Dolar $
8,62
%-0.34 -0.03
Euro €
10,12
%-0.33 -0.03
Sterlin £
11,83
%-0.34 -0.04
Altın
487,74
%-0.39 -1.90
SON DAKİKA

İçinizdeki çocuğa kulak verin

Seval Özcan 09 May 2021

Değerli sanatseverler; Bugünlerde işine tutkulu bir insan ile ne zaman karşılaştınız? Eğer karşılaştıysanız onun şanslı biri olduğunu söyleyebilirim. Çünkü tutkulu insanlar, sorunlar karşısında esnektirler ve sorunlara kolay çözüm bulurlar. Onları şanslı değerlendirmem bundan.

Çevremizde herhangi bir konuda tutkusu olmayan, neye tutku duyacağına henüz karar vermemiş ne kadar da çok insan var; fark ettiniz mi? Ya çocuklarımız? Çocuklarımızın tutkuları var mı? Henüz yoksa bizlere düşen bir görev var. Onlara tutku duyacakları konuları bulma konusunda yardımcı olmalıyız. Sizlerin de çok iyi bildiği gibi bu alanda ilham önemlidir. Çünkü dünyaya gelirken herkes müthiş bir potansiyel ile doğuyor. Çocuğunuzun hangi adımları atıp, hangi konularda ve alanlarda gelişme göstereceğini, bu konularda kimlere ilham vereceğini elbette bilemezsiniz; hangi kişilere ilham olacağını bilemezsiniz. Ancak kendinize ve çocuklarınıza bu konuda şans tanırsanız, amacınıza da hizmet etmiş olursunuz. İçimizde bir yanımızın çocuk kalabilmesi önemlidir. Pablo Picasso der ki: “Rafael gibi resim yapabilmek 4 yılımı aldı. Bir çocuk gibi resim yapabilmek ise tüm ömrümü.” 

Tutkunuz olacak konuyu bulmak ve onu tutkuyla benimsemek için, içimizde bulunan çocuğa mutlaka kulak vermemiz gerekiyor. Yaptığınız işler sırasında tatlı bir heyecan hissetmek dünyanın en vazgeçilmez duygusu değil midir? Örneğin ben; bir tablonun başına her geçişimde veya sanat ile ilgili derslerimi fakültedeki öğrencilerime her aktarışımda içimde tarifsiz duygu beni çok iyi ve genç hissettirir.

Aslında kendimize sormamız gereken temel soru şu olmalı: Tutkulu olduğum konuya yeteri kadar zaman ayırmaya ne kadar istekliyim? Hayatta geç kalma diye bir şey yoktur. “Bu saatten sonra çok geç!” diyerek kendilerine engeller koyan ne çok insan var çevremizde! Oysa herkese doğuştan verilmiş hediye yetenekler var. Şanslıyım ki ben bu hediyelere şükredip, hep çok sıkı sarıldım. Bu hediyelere hep sahip çıktım. Eğer onları sahiplenirsek şans her zaman hep bizimle olacaktır.  Benim de tutkum ve şansım resim yapmayı hep çok sevmem oldu. Hiç vazgeçmeden devam etmek nasıl bir dinginlik veriyor, anlatamam. 

İnsan sevdiği işi yapınca, zamanın içinde kaybolma şansına sahip oluyor. Sevdiği işi yapmayan ve sürekli söylenen insanlar ise gerçekten tekrar tekrar düşünmeli bence.  

Dedikten sonra… Sizlere bu yazımda sanat tarihçisi ve sosyolog Sarah Thornton tarafından yazılmış “Sanat Dünyasında Yedi Gün” adlı kitabını öneriyorum. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkmış bu kitabı keyifle okuyabilirsiniz. Sanat Dünyasında Yedi Gün, çağdaş sanat dünyasının işleyişi üzerine, katılımcı gözlem ve söyleşilere dayanan kapsamlı bir araştırma okuyucularına sunuyor. Altı farklı şehirde geçirilmiş yedi günü anlatan kitap, yedi bölümden oluşmaktadır. “Müzayede”, “Eleştiri Dersi”, “Fuar”, “Ödül”, “Dergi”, “Atölye Ziyareti” ve “Bienal”. Bu kitabı okurken zaman kapsülünün içinde kendinizi hissedebilirsiniz. Christie’s müzeyede evinin, New York’ta gerçekleştirdiği bir akşam müzayedesinin anlatımıyla başlıyor.  İsviçre’de, Basel Sanat Fuarı’nın açılış gününde geçiyor. İngiltere’de verilen Turner ödülünü ve bu ödülü alma ihtimali olan sanatçılar arasındaki rekabeti inceliyor. Son bölüm “sanattan gözünü ayırmayan küratörlere saygı niteliği taşıyor” ve Venedik Bienali’nden kesitler sunuyor. Kitabı okurken kendinizi renkli karakterlerle dolu bir dünya gezisinde gibi hissedeceksiniz. 

Kitaptan birkaç alıntı: 

“Sanatçı atölyesi dendiğinde insanların aklına Jackson Pollock’ın tuval etrafında dans edişi geliyor.”

“Yaşayan bir sanatçının ilk büyük retrospektifi bir hesaplaşma zamanıdır; sadece eleştirmenler, küratörler ve koleksiyonerler için değil, sanatçı ve onun sanat simsarları için de.”

“Müzayedeciler plastik cerrah gibiler. Güvendiğiniz birine gitmek istersiniz.”

Pandemi günlerinde rahatça seyahat edemediğimiz şu günlerde size eskiden olduğu gibi Dünyanın farklı yerlerinde sanat organizasyonlarına tekrar gittiğiniz hissini veriyor. Benim gibi özellikle kültür sanat seyahatleri yapmayı sevenler ve sanata değer verenlerin ilgiyle okuyacakları bir kitaptır. Yazarın web sitesinde ayrıca birçok makalesi bulunuyor. İnternet üzerinden yazarın konuşmalarını ve çağdaş sanat üzerine yazılarını inceleyebilirsiniz. 

A’dan Z’ye sorguladıklarım: 

Kendisiyle barışık olmayan kişiyi, ne yaparsanız yapın memnun edemezsiniz. Sizce?

Bu aralar en çok zaman harcadığınız konuların neler olduğunu düşünüyorsunuz?

Aklıma “Boş vermişim Dünyaya” adlı parçanın sözleri geldi. “Vallahi aldırmıyorum, el âlem ne söylermiş.” Sizin düşünceleriniz?

Bir sonraki yazımda görüşünceye kadar sağlıkla ve sanatla kalın. Sanat daima birleştirir ve iyileştirir. 

Kendinizi ve sevdiklerinizi ertelemediğiniz, sanatçı duyarlılığıyla hayata sarıldığınız şahane güzellikler ile dolu bir hafta olsun.