Dolar $
9,24
%-0.97 -0.09
Euro €
10,76
%-0.82 -0.09
Sterlin £
12,76
%-0.73 -0.09
Altın
529,26
%-0.35 -1.84
SON DAKİKA

Fakatsız, amasız, lâkinsiz istihdama odaklanalım!

Sedat YILMAZ 20 Mar 2019

Üretimin giderek düştüğü, işsizliğin ve enflasyonun yükseldiği bu dönemde giderek millî bir mesele hâline gelen "istihdam" vatan sevdalılarını bekliyor.

Siyasî irade ve iş dünyası tüm imkânlarını seferber ederek yerli üretim yaklaşımıyla resmî rakamlarla 4 milyonu geçen işsizliği bir an önce önlemeli… Özellikle gençlere iş kapılarını ardına kadar açmalı.

Türkiye’nin bugün ekonomide en önemli meselesi; üretmek ve buna bağlı istihdam sorunu. Küresel ekonominin daraldığı ve söz konusu daralmalardan Türkiye’nin de olumsuz etkilendiği bu dönemde her şeyi bir kenara koyup yapılacak birinci iş; yapısal reformları unutmadan Türkiye’yi ve bölgesini doyurabilecek kapasiteye sahip olan tarımda, sanayi 4.0’a koşan sanayide ve madencilikte, bacasız fabrika dediğimiz hizmet sektörünün baş aktörü turizmde,  enerji açığımızı minimize edecek tüm alanlarda, lojistik olarak deniz, hava, kara ulaşımında, iletişim ve bilişimde yerli kaynaklarımızı sonuna kadar yeniden harekete geçirmek...

***

Böyle hassas bir dönemde yerli kaynaklara dönüşte sermayeyi, reel sektör ile buluşturmak da ikinci büyük iş. Kalkınma, katılım, geleneksel bankacılık sektörü ve melek yatırımcıların üreten girişimci kesimle “fakatsız, amasız, lâkinsiz” bugün tüm imkânlarıyla bir araya getirilmesi ülkenin en büyük millî menfaati. Ekonomiyi düzlüğe çıkarmada siyasî erkin elbette ciddi etkisi var. Ancak istihdamın artırılmasına asıl müspet etki; iş dünyasının ve iş insanlarının fedakârlığı, dinamizmi ve girişimcilik ruhu olacak.

Mâlumunuz Çalışma Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, İş-Kur, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve tüm iş dünyası 2017 ve 2018 yıllarında başlattıkları istihdam seferberliğinde kısa sürede ciddi bir ilâve istihdam gerçekleştirmişti.

***

Yeni başlatılan 2,5 milyonluk istihdam seferberliği aslında işsizlik hikâyesini bitirmenin son güçlü adımı. İşin âcil tarafı var... İstihdam üreten velut bir ekonomiyi tesis ederken sürdürülebilirliği de fazla tartışmadan kolları hemen sıvama zamanı. İşsizliğin kaynağını oluşturan genç işsizlere gereken iş imkânı oluşturulmalı ki, istihdam sorunu hafifletilebilsin… İşsizlik Fonu’nun seferberlikte reel ve şeffaf şekilde kullanılması da göz ardı edilmemeli, diyorum.

Resmî işsizliğin 2018’de yüzde 13,5’lara dayandığı ve 2019 yılı ilk çeyreğinde de işsizlik rakamlarının yüzde 15’lere ulaşacağı tahmin edilen bir dönemde kamu/özel sektör eliyle başlatılan istihdam seferberliğine; Türkiye’nin yeniden millî ekonomiye dönüşünün bir sinyali olarak bakmak lâzım.

***

Tüm Türkiye’de 2,5 milyon işsizi bir yılda eritmek kolay bir iş değil elbette. Hesaplamalara göre, yıllık yüzde 5 büyüme ülkemizde 900 bin kişiyi iş sahibi yapıyor. 2,5 milyon işsizi istihdam edebilmek için Türkiye’nin bu yıl ve önümüzdeki birkaç yıl olması mümkün olmayan en az yüzde 15 gibi bir büyüme gerçekleştirmesi gerekiyor.

İşte iş dünyasının fedakârlığı ve vatan sevgisi burada devreye girmeli. Atölyesinden büyük işletmelerine kadar en az 1’er kişilik istihdamla bu yıl istenen 2,5 milyon istihdam gerçekleştirilmeli ve başlatılan mevcut kampanya çalışma hayatı tarihine altın harflerle yazılmalı.

Bakınız, MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan ne kadar güzel söylüyor:

“Emek piyasasına odaklanılmalı ve emek piyasası daha esnek ve istihdamı teşvik eder bir hale getirilmeli. Türkiye’de işsizlikle mücadele kapsamında ilk belirtilmesi gereken, bir ‘toplumsal işbirliği modeli’ çerçevesinde işsizlikle mücadele edilmesi gerektiğidir…”

Toplumsal mutabakatı dört gözle bekliyoruz!..