gereken meslek grupları etkileniyor. 

Kadınları koruyamıyoruz, çocukları koruyamıyoruz, hayvanları koruyamıyoruz, doktorları koruyamıyoruz, avukatları koruyamıyoruz… Bu liste böyle uzar gider. Peki, nereye kadar?