Dolar $
15,99
%0.00 0.00
Euro €
16,80
%0.00 0.00
Sterlin £
19,85
%0.00 0.00
Altın
938,81
%0.00 0.00
SON DAKİKA

Fed haftasından geriye kalanlar

Ahmet Sedat Epli 20 Haz 2022

Mayıs ayındaki FOMC toplantısında 50 baz puanlık faiz artışının ardından, Haziran ve Temmuz ayında 50'şer baz puanlık faiz artırımının masada olduğunu söyleyen Fed Başkanı Powell, 75 baz puanlık artışın masada olmadığını söylemişti.

Ancak Mayıs ayına ilişkin beklentinin üstünde gelen %8,6’lık rekor tüketici enflasyon verisi yakın geleceğe yönelik projeksiyonları değiştirdi. 10 Haziran Cuma günü ABD endekslerinde sert satışlar yaşanırken piyasalar fiyatlamasını 75 baz puana göre şekillendirdi. Bu noktada Çarşamba günü gerçekleşen toplantıda piyasanın beklediği gibi faiz oranı %1,50-%1,75 aralığına çıkarıldı. 

Toplantıda bu artışa sadece Kansas City Fed Başkanı Esther George karşı çıkarken, George’nin 11 yıldır sürdürmekte olduğu görevini ocak ayında bırakacağını hatırlatalım.

Bu noktada bir taraf Fed’in sözlerinde tutarsızlık olduğunu ve son açıkladığı karar ile beraber güvenirliğini yitirdiğini söylüyor. Açıkçası ben Fed’in gelen ekonomik göstergelere göre hızlı karar alma yetisi olduğunu ve özellikle seçimler yaklaşırken Biden ile yaptığı görüşmenin de etkili olduğunu düşünüyorum. Kasım ayında seçim var ve Biden ne olursa olsun enflasyonla mücadele edin söyleminde bulunduğunun muhtemel olduğunu düşünüyorum. Başkan seçim öncesi tercihini Wall Street’ten değil orta sınıf Amerikalılardan yaptığını açıkça dile getirdi. Fed bağımsız bir kurum olmasına karşın bu gelişmelerinde karar da etkili olduğunu söylemek mümkün.

Öte yandan, Amerika Merkez Bankası iki toplantıda bir güncellediği ileriye yönelik ekonomik projeksiyonlarında faiz oranının medyan olarak %3,4 olmasını beklediğini duyurdu. %1,75 noktasına gelen faiz için önünde %1,75’lik yol daha olduğunu görüyoruz. Toplantı sonrası, Powell Temmuz toplantısında 50 yada 75 baz puanlık artışın olabileceğini söyledi.  Fikrimce, Temmuzda da 75 baz puanlık artış ile devam edilip sonrasında enflasyon başta olmak üzere ekonomik aktivitenin yavaşladığına dair gelecek verilere göre hareket edecektir.

Ekonomide ve enflasyonda beklenen yavaşlama gerçekleşmezse Fed’in yılın son çeyreğinde daha agrasif hareket ederek faiz oranı projeksiyonunu daha yukarı yönlü revize edebileceği muhtemel olacaktır.

Powell’ın toplantı sonrası yaptığı basın açıklamasında piyasaları destekleyici söylemleri sonrasında riskli yatırım araçlarında hafif bir alıcılı seyir görüldü. Ancak ertesi gün İngiltere Merkez  Bankası’nın beklendiği gibi faiz artırımına 25 baz puan ile devam etmesi, İsviçre Merkez Bankası’nın 2007’den bu yana ilk defa faiz artırımına gitmesi ve pek çok merkez bankasının faiz artırımına gitmesi küresel anlamda resesyon riskinin arttığını gösterdi. Bu durumda riskli varlıklardan kaçışı tekrardan hızlandırdı. 

Cuma günü ABD’de Mayıs ayı Sanayi Üretimi’nin aylık %0,4’lük beklentinin altında kalarak %0,2 olarak gelmesi  ve Kapasite Kullanım Oranı’nın %79 ile %79,2’lik beklentinin altında gerçekleşmesi  Powell’ın ekonomik aktivitelerde yavaşlama görmeyi umuyoruz söylemini doğrular nitelikteydi.

Geçtiğimiz Fed haftasında genel olarak böyle bir özet vardı.

Bu hafta ise yurtiçinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası para politikası toplantısını gerçekleştirecek. Cuma günü piyasa katılımcıları anketinde de gördüğümüz gibi beklenti faiz oranının yıl sonuna kara %14’te sabit kalacağı yönünde, lakin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “faizi daha da aşağıya indireceğiz” söyleminin faiz kararına sürpriz bir etkisi olacak mı?

Bunu hep beraber Perşembe günkü kararda göreceğiz.

Hafta içi takip etmek isterseniz her sabah Ekotrük TV’de Sabah Ekranı ve Piyasa Analiz programında en güncel verileri sizlere aktarmayı sürdürüyor olacağım.

Şimdilik benden bu kadar,  bol kazançlı bir hafta dilerim!