Halkbank Y
160x600_sağ


Maslow yanılmış olabilir mi? Kapanma öncesi istek-ihtiyaç çatışması

Gelin bu yazıda; sokağa çıkma kısıtlamasın da ve kapanma öncesi oluşan kuyrukların nedeni tartışalım. İlk başta şunu söyleyeyim; hava almak, yürüyüş yapmak için dışarı çıkılmıyor. En azından benim bakış açıma göre. Buyurun, başlayalım.

Tam kapanma haberinden sonra yoğun bir tüketim süreci yaşadık. Yurdunun farklı noktalarından kuyruk fotoğrafları ajanslara, sosyal medyaya yansıdı. Yayınlanan genelgede tüketicinin günlük ihtiyaçlarını rahat bir şekilde karşılayabileceği yerlerin açık olacağı ifade edildi. Yani tüketicinin hareket alanı çokta dar değil. Süreç boyunca ihtiyaçlarını karşılayabilecek.

Ama bir yerde sorun var. 

Sorun tüketiciden kaynaklanıyor. Aslında bu sorunu uzun zamandır konuşuyoruz. Yani sadece pandemi dönemine has değil. Sadece pandemi ile birlikte daha fazla belirginleşti ve deneyimleme fırsatımız çok oldu. O da şu; istek ve ihtiyaç kavramının artık bir bütün olarak ele alınması.

Kavramsal açıdan istek ve ihtiyacın farklı anlamlara geldiğini biliyoruz. Ancak tüketiciler isteklerini ihtiyaç hatta zorunlu ya da hayati ihtiyaç olarak tanımlıyorlar. 

Kapanma döneminin başında girilen kuyrukların haber ve fotoğraflarının altında binlerce yorum var. Çoğu kızıyor. Ancak kuyruktakilere sorsanız; “Neden buradasınız?” diye, size uzun gerekçeler sayabilir, ikna bile olabilirsiniz. 

Şunu artık iyi bilmek gerekiyor. Zaruri ihtiyaçlarımız artık gıda, temizlik maddeleri vb. değil. Yeri geldiğinde sakız, yeri geldiğinde kürdan dahi zorunlu ihtiyaç olabilir. 

Çünkü ihtiyacın ya da isteğin tanımı veya boyutu, ölçütü, türü literatürden çok uzakta. Tüketici kendisi ortaya koyuyor bunu.

Yani Maslow yanıldı mı, diye sorabilirsiniz bana kalırsa. 

İhtiyaçlarda hiyerarşi kalmadı. Her şey iç içe. Hiyerarşi mutlaka olmalı mı olmamalı mı bilemiyorum, bir ara tartışırız. Ama görünen ortada. 

Biz insanlar hayatımızı devam ettirmemiz için temel maddelere ihtiyaç duyarız. Sizce ekmek mi cips mi? Un mu gazlı içecek mi? Şeker mi mayonez mi?

Özellikle markete gittiğinizde, reyonların arasına girin. Bu ürün olmadan hayatım ya da sağlığım tehlikeye girer mi, diye bir sorun. Hayır, diyeceksiniz. Emin olabilirsiniz. 

Markette sıra beklerseniz, önünüzdeki müşterinin alışveriş sepetine ya da arabasına bakın. Kaç tane zorunlu ihtiyaç satın alacak.  

Bakın bu verdiğim örnekler, benim bakışım ama inanın öyle değil. Marketlerde gördüğünüz bütün ürünler artık yardımcı ihtiyaç ya da istekle gelen ürünler değil. Hepsi ama hepsi zorunlu ihtiyaç. Çünkü tüketimi seven, yaşamını metalar ile şekillendiren ve materyalist yaklaşımla mutlu olan tüketici var karşımızda

Üretilen her ürün, sunulan her hizmet artık zorunlu ihtiyaç (!). Her ürüne zaruri tanımlaması yaptığımız için, sokağa çıkma kısıtlamalarında marketler dolu, kapanma öncesi kuyruklar var. Durum bu, yorum sizin.