Dolar $
8,62
%-0.34 -0.03
Euro €
10,12
%-0.33 -0.03
Sterlin £
11,83
%-0.34 -0.04
Altın
487,74
%-0.39 -1.90
SON DAKİKA

Büyüme

Yusuf Dinç 03 Eyl 2021

Son çeyrek büyüme rakamı %21,7 gelince bir tartışma aldı yürüdü. İktisatçılar rakamı çürütmek için sosyal medyada yarışa girdi. Böylece iki gruba ayrıldılar.

Birinci grup enflasyonla ilişki üzerinden rakamı çürütmeyi strateji olarak benimsemiş durumda. Enflasyonla ilişki üzerinden büyüme rakamını çürütmeye çalışanlar ilk evvela bu büyüme rakamının az bile olduğunu söylemek durumunda olup da bunu örttüklerinden derin bir ironi içindeler. Büyümenin kırılımları incelendiğinde enflasyonun denkleme etkisi rakamı küçük dahi bırakıyor. Çünkü büyüme denen olgu çoğu zaman enflasyonun kendisidir. Hem iktisatçıların savunduğu ya da arkasında durduğu teorinin gereği de budur. Sempatik de değildir.

İkinci grupsa maalesef trajikomik durumdalar. Kapitalist teorinin yılmaz savunuculuğunu yaptıkları halde “büyüyenin kim olduğu” argümanıyla rakamı çürütmeye çalışıyorlar. Kapitalist teorinin bu savunucuları bu halleriyle ya neyi savunduklarını bilmiyorlar ya kimi savunduklarını bilmiyorlar ya da kurnaz bir kandırmacaya gidiyorlar imajı veriyorlar.

Birinci veya ikinci durum içindelerse yani neyi veya kimi savunduklarını bilmeden kapitalist iktisadı öğretiyorlarsa vah, üçüncü durumdalarsa hem savunuyorlar hem gerçekten iyi kapitalistler demektir ki iyi.

Vakıa kapitalizmde ya da liberal ekonomilerde büyüyen sadece “kapitalistlerdir.”

“Ekonomi büyümüş biz büyümedik” diyenler diğerlerine göre asıl fotoğrafı görmeye çok yakındırlar. Kapitalizmin büyümeyi kalkınmadan ayıran bir yaklaşımı kabul ettirdiği de unutulmamalıdır. (Kalkınma devletin sırtına bırakılır ve enflasyonist karakterli kapitalizmde kısmen fiyat artışlarıyla artan dolaylı vergi tahsilatlarıyla finanse edilir. Geri kalanı da borçlanmalarla finanse edilir ki bu da hanehalkının borcu kabul edilir.) Küçülme de gerçekten hanehalkını ilgilendirmez. Ekonomi küçüldü diye kapitalistler hanehalkının sırtına işsizlik sopasıyla vuruyorsa sadece acısını onlardan çıkarıyorlar demektir. (Bana göre yeni istihdam yaratmak fonksiyonunda girişimcilik kültürü, inovasyon gibi diğer faktörlerin etkisi daha güçlüdür.) Hem neredeyse çalışan kadar emeklinin de olduğu bir ekonomi için büyüme ya da küçülme emekliyi ne denli ilgilendirir, desem sanırım açıklayıcı olur. “Yok, küçülme ekonomide başka dinamiklere zarar veriyor kur şöyle oluyor, diğeri böyle oluyor” vesair denecekse sadece kapitalizmin yükünün ille de hanehalkının sırtına vurulmuş olmasının savunulduğu anlaşılır.

Ekonominin en bunalımlı dönemlerinde toplumun olanı topluma geri veren finans kurumlarının karlarının ençoklandığı da gözleri açmaya yetmiyorsa tüm bu ilişkileri anlamak zordur.

Büyüme rakamını savunmuyorum. Çünkü zaten ekonominin büyümesi ya da küçülmesi hiçbir zaman hanehalkının durumunu ifade eden bir olgu olmadı. İktisat büyümeyi ya da küçülmeyi kapitalistin durumunu analiz için kullanır. Gerisi bir illüzyonla büyümeye motive edilir. Ve bu son tartışmalardan anlaşılan o ki motive edenler de iktisatçıların ta kendileridir.

Büyünmesin de demiyorum. Kapitalizmin büyümeyi esirgeyen bir dinamiği olduğundan bahsediyorum. İnsanlık bu teorinin peşinde gitmek zorunda değil.